İngiliz The Times gazetesi, Prens Philipin Anıtkabir ziyareti ile ilgili olarak: Babasını yenen adamın mezarını ziyarete gitti yorumunu yaptı. Times, bir başka makalede de kraliçenin ziyretinin stratejik önemine değindi.
LONDRA - Times gazetesinde Kraliçenin Türkiye ziyareti ile ilgili olarak verdiği bir haberde, Prens Philip’in Anıtkabir ziyareti için Babasını yenen adamın mezarını ziyarete gitti yorumunu yaptı. Gazete bu yorumla, Prens Philip’in Yunanistan ve Danimarka Prensi olan babası Andrew’un, Sakarya Meydan Muharebesi’nde Yunan 2’nci Kolordusu’nun komutanı olmasına ve bu savaşta yenilmesine gönderme yaptı. Gazete ayrıca başka bir makalede, Türkiye ile İngiltere arasındaki ilişkilerin stratejik bir köprü oluşturduğunu ve Kraliçe Elizabethin Türkiyeyi resmi ziyaretinin iki ülke arasındaki bu ilişkiyi güçlendirmesi gerektiğini yazdı.
Times makalesinde, Sakarya bozgunundan sonra, Prens Philipin babası Kral Andrewun tahttan indirildiğini ve devrim mahkemesinde yargılandıktan sonra, vatan haini ilan edilerek ölüm cezası aldığını yazdı. Kral Andrew, İngilterenin araya girmesi üzerine serbest bırakıldı ve Parise ailesiyle birlikte sürgüne gönderildi. Andrew daha sonra Kurtuluş Savaşında yaşadıklarını anlatan Felâkete Doğru isimli bir kitap da yazdı.
The Timesın, konuyla ilgili haberinde Atatürk için Türk ulusal hareketini zafere götüren parlak komutan ifadesi yer aldı.
İNGİLTERE TÜRKİYENİN AB SÜRECİNİN EN BÜYÜK DESTEKÇİSİ Times, Kraliçenin Türkiye ziyaretiyle ilgili başka bir makalede, bu tür ziyaretlerin İngilterenin ilişkilerini güçlendirip, dostluklarını tazelemeye, siyasi işbirliğini derinleştirmeye ve dünyada kamuoyuna sembolik mesajlar vermeye yaradığına dikkat çekti ve Kraliçenin çok az sayıdaki ziyareti, Türkiyeye yaptığı ziyareti kadar zamanlaması yerinde ve önemli olmuştur ifadesi kullanıldı.
Türkiyenin doğu ile batı arasında eşsiz bir köprü pozisyonunda olduğuna, AB ve dünyayla ilişkileri açısından önemli bir dönemden geçtiğine işaret edilen Times Gazetesinin makalesinde, Türkiyenin, huzursuz bir bölgede barışın ve istikrarın korunması için anahtar rol oynadığı kaydedildi.
Türkiye için de İngilterenin, büyük önem taşıdığı belirtilen makalede, İngilterenin Türkiyenin ABye üyelik sürecinin en büyük destekçisi olduğu, Tony Blairin başbakanlığı döneminde Türkiye ile AB arasındaki müzakerelerin başlatıldığı ve İngiliz hükümetinin AB içindeki ortaklarının bu taahhütten geri adım atmamasını sağlamak için yoğun çaba harcadığı hatırlatıldı.
TÜRKİYENİN IRAK KONUSUNDAKİ SORUMLU TUTUMU Makalede, Türkiyenin stratejik önemini artıran önemli unsurlar arasında, Iraktaki istikrarın büyük ölçüde Ankaranın itidalli tutumuna bağlı olmasının bulunduğu vurgulandı.
Terör örgütü PKKnın kanlı eylemlerinin Türkiyeyi Irakın kuzeyindeki durum konusunda hassas kıldığı belirtilen makalede, sınır ötesi operasyonlar ve teröristlere yönelik sıcak takiplere rağmen Türkiyenin Irakta birlik ve istikrarın sağlanması ve korunması açısından son derece sorumluluk içeren rol oynadığı kaydedildi.
Türkiyenin Müslüman ve laik demokratik modeliyle bölgesel bir endüstriyel güç olarak, aşırı dini kesimlerin baskılarına rağmen açık ve özgür kalabilen toplum yapısıyla bir örnek oluşturduğu da belirtilen makalede, ülkede ifade özgürlüğünün gelişmesi için ise zamana ihtiyaç olduğu savunuldu.
Bugün Türkiyeyi eşsiz biçimde önemli kılan ise ılımlı İslam ile demokrasi ve ekonomik gelişme arasında bir ahenk sağlamaya yönelik girişimidir ifadesi kullanılan makalede, onlarca yıldır ilk kez Arap ülkelerinin gelişmeleri büyük dikkatle izledikleri belirtildi.
Makalenin sonunda, bir zamanlar Osmanlı İmparatorluğunun bütün İslam dünyasını etkisi altında bulundurduğu hatırlatılarak, Bugün Türkiyede olup bitenler de hala sınırlarının ötesinde önem taşıyor denildi.