Yasaklara küçük gerilla hareketleri gerek!
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Kültür Sanat
Filmler
Sinema
Oscar
Müzik
Edebiyat
Sahne Sanatları
Sergi
Mimari
Arkeoloji
İstanbul Bienali
Orhan Pamuk - Nobel
Altın Portakal
Cannes
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Kültür Sanat » Müzik

Yasaklara küçük gerilla hareketleri gerek!

Müebbet Muhabbet’le tanıdığımız Cenk Bey, Erdemsiz kurduğu Malt’la rockın dibine vursun, bizim ondan yana bir şansımız olmadı. Bugüne dek her röportajda çenesi düşen Cenk Durmazel, konu sosyal sorunlara gelince konuşmak istemedi. Yasaklar hariç...


 DİĞER HABERLER

  KÜLTÜR / SANAT - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC
Güncelleme: 15:45 TSİ 17 Temmuz 2008 Perşembe

İSTANBUL - Bir bahar akşamı Cenk Durmazel’le buluşup da konuşacak konu bulamamak herhalde insanın başına milyonda bir kez gelir. Bugüne dek birçok kez müzik sohbetleri yaptığımız, geyik üzeri sohbetlere imzamızı attığımız Cenk Bey’e Karın Ağrısı’ndan bahsettiğimizde de “tabi tabi” dedi önce. Ancak karşısına gittiğimde uzun süre konuyu benim seçmemi istedi. “Lambda’yı kapatmak istiyorlar. Cinsel özgürlükten mi bahsetsek?” dedim. “Bunu seçme” dedi. Peki deyip Youtube’a geçtim. Malum Cenk Durmazel’in Malt ve Müebbet Muhabbet videoları milyonlarca kez izlendi. “Bunu konuşsak neye yarar? Aslında 10 dakikada bile çözüm bulabileceğimiz şeyleri saatlerce konuşmaya gerek yok” dedi. Belki haklıydı. Ama ben de ağzından birkaç şey almaya kararlıydım. Sigara tiryakisi olduğunu bildiğimden konuyu sigara yasağına getirdim. “Amaaan” dedi. Ne desem, bir başıboşluk, bir vurdumduymazlık. Oysa birşey vardı. Derinlerde bir yerde... Ne mi? Arayıp bulmak size kalıyor...
Haberin devamı

Senin yasaklarla ilgili bir derdin yok mu?
Yoo. Youtube yasaklandığında Vtunnel’dan giriyorum. Sigarayı merak ediyorsan, dün mesela Eskişehir’den dönerken trende içilmiyor diye telaş yaptı millet. Biz çıktık iki vagonun arasında içtik. Yasak var ama uygulanmıyor ki.

Bu yasaklar sinirini bozmuyor mu?

Bozuyor. Ama bir şey yapabiliyor musun? Hayır. Bazı kafalarla ilgili bir şey yapabiliyor musun? Hayır. Sonuçta seçimden çıkan bir sonuç var.

Malt’la konserler veriyorsun. Erdem’le yıllardır program yapıyorsun ve sürekli gençlerle iletişim içindesin. Ne düşünüyorsun yeni nesil hakkında?
Bence bizim dönemle aralarında bir fark yok. Sadece teknolojiyle birlikte değişen bir durum var. Gene bir okazyon olduğunda giden gidiyor. Ama şöyle de bir durum var. İTÜ’de geçen sene sponsorlu bir festival vardı. Çocuklar bütün festivallerin afişlerini yırtmışlar. Halbuki sponsorsuz iş olmaz ki. Kimse sponsora hayran olduğu için bir konsere gitmiyor. Ama onlar başka bir kafada. Afişleri yırtmak hangi siyasi mantığa uyuyor onu da bilemiyorum gerçi. İşte o noktada işin aslında siyasi olmadığını ve içinde başka durumlar olduğunu düşünüyorsun.

Sizin dönemde nasıldı?
Bizim dönemde hem sponsorlu hem de alternatif festivaller vardı. Ama kimse kimsenin afişini yırtmıyordu.

Sen üniversite dönemindeyken siyasi kutuplaşmalar da mutlaka olmuştur. Senin politik bir durumun var mıydı?
Yok. Ben o zaman da müzik ve mizah yapmak istiyordum. Tabiî ki politik bir durumum vardı ama bunu hiçbir zaman açık etmek istemedim. Politik anlamda bir şeyleri çok değiştirmek istersen gidip politika yaparsın. Ama bir şarkıda politik sözler yazmak bana anlamlı gelmiyor. Sosyal sorunlar elbette var ama sloganvari şeyler, zeka eksikliği olan şeylerden hoşlanmıyorum. Tabiî ki bazı durumlarda tavır almak gerekir ama en azından karşındaki kadar organize ve akıllıca davranman gerekir. Ben de o durumda değilim. Direkt o işe soyunman lazım gerçekten istiyorsan.

HERKESİN HER ŞEY HAKKINDA FİKRİ OLMASIN
Siyaset de din gibi konuşulması “tu kaka” konulardan biri mi sence?
Bence öyle. Türkiye için şu doğrudur, şu yanlıştır diyecek olan ben değilim. Benim işim insanları güldürmek. Yoksa herkes politika konuşuyor. Sorun da burada. Herkesin her şey hakkında fikri olmasın. Önce herkes kendi işini doğru dürüst yapacak sonra konuşmaya başlayacak.

Sen memnun musun genel itibariyle yaşadığımız yerden;?
Hayır. Ama İngiltere’de yaşayan herhangi birine de sorsan bunu, bence o da memnun değildir. Çoklu ortamlarda kimse yüzde yüz bir mutluluktan bahsetmez. Bana gelince... Ekmeğimi bu ülkeden kazanıyorum ve bu açıdan baktığında ülkemi seviyorum. Ama bir yandan da sokağa attığımız da çok para var. Vergiler filan. Bağ-kur muhabbetine de girmek istemiyorum burada. Tabiî ki tepem atıyor ama “al kardeşim” deyip parasını veriyor ve daha fazla çalışıyorum. Kendi adıma bulduğum çözüm bu.

Bu haksızlık değil mi? Senden çıkıyor bunun acısı.
Evet, haksızlık. Sokağa attığın şey bana yaramıyor ama birilerine yarıyor. Ama ne yapabilirsin ki? Ödemezsen de faiz biner, yurtdışına çıkamazsın filan.

Her şeye bir çözüm bulmuşsun kafanda. Peki bugüne dek yaşadığın en büyük sorun ne oldu ülkende?
Bi kere Hötk’ü hazırlarken bir haber vardı. Karadenizli bir dostumuz küresel ısınmaya kafayı takmış ve derelerin boşa aktığını düşündüğü için o suları şişelere doldurup İstanbul’a getiriyordu. Bizim de bunu yayınlarken birşey söylememize gerek yoktu zaten. Biz bunu yorumsuz ekrana getirdik, bayağı güldük. Sonra ne oldu biliyor musun? Adam aradı. Neye bozulduğuna inanamazsın. Efendim, görüntülerde şişenin ismi görünüyormuş, markayı kapatmamışız filan...

Sizin yaptığınız şeyin amacı neydi?
Fosforlu kalemle altını çizmek bazı şeylerin. Ama bu da bir şey değiştirir mi? Hayır.

OHA MATERYALİZM
Bunun adı apolitize olmak mı?
Apolitiklik denmez buna ama materyalist olmak denebilir. Hatta bir ötesi “very materyalist” ya da “oha materyalist”.

Sen de öyle misin?
Yok. Öyle olsaydım Erdem’le gelen bir sürü teklifi kabul ederdik. Ya da hard rock yapmazdım. Ama bir yandan da yaptığım şeyden para kazanmak istiyorum haliyle. Çünkü para kazanamazsam istediğim şeyi yapamam.

İyi para kazanıyor musun?
Erdem’le 1992’de başladık bu işe ama 2002’ye kadar bir şey kazanmadık. Ancak o tarihten sonra üç beş kazanmaya başladık. Ve o paradan bir kısım ayırabilmeye başladığım anda Malt’a yatırmaya başladım. Şu an çok da kötü kazandığım söylenemez. Ama bize uymayan tekliflere de evet diyecek durumda değiliz. Hele bu yaştan sonra.

Şu sıra yarışma programları pek revaçta. Herkes onları izliyor. Size de bunları sunma teklifi geliyor mu?
Gelmez mi? Ama Var Mısın, Yok Musun tadında değil. Zaten o bir yarışma da değil. Kutu açılıyor. Biri diğerine diyor ki “çok iyi yarışıyorsun Hüsamettin abi”. O parayı kazanmak için bilgiye ihtiyacı yok, emek harcamasına gerek yok. Herkesin buna kafayı takması anormal aslında.

Ne gibi?
Para kazanmak dışında başka bir ereği yok mudur insanın ya? Senaristler de öyle... Dandik diziler yazıyorlar. Parayı kazanıyorlar. Madem bir kere kazandın. Yapsana başka bir şey. Yok. Başarılı olmak, hayvan gibi reyting sağlamak çok tehlikeli o yüzden. Ama zaten daha da cılkı çıkacak programların.

Daha ne kadar kötü olabilir ki?
Valla onu yapımcılara sormak lazım. Kesin yolunu bulmuşlardır zaten. Aslında o işi yapmak zorunda olmak da iğrenç bir şey. Seviyeyi sen düşürüyorsun. En son gördüğüm bir gazete haberinde ana sayfada Kaan’ın fotoğrafı vardı. Haber de şu. “Duman’dan Kaan konserde her şarkı arasında bir sigara yaktı. Halbuki sigara yasağı başlamıştı”. Bunun neresi haber, söyler misin? Ama bu iş böyle işte.

Haberin içeriğine gelinceye kadar de’leri, da’ları ayırmayı bilmek gerekmiyor mu?
Ooo. Onu hiç bilmiyorlar. Bilinçli yapılmıyor yani. Bağlaç filan öğrenmemişler hiç. Ama kızmamak lazım. Üniversiteliler de bilmiyor. Mesela biz Erdem’le Devamı Sende diye bir websitesinin moderasyonunu yapıyoruz. Bir hikayenin başını veriyoruz, okuyucu devamını getiriyor. Öyle metinler geliyor ki donup kalıyoruz. “Hdi bklm…” yazıyor. Sessiz harf hiç görmemişler sanki. De’ler, da’lar hak getire...

KORSANA ÇÖZÜM
Sen de televizyon camiasındasın. Bunları bilmeyen ya da dikkat etmeyenlerle aynı ortamda olmaktan rahatsızlık duymuyor musun?
Kurumun bana tanıdığı özgürlüklere bağlı. Sonuçta kanal açamazsın ki. Ama biz de çok daralırsak Erdem’le gidip internetten bir kanal açarız olur biter. Zaten her şeyi el kamerasıyla çekiyorlar.

Hadi diyelim, televizyon programını internete taşıdın. Albümü de internetten yayınlayacaksın?
Albümü zaten internetten indiriyor millet. Engelleyemiyorsun ki.

Caydırıcı bir şey bulunamaz mı?
Ben Elifnağme’deyken “korsan kaset teypleri bozar” diye haber yapmıştım. Bayağı insan korkmuştu bundan. Çok mail gelmişti. Şimdi de “internetten müzik indirmeyin, içinde virüs programı varmış” desen belki engel olabilirsin aslında. Ama böyle de yapmak istemiyorum. Aslında düşündüm de “müzik indirenlerin ismi çocuk pornosuna destek verenlerin listesine yazılıyormuş” demek lazım. Bu konuda birlik olunabilir. Bakalım kaç şaşkoloz var?

İşe yarayacağına inanıyor musun?
Hayır. Bu böyle gider...

Ekranda gördüğümüzün aksine vur kafasına, al lokmasını cinsinden bir imaj çizdin ama şimdi...
Hırçınlıkla bir yere varılacağını sanmıyorum. Bir takım yasakları koyanlarla aynı kafada değilken ve onlar çok uzun yıllardır bunun üzerinde çalışırken bizim tayfanın höt diye karşı durabileceğini sanmıyorum. O yüzden küçük küçük gerilla hareketlerinin daha uygun olduğunu düşünüyorum.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Ebru İrem Çetin  - İstanbul
23 Haziran 2008, Pazartesi 15:50  
Bu adamı biraz daha kurcalasak ne cin fikirler çıkacak demek kafasından :)

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları