Almanya İçişleri Bakanı Wolfgang Schaeuble, Anayasayı Koruma Dairesinin 2007 yılı raporunu açıkladı. Raporda Almanya için en büyük tehdidin İslami terör olduğu ve PKK-KADEK gibi örgütlerin Avrupada farklı görünmeye çalıştıkları belirtildi.
BERLİN - Almanya İçişleri Bakanı Wolfgang Schaeuble, radikal ve yasa dışı örgütlerle ilgili gelişmelere de yer verilen Anayasayı Koruma Dairesinin 2007 yılı raporunu açıkladı. Raporda, PKK, KADEK, Kongra-Gel gibi örgütlerin çifte strateji izledikleri, bir yandan Avrupada şiddet yanlısı değilmiş gibi görünmeye çalıştıkları, öte yandan özellikle Türkiye-Irak sınırında saldırgan bir tutum içinde oldukları ifade edildi. Raporda İslamcı terörün Almanyanın ve diğer Avrupa ülkelerinin istikrarı ve güvenliği için hala en büyük tehdit olduğu belirtildi.
Schaeuble, bir Türk gazetecinin terör örgütü PKK ile ilgili gelişmeleri sorması üzerine, özgürlükçü bir temel düzene sahip olduklarını belirterek, Çatışmaların temelinde hangi siyasi nedenler olursa olsun, şiddet ve terörist faaliyetlere karşı çıkıyor ve bunlara karşı kararlı bir şekilde mücadele ediyoruz dedi.
Bu nedenle, Türkiyenin öncelikle çözmesi gereken ve zaten çözmeye çalıştığı zorlu Kürt sorunuyla ilgili açıklama yapmadıklarını ifade eden Schaeuble, Bizdeki kurallar, Türkiyedeki bazı muhataplarımızın istediği kadar sıkı olmayabilir, ancak yasalar ve anayasa herkes için geçerli. Kürtler de bu kurallara uymalı. Türkiyenin, bizim burada Anayasayı Koruma Dairesinin kurallarıyla çözemediğimiz sorunun kalan kısmını kendisinin çözmesi en iyisi olur. diye konuştu.
Schaeuble toplantıda Kürt sorunu ile ilgili olarak, Bu sorun anayasaya aykırı, şiddete ve teröre yönelik bir şekil aldığı takdirde, bunu önlemek için her türlü önlemi alırız. Ancak sadece kültürel ve siyasal otonomi talebi olduğu zaman, bunu da engelleyemeyiz diye konuştu.
Aşırı sağcı parti ve grupların konser ve diğer sosyal etkinliklerle halkın arasında kök salmaya çalıştığını kaydeden Schaeuble, aşırı sağcı Milliyetçi Demokratik Partiye (NPD) karşı siyasi alanda mücadele edilmesinin daha önemli olduğuna inandığını bildirdi.
İSLAMİ TOPLUM YARATMA ÇABASI VAR Yasa dışı aşırı solcu Türk örgütlerinin faaliyetlerine de Türk örgütleri başlığı altında yer verilen raporda, DHKP-C, TKP/ML ve MLKP gibi örgütlerin Almanyadaki faaliyetlerine yer verildi ve amaçlarının Türkiyede komünist bir düzen kurmak olduğuna işaret edildi.
Almanyadaki en büyük derneklerden biri olan İslam Toplumu Milli Görüş Derneği ile ilgili değerlendirmelere İslamcılık başlığı altındaki bölümde yer verilen raporda, bu derneğin Batı emperyalizmine ve siyonizme karşı çıktığı ifade edildi. Raporda, bu derneğin yöneticilerinin bazılarının Türkiyede Erbakanın görüşleri ile aralarına mesafe koymaya çalıştıkları ve toplantılarda oldukça ılımlı göründükleri, bununla birlikte diğer bazı dernek üyelerinin ise İslami bir toplum düzeni yaratma çabası içinde olmalarından kuşku duyulduğu kaydedildi.
Almanyada yasaklanan ve yöneticisi Metin Kaplanın Türkiyede 20 Haziran 2005 tarihinde ömür boyu hapis cezasına çarptırıldığı İslami Cemiyet ve Cemaatleri Birliğinin (İCCB) bazı yandaşlarının da, faaliyetlerini özellikle internet üzerinden sürdürdükleri belirtildi.
Raporda ayrıca, El Kaidenin de aralarında bulunduğu, Almanyada da faaliyet gösteren radikal dinci örgütler hakkında bilgi verildi. Hizbullah, Hamas, Hizb-üt Tahrir El İslami ve Ensar El İslam gibi örgütlerin Almanyada para toplamaya ve militan bulmaya çalıştıkları kaydedildi.