Çiçek: Bildirinin hukuki meşruiyeti yok
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Yerel Seçim 2009
Ergenekon Davası
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Politika

Çiçek: Bildirinin hukuki meşruiyeti yok

Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, AK Parti ve hükümet adına yaptığı açıklamada Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun bildirisine yanıt verdi.


 DİĞER HABERLER

  GÜNCEL - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV
Güncelleme: 11:13 TSİ 22 Mayıs 2008 Perşembe

ANKARA - Çiçek, Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun bildirisinin hukuki meşruiyeti olmadığını belirterek “Kaynağını anayasadan ve yasalardan almayan yetki kullanılamaz. bu bildiri kabul edilemez” dedi. Çiçek, bildirinin içeriğinin de bir çok açıdan sorunlu olduğunu Anayasa Mahkemesi sürecindeki parti kapatma davasında iddianameden yana taraf olduğunu ifade etti.
Haberin devamı


Yargıtay Başkanlar Kurulu’ndan sert bildiri


ÇİÇEK: YARGITAY BAŞKANLAR KURULU TARAF OLAMAZ
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun, bir siyasi organ olmadığını ve siyasi tartışmaların tarafı olamayacağını belirterek, “Kendini siyasi muhalefetin yerine koyamaz, bir muhalefet partisi gibi davranamaz. Yasama ve yürütme organlarının faaliyetlerini, anayasa veya yasa yapma süreçlerini tartışmak, yargının işi değildir” dedi.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat ve Grup Başkanvekili Sadullah Ergin ile birlikte TBMM’de basın toplantısı düzenleyen Çiçek, Yargıtay Başkanlar Kurulu bildirisine yanıt verdi.

“Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun bugün yayınladığı bildiri, demokrasimiz ve hukuk sistemimiz adına çok büyük bir talihsizlik olmuştur” diyen Çiçek, her şeyden önce Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun, bildiri yayınlamak gibi bir görev ve yetkiye kesinlikle sahip olmadığını kaydetti. Çiçek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Demokratik hukuk sistemimizde, kaynağını anayasadan ya da yasalardan almayan hiçbir yetki millet adına kullanılamaz. Ne Anayasamız ne de yasalarımız Yargıtay Başkanlar Kurulu’na böyle bir görev ve yetki vermemiştir. Bu itibarla, yayınlanan bildirinin yalnızca demokratik meşruiyeti değil, hukuki meşruiyeti de yoktur. Bu, siyasi bir bildiridir ve hiçbir şekilde kabul edilemez. Dikkat çekici bir başka husus da Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun, milletimiz adına ve bütün bir yargı erkini temsilen konuşma hakkını kendinde görmesidir. Anayasamıza göre yargı, millet adına karar vermektedir. Ancak bu durum, millet adına konuşma yetkisine sahip olduğu anlamına gelmez; doğrudan milletimizden aldığı temsil yetkisiyle görev yapan yasama ve yürütme organlarını hedef alma hakkı vermez. Bildirinin içeriği bir çok açıdan sorunludur.”

“MAHKEMEYİ ETKİLEMEYE DÖNÜK, HUKUK DIŞI TAVIR...”
Çiçek, Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun, Anayasa Mahkemesi’nde görülmekte olan parti kapatma davası bağlamında “iddianameyi kutsayan ve eleştirilmez kabul eden bir yaklaşımla iddianameden yana davaya taraf olduğunu” söyledi.

Anayasa’nın 10. ve 42. maddelerindeki değişiklikle ilgili davanın Anayasa Mahkemesi’nde karara bağlanma arifesinde yayınlanan bu bildirinin, açıkça mahkemeyi etkilemeye yönelik, hukuk dışı bir tavır olduğunu ifade eden Çiçek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kamuoyundaki tartışmaları yargı bağımsızlığına müdahale sayan Yargıtay Başkanlar Kurulu, bu bildiriyle yüksek mahkemede görülmekte olan davalara taraf yapılmış, Anayasanın 138. maddesi bizzat kendileri tarafından açıkça ihlal edilmiştir. Ne yazık ki bildiriyle Yargıtay Başkanlar Kurulu, kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırı olarak yasama ve yürütme organlarının yetkilerine de müdahale etmek istemiştir. Kendilerini her türlü eleştiri ve değerlendirmeden muaf tutarken, başka bir mahkemede görülmekte olan davaları etkileyici beyanlardan kaçınılmamış, yasama ve yürütme organlarına her türlü haksız eleştiri reva görülmüştür. Haftalardır, devam etmekte olan bir dava süreci, bazı emekli Yargıtay başsavcılarının aleyhte görüşleriyle gazete sayfalarında, televizyon ekranlarında tartışılırken, hatta yüksek mahkemenin istenilen kararın verilmemesi halinde çatışma çıkacağı tehditlerine muhatap olduğu sırada sessiz kalan Yargıtay Başkanlar Kurulu, davalı tarafın kamuoyuna mal edilmiş bir iddianame ve hakkındaki suçlamalara yine kamuoyu önünde verdiği cevapları, bildiriye konu yapmıştır. Bu çelişkilerin izahı kabil değildir.”

“SİYASİ TARTIŞMALARIN TARAFI OLAMAZ”
Yasama ve yürütme faaliyetlerine katılmanın, bu çerçevede tartışmalarda yer almak, eleştiri ve öneriler getirmek, demokratik hukuk sisteminde siyasi bir iş olduğunu belirten Çiçek, “Yargıtay Başkanlar Kurulu, bir siyasi organ değildir, siyasi tartışmaların tarafı olamaz, kendini siyasi muhalefetin yerine koyamaz, bir muhalefet partisi gibi davranamaz. Yasama ve yürütme organlarının faaliyetlerini, Anayasa veya yasa yapma süreçlerini tartışmak, yargının işi değildir” dedi.

Siyasi muhalefetin, siyasi partilere bırakılması gereğine işaret eden Çiçek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Unutulmamalıdır ki bu tür bildiriler, yargıyı kaçınılmaz olarak siyasi tartışmaların konusu ve tarafı haline getirmektedir. Yargıyı, bu tartışmaların dışında ve tarafsız tutmak öncelikle yine yargı mensuplarının görevidir. Yargı mensupları, görevlerini yaparken kendi ideolojik ve siyasi görüşlerinden de bağımsız ve tarafsız olmalıdır. Aksi takdirde, yargıyı siyasallaştıran bu tür bildirilerden en fazla zararı yine yargı kurumunun göreceği, vatandaşlarımızın adalet duygusunu ve yargıya güvenini sarsacağı bilinmelidir.”

Basın toplantısında, hazırlanan metni okuyan Çiçek, gazetecilerin soru sorma isteğini kabul etmedi.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

mahir alioglu  - İstanbul
27 Mayıs 2008, Salı 03:07  
Yargıtay bildirisinin muhtura olduğuna katılmıyorum. Belirttikleri noktalarda haklılar, özellikle Anayasa mahkemesi üyesinin takip edilmesi ve dinlenmesi çok büyük bir yüzsüzlük. TR"de siyaseti hangi temeller üzerinde yapıyorlarsa artık... hükümet haklı olduğunu düşünüyorsa yüzleri varsa yaptığında ısrar etsin. Hepimiz ne olduğunu görüyoruz.

uğur kurtuluş  - Mersin
22 Mayıs 2008, Perşembe 18:43  
hükümet kendine verilen oylara ve yetkiye sahip çıkıyor.başkaları böyle durumlarda tırsmış ve kaçmıştı.aynı davranış bekleniyor.ancak durum farklı. insanlar artık daha bilinçli ve tutarlı muhtıralarla bir yere varılamıyor.

aydın özde  - İstanbul
22 Mayıs 2008, Perşembe 17:31  
HUKUKLA KAVGA EDİLMEZ, KARŞINIZDA MUHALEFET PARTİSİ DEĞİL. ÜLKEYİ KAOSA SÜRÜKLEDİNİZ.BU KAOS SİZİ DE GÖTÜRÜR

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları