Metal kutulu içeceklerin kapağındaki tehlike
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Sağlık
Bayındır Hastaneleri Köşesi
Beslenme
Kalp-Damar Hast.
Genetik
Cinsellik
Stres
Kanser
AIDS
Sigara
Erkek Sağlığı
Kadın Sağlığı
Çocuk-Bebek Sağ.
Diğer Hastalıklar
Kuş Gribi haberleri
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Sağlık » Beslenme

Metal kutulu içeceklerin kapağındaki tehlike

Genellikle ağızla direk temas eden metal kutulu içeceğin ambalajının mikroorganizma barındırabileceğini, ancak kapağa basit bir koruyucu tabaka eklenerek bu tehlikenin önüne geçilebileceği belirtildi...


 DİĞER HABERLER

  SAĞLIK - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

AA
Güncelleme: 18:31 TSİ 30 Mayıs 2008 Cuma

KONYA - Selçuk Üniversitesi (SÜ) Meram Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Bölümünce, ağızla doğrudan temas eden metal kutulu içecek ambalajlarının yol açabileceği enfeksiyon riski araştırması yapıldı.
Haberin devamı

SÜ Meram Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Bülent Baysal, dünya üzerindeki ambalajlı içeceklerin yüzde 50’sinden fazlasının kutu içeceklerden oluştuğunu belirtti.

Prof. Dr. Baysal, bu ambalaj türünün yapısı itibariyle mikroorganizma barındırabilme potansiyeline sahip olduğunu, bu kutularda kullanılan kapak açma mekanizması ile kutudaki içeceğe partikül geçme olasılığı bulunduğunu, direk ağza temasının ise enfeksiyon kapma riskini mümkün kılabileceğini bildirdi.

Buradan hareketle kutu ambalaj içeceklerin taşıyabileceği enfeksiyon riskini tanımlayabilmek ve içecek sarfiyatının arttığı yaz ayları öncesi bu konuyu gündeme getirmek için bir araştırma yaptıklarını belirten Prof. Dr. Baysal, şöyle dedi:
“Bu çalışmayı benimle birlikte, asistan arkadaşlarım Uzman Dr. Metin Doğu ve Araştırma Görevlisi Bahadır Feyzioğlu gerçekleştirdi. Toptancı, market, bakkal, büfe ve depolardan, firma ismi ya da marka dikkate almadan 100 metal kutu ambalajlı içecek ürün toplayıp, üzerlerinde çalıştık.”

Prof. Dr. Baysal, araştırma sonucunda, kutu içeceklerin kapakları üzerinde genelde direkt hastalık oluşturmayan, ancak fırsatçı enfeksiyon yapabilen mikroorganizmalardan oluşan bir tablo ile karşılaştıklarını açıkladı.

RİSK SANILANDAN DAHA BÜYÜK
Bulunan masum mikroorganizmaların, bu tür ambalaj yapısının mikro organizma barındırabilme potansiyelinin varlığı konusunda ciddi bir ipucu verdiğini ifade eden Baysal, şunları kaydetti:
“Ancak rutin dışı tetkiklerle belirlenebilen mikroorganizmaların ve özellikle virüslerin varlığının da bu sonuçlara eklenebileceği düşünüldüğünde, riskin sanılandan daha büyük olduğu açıktır. Üretimden raf satış aşamalarına kadar metal kutu ambalaj, özellikle dudakla temas edilen kapak civarına kolonize olan mikroorganizmalarla temas edebilmektedir. Dudağın metal içecek kutuları ile teması, gündelik hayatta hastalık oluşturmayan, fakat fırsatçı enfeksiyon yapabilen mikroorganizmaların vücuda alınmasını sağlayabilir. Bu bulaşma kaynağı genelde depolardaki bozuk hijyen şartları olabiliyor. Kullanım öncesi son aşamada, ellerle olan temas sırasında mikroorganizmaların kapak bölgesine bulaşması da önemlidir.”

Prof. Dr. Baysal, bulaşmaya yol açabilecek mikroorganizmaların, bakteriler, virüsler, mantarlar olabileceğini, uygun olmayan stok ve raf şartları, yetersiz el temizliği gibi pek çok faktörün mikroorganizmaların kutu ambalajlar üzerindeki varlığını artırabildiğine dikkati çekti.

“SARILIK VE TÜBERKÜLOZA BİLE YOL AÇABİLİR”
Yaz aylarında kutuların dış ortamda daha fazla kalması gibi durumların da enfeksiyon riskini önemli oranda artırdığını bildiren Prof. Dr. Bülent Baysal, şunları söyledi:
“Ağız temasının sağlandığı kapak bölgesinde bulunan ya da kapak açımı sırasında kutu içine geçebilecek mikroorganizmalar, sindirim, solunum ya da ağız bölgesinde bulunabilecek bir çatlaktan direkt olarak vücuda girme olasılığına sahiptir. Bu şekilde, solunum ve idrar yolu enfeksiyonları, hatta sarılık ve tüberküloz gibi hastalıklara bile yol açabilme potansiyeli vardır.”

RİSKİ AZALTMAK İÇİN
Prof. Dr. Baysal, bu ambalajların yol açabileceği sağlık riskinin çeşitli önemlerle azaltılabileceğini belirterek, şöyle devam etti:
“Üretim aşamasında eklenebilecek basit bir koruyucu tabakanın kullanılması ya da alternatif kapak geliştirilmesiyle mikroorganizmanın vücuda geçmesi minimalize edilebilir. Başta İtalya olmak üzere bazı ülkelerde koruyucu ambalaj uygulamasına geçilip bu sorun aşılmıştır. Enfeksiyon hastalıklardan korunmada en önemli unsur olan etkin el yıkama alışkanlığı, tüketiciyi bu tür enfeksiyonlardan önemli ölçüde koruyacaktır. Kutu içecek açılmadan, ağza değecek kısmın güzelce yıkanması önemlidir. Bu da yapılmadığı takdirde hiç olmazsa kutu içeceğinin bardağa boşaltılarak içilmesi tercih edilebilir.”

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

emre akdemir  - İstanbul
22 Mayıs 2008, Perşembe 12:17  
Mikroorganizmayı bilmiyorum ama gerek bira, gerekse kola kutularındaki açma halkaları, içtikten sonra kutuyu ağızdan uzaklaştırırken, bıyık çekiyor, hatta kopartıyor. içtiğim burnumdan geliyor. burdan yetkililere bıyıklı insanların da kutu içecekleri gönül rahatlığıyla tüketmeye hakkı olduğunu bikldirmek istiyorum.

turgay göktay  - Antalya
22 Mayıs 2008, Perşembe 12:13  
bardağa boşaltırkende sıvı değmeyecekmi sağa sola üst kapağı temizleyip öle akacak bardağa :S

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları