Hastalığın kaynağının araştırılması ile ilgili çeşitli çalışmalar yapıldığını, alınan çeşitli örnek ve numunelerin incelendiğini aktaran Buyuran, Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezinden gelen ilk sonuçlarda kimyasal madde, toksik madde yok. Klor seviyesi normal, bakteri üremiyor. Batı ülkelerinde yaygın olan ishal etkeni yaygın virüsler üzerinde araştırmalar yapılıyor dedi.
Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Hasan Irmak da Sağlık Bakanı Recep Akdağın talimatları doğrultusunda çeşitli eğitim hastanelerinden ilgili branş uzmanları ve Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezinden gelen görevlilerin katıldığı geniş kapsamlı bir ekiple çalışmalara başladıklarını kaydetti.
ŞİKAYETLER VİRÜSLERE BAĞLI OLABİLİR
Yapılan analizlere göre, şebeke sularında kimyasal kirlilik ve bakteriyolojik kirlilik saptanmadığını belirten Irmak, şu bilgileri verdi:
Şebeke suyu temiz, başka olası virüsler araştırılıyor. Kirliliğin etkileri büyük ihtimalle virüslere bağlı olduğu düşünülmektedir. Bunun üzerinde ayrıntılı tanımlayıcı analizler Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi başkanlığında devam etmektedir. Hastalarda ağırlıklı olarak bulantı, kusma ve karın ağrısı yakınmaları mevcuttur. Daha az oranda hastalarda da ishal ve hafif ateş belirtiler mevcuttur. Hastanede uzun süre yatmayı gerektirecek ya da hayati tehlikeyi oluşturacak bir hastalık yoktur. İshal ve kusma sebebiyle fazla miktarda sıvı kaybeden hastalar hastanede 1-2 saat kontrol altında tutulmak suretiyle evlerine gönderilmektedir.
KAYNAĞI BELLİ OLMAYAN SULARI KULLANMAYIN
Mide ve bağırsak enfeksiyonlarına neden olan virüslerin araştırmasının tamamlandığını ve sonucun negatif çıktığını vurgulayan Irmak, Yani, yaygın olarak ishal bulantı kusma yapan virüsler suda ve insanların örneklerinde saptanmamıştır dedi.
Irmak, daha ileri araştırmalarla başka olası virüslerin araştırıldığını, kesin sonuçlar alındığında kamuoyu ile paylaşılacağını kaydetti.
Vatandaşların bu tür enfeksiyonlardan korunması için bazı tedbirleri almaları gerektiğini belirten Irmak, vatandaşlardan öncelikle kaynağı belli olmayan suları kullanılmamalarını istedi. Irmak, Pazartesi gününden beri yapılan analizleri incelediklerini, sularda yeterli klor düzeylerinin mevcut olduğunun belirlendiğini kaydetti.
AMBALAJLI SULARI İÇİN
Bakteriyel kirlenmeye karşı suların korunaklı olduğunu ancak yine de bazı virüslerin de mide ve bağırsak enfeksiyonuna neden olabildiğini anlatan Hasan Irmak, bunun araştırmasını yaptıklarını, mümkün olduğunca içme suyu olarak ambalajlı suların kullanılmasını tavsiye ettiklerini belirtti. Irmak, şebeke suyu kullanılacaksa da bir müddet daha suların kaynatıldıktan sonra içilmesini önerdi.
Sularda yeterli klor düzeyinin mevcut bulunduğunu ancak bazı virüslerin klora duyarlı, bazılarının ise duyarsız olduğunu ifade eden Irmak, kişisel hijyen tedbirlerine azami derecede özen gösterilmesini istedi.
Yemeklerin hazırlanmasının öncesinde ve sonrasında, özellikle tuvaletten çıkıldığında ellerin bol su ve sabunla yıkanması gerektiğini belirten Irmak, Çocuklarımız arasında bu hastalığın yayılmasını engellemek için tuvalet hijyenine dikkat etmek gerekiyor. Tuvalet kağıdı kullanımı arttırılmalı tuvaletlerin içi ve kapı kollarına varıncaya kadar iyice temizlenmelidir dedi.