Bakan ve vekil çocukları da ‘erken’ emekli
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Ekonomi
Küresel Kriz
Gündem
Dünya
Enerji
Otomotiv
Bankacılık
Tarım
Şirketler
CNBC-e Endeksleri
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Ekonomi » Gündem

Bakan ve vekil çocukları da ‘erken’ emekli

Sosyal Güvenlik Uzmanı Ali Tezel, erken emeklilikten yararlanmak için yalnız Cumhurbaşkanı Gül’ün oğlu değil, 10’dan fazla bakan, 100’den fazla milletvekilinin çocuğunun da sigortalı olduğunu söyledi. Tezel’e göre, sigortalı çocuğun cezası yok.

 DİĞER HABERLER


NTV-MSNBC
Güncelleme: 15:34 TSİ 12 Mayıs 2008 Pazartesi

İSTANBUL - Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) 15 yaşın altında sigortalı olanların denetlenmesine ilişkin tutumunu yanlış bulan Tezel, çalışmadığı halde sigorta yaptırmanın bir cezası olmadığını sadece çocukların çalıştırılmaması gereken işyerlerinde çalıştırılmasının suç olduğunu söyledi. NTVMSNBC’ye konuşan Tezel, “Türkiye’de ilk kez SGK şemsiyesi altına girenlere, ‘Şemsiyenin altından çık’ demeye başladılar. SGK’nın tarihinde kurumu zarara uğratmamış kişileri hakkında, “Kaç yaşındasın sen, çalışıyor musun, çalışmıyor musun?” gibi bir inceleme yaptığı vaki değil” dedi. “SGK, çocuk işçilerin sigortası konusunda 10-12 bin çocuğu, anne babalarını, ve işverenleri sahtekar, düzenbaz, üçkağıtçı sayarak hepsini denetleyeceğim diyor. Ama ne ilginçtir, bu denetleyeceği kişilerin içinde sayın cumhurbaşkanımızın oğlu da var. Ancak SGK kastettiği kişiler içinde Cumhurbaşkanı’nın olduğundan yeni haberdar oldu. Haberdar olduktan sonra da sesini soluğunu çıkarmadı” diyen Tezel, 12 bin çocukla ilgili denetimin en az 2-3 yıl süreceğini belirtti: “SGK kurumu müfettişlerinin başka hiçbir iş yapmamaları lazım. SGK’nın hastane ve eczaneler tarafından dolandırılması da ayrı mesele. Bunları bırakacaklar, çocukların peşine düşecekler”.
Haberin devamı


MANTIKTAN YOKSUN BİR TEHDİT
SGK’nın açıklamaları erken emeklilikten yararlanmak için çocuklarını sigortalı yaptıranları tedirgin ediyor.
Aylardır inceleyeceğiz diyor. 10 Nisan 2008 tarihli genelge de denilmiş ki: “Son yıllarda 15 yaşında altında işe girenler arttı. Reformdan önce işe girerek daha erken emekli olmak için çalışıyorlar. Bunların hepsini inceleyip, müdürlüklere gönderin”. “İncelenecek olanlar 15 yaşın altında olanlar” demiş.

Çalışmadığı halde sigortalı olmanın veya sigortalı yapmanın cezası nedir?
Bunun herhangi bir cezası yok. İptal edildiği anda kurum ne çocuğa ne de onun anne-babasına ne de işverene herhangi bir ceza yazamaz.

O zaman kurum tarafından niye tehdit yapılıyor?
Sigortalı çocuk sayısı artmasın diye yapılıyor. Dedim ya, mantığı anlamak mümkün değil. Mantıktan yoksun bir tehdit. Üstelik “ödediğin primleri geri al” diyorsunuz.

KURUM TARİHİNDE BİR İLK
Türkiye’de ilk kez SGK şemsiyesi altına girenlere, “Şemsiyenin altından çık” demeye başladılar. SGK’nın tarihinde kurumu zarara uğratmamış kişileri hakkında, “Kaç yaşındasın sen, çalışıyor musun, çalışmıyor musun?” gibi bir inceme yaptığı vaki değil.

Ekim 2008’den sonra isteğe bağlı bildirimle başvuracak olanlar hakkında, “Hasta mısın, sağlıklı mısın, bize maliyetin ne olur” diye bir araştırma yapılacak mı?

Hayır yapılmayacak. “Hastalığın var mıydı yok muydu, sen bize hastalığını tedavi için mi geliyorsun?” demeyecekler. Herkesi alacaklar.

Yeter ki erken emekliliği istemeyin de, ne yaparsanız yapın mantığı mı bu?
Aynen öyle. “Erken emekli olmak için fırsatları değerlendirmeyin, insanların fıtratına aykırı davrandınız. ’65 yaşından önce emekli olmak için kendinizi çalışıyor göstermeyin, 1 Mayıs’tan sonra çalışıyor görünün” diyorlar.

ÇALIŞAMAYACAKLARI SEKTÖRDEN BİLDİRİLMİŞSE CEZASI 947 YTL
Primler geri mi ödenecek?
Tabii.

Faiz de işleyecek mi?

Faiz yok. Kurum bu paraları tekrar geri ödemek zorunda kalacak. Evet. Şöyle bir şey var: Bu kişileri kurum sistemde kabul ederse cezası var ama. Yani bahsettiğimiz 10-12 bin çocuğun sigortalıklarını iptal etmezlerse, 15 yaşın altındaki çocuklar çalışamayacakları sektörlerden bildirilmişlerse 947 YTL çocuk işçi çalıştırma cezası var. Ama sistemde kalırsa, SGK işe girişlerini kabul ederse, iptal etmezse.

Bunu işveren mi ödeyecek?
Evet. Tabii çocukların çalışabilecekleri sektörler var, çalışamayacağı sektörler var. Çalışamayacağı sektörden bildirilmişse SGK çocuğun gerçekten çalışamadığına ilişkin kanıt bulamamışsa, iptal etmemişse Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunabilir. Ama iptal ederlerse herhangi bir cezası yok.

DENETİM EN AZ 2-3 YIL SÜRER
Çocukların sigortalı olup olmadıklarıyla ilgili denetim ne kadar sürer?

Çocuklarla ilgili kurumun denetimi de en az 2-3 yıl sürer. SGK kurumu müfettişlerinin başka hiçbir iş yapmamaları lazım. Ve SGK’nın hastane ve eczaneler tarafından dolandırılması da ayrı mesele. Bunları bırakacaklar, çocukların peşine düşecekler.

Denetleme için kaç elemanın çalışması gerekecek, SGK’da toplam kaç denetleme elemanı var?
SGK’nın elinde yaklaşık 550 kadar müfettiş var. 400 kadar da yoklama, kontrol memuru var. Türkiye’nin değişik köşelerine dağılmış vaziyetteler. Bir örnek vereyim. Ekim 2007’de şöyle bir haber yapmıştım: Emekli maaşını kestir, bir gün çalış, ertesi gün yeniden dilekçe ver, emekli maaşınız yüzde 43 artsın, diye. Bu konuda da denetim yapacağız dediler. Bunların da denetim yapabilmeleri için bu konuda da bu kişilerin işe girişlerinin gerçek olup olmadığı konusunda denetim yapıyorlar. Onda da sayı 55 bin kişi olmuştu. Şu ana kadar sonuçlandıramadılar, insanlar çile çekmeye devam ediyorlar. Eylül’den bu yana maaşlarını alamadılar. SGK’nın emeklilik işlerine bakan bölümleri felç olmuş durumda. Çünkü SGK bu konuda hâlâ hatalı davranmaya mantıksız davranmaya devam ediyor. Bunların denetimlerinin de yıllar alabileceğini söyleyebilirim.

GÜL’ÜN OĞLU DA OLUNCA SES SOLUK ÇIKMADI
Cumhurbaşkanı’nın oğlunun sigortalı olması ile ilgili açıklamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Çocuk işçilerin sigortası konusunda SGK 10- 12 bin çocuğu, anne babalarını, ve işverenleri de baştan sahtekar, düzenbaz, üçkağıtçı sayarak hepsini denetleyeceğim diyor. Ama ne ilginçtir, bu denetleyeceği kişilerin içinde sayın cumhurbaşkanımızın oğlu da var. Ben cumhurbaşkanımızın oğlunun bu iş yerinde çalışmamış olduğunu düşünmüyorum, düşünmek de istemiyorum. Böyle birşey olduğuna inanmıyorum. Ancak SGK kastettiği kişiler içinde Cumhurbaşkanı’nın olduğundan yeni haberdar oldu. Haberdar olduktan sonra da sesini soluğunu çıkarmadı. Yalnız cumhurbaşkanımız değil, benim bildiğim 10’dan fazla bakanın çocuğu, 100’den fazla milletvekilinin çocuğu ve bir o kadar da yüksek bürokratların çocukları sigortalı oldular. Bunların çalışmadıklarını da iddia etmiyorum. Ama SGK, hilekar, düzenbaz diyor. Bu nedenle sayın cumhurbaşkanım siz, bu milletin reisi olarak sadece aile reisi olmak sıfatından kurtulup SGK yöneticilerine gereken dersi vermeniz gerekirken, sadece, “Benim çocuğum çalıştı” diye aile reisi sıfatınızla yanıt vermenizin doğru olup olmadığı konusunda düşüncelerimi ilettim yazımda. Cumhurbaşkanı’ndan SGK yöneticilerine, cumhuruna sahip çıkmaları konusunda, cumhurlarına dalavereci, sahtekar, düzenbaz dememeleri konusunda uyarıda bulunmalarını istiyorum.

BİNLERCE KİŞİ CUMHURBAŞKANI GİBİ DEMEÇ Mİ VERSİN?
Sayın Cumhurbaşkanımız, “Benim çocuğum bilfiil çalıştı” diye SGK sizin çocuğunuz hakkında inceleme yapmayacak mı? demek bu. Öyleyse tek tek bütün ana-babalar televizyona çıkıp, “Benim çocuğum da çalıştı, benim çocuğum da sahtekar değil” mi desinler. Birlerce kişinin basına tek tek demeç vermesini mi bekleyeceğiz? Basına demeç vererek bu işten kurtulmuş mu olacak? Bunu da SGK’nın açıklaması lazım: “Sayın Cumhurbaşkanımız açıklama yapmış ama biz yine Cumhurbaşkanı’nı ve oğlunu incelemeye alacağız” diye açıklama yapmalarını bekliyorum.

SGK’YA ZARARI OLMAYANLARA İNCELEME YAPILAMAZ
Bildirimler gerçeğe dayanmıyorsa ne olur? Kurumun bundan bir kaybı var mı?
SGK, gerçekten çalışmayanlar konusunda, eğer kuruma bir zararı yoksa inceleme yapamaz. Bu zararlar şunlardır: Diyelim ki, böbrek hastaları, kanser hastalıkları gibi zor ve meşakkatli tedavi gerektiren hastalıklarda, SGK’ya kayıtlı olup tedavi masraflarını kurumuna yüklemek isteyenler konusunda SSK “hastalık incelemesi” adı altında inceleme yapar. Buradaki amaç kişinin sigortalı olmasını engellemek değildir. Burada amaç, sadece sigortalı olarak hastalık masraflarını kurumun üstüne yıkmanın engellenmesidir. Kişi kaç yaşında olursa olsun kurumu herhangi bir zararı yoksa, yani kurumdan sigortalı olmaktan art niyeti yoksa ve kurum zarara uğramıyorsa, kaç yaşında kim olursa olsun ön bir araştırma yapılmaksızın işe giriş bildirgesi verildiği anda o kişiyi sigortalı sayar. Ve ondan prim almaya başlar. Kurumun bu konuda incelemesi sonrasında -diyelim ki 15 yaşın altındakilerin hepsini inceledi ve iptal etti- burada kurumun herhangi bir kazancı olmaz. Sigortalarını iptal ederek onlardan gelecek primleri de istemediğini belirtiyor.

Prim gelirini istemiyorum, yeter ki doğru söyleyin mi deniyor?
Aslında kurumun ne dediğini ben de tam anlayamıyorum. Şunun için anlayamıyorum: “İsteğe bağlı sigorta” diye birşey geliyor. Yeni kabul edilen yasa ile herhangi bir işyerinde kaydınız olmasa bile SGK’nın kapısına gidip, “kardeşim bundan sonra size prim ödemek istiyorum” dediğinizde, “Gel alıyorum primini” diyor. Yani yeni gelen sistemde, reformla birlikte 1.080 günlük ön şart kalkıyor. Bırakın işe giriş bildirgesi vermeyi, kapıdan girip, “Ben bundan sonra prim ödeyeceğim” dediğinizde sizi kapıdan içeri alıyor.

1 MAYIS’TAN SONRA GEL, İNCELEMEYELİM!
İsteğe bağlı sigorta ile ilgili yeni düzenleme ne zamandan itibaren geçerli olacak?
Yeni reformla 1 Ekim 2008 gününden başlayarak kabul ediyor. Ama SGK diyor ki, “Şimdi gelme, 1 Ekim 2008 gününden sonra gel” diyor. Veya ’1 Mayıs 2008 gününden sonra gel. Çünkü 30 Nisan’dan önce gelirsen, sen ileride erken emekli olabilirsin. Bu nedenle 30 Nisan’dan önce gelme, 1 Mayıs’tan sonra gelirsen seni incelemeyeceğim” diyor.

İLLA SENİ DÖVECEĞİM KAPIDAN GEL DENİYOR
1 Mayıs’tan sonra mı, 1 Ekim’den sonra mı?
1 Ekim’den sonra isteğe bağlı sigorta başlıyor, o ayrı bir konu. 30 Nisan’dan sonra işe girenler konusunda kurumun bir incelemesi yok. Öyle bir inceleme de yapmayacak. Çünkü buradaki olay şu: “Ben seni bundan sonra 65 yaşında emekli edeceğim, erken emeklilik şartıyla gelmezsen hiç sesimi çıkarmam, kabul ederim” diyor. Nasıl söyleyeyim size, “Ben seni ileride döveceğim, şu kapıdan girersen seni döverim bu kapıdan gelirsen dövmem. İlla seni döveceğim kapıdan gel” demek gibi bir anlayış var. İnsan anlatmakta zorlanıyor.

Sigortalı olan çocukların sayıları ne kadar oldu?
2008’in ilk dört ayında çocuk çalışanların sayısı öyle çok fazla da değil. Mesela;
0-2 yaş arasındaki bebeklerin toplam sayısı 405,
3-5 yaş: 1003
6-8 yaş: 1005
9-11 yaş: 1600
12-14 yaş: 5 bin 300

15- 17 yaş arası 2008 yılı Ocak’ta 6 bin 314, 2008’de 10 bin 824, Mart’ta 12 bin 240, 2008 Nisan’da 55 bin 300. Bu genelgeye göre de 15-17 yaş arası incelemeye tabi değil. Öyleyse, incelenecek sayının yaklaşık 12 bin olduğunu söyleyebiliriz.

BU YIL İŞE GİRİŞLERİN SAYISI 2.3 MİLYON
2007 yılında 238 bin yeni sigorta girişi olmuş. 2006’da 1 milyon 413 bin kişi. Aradaki fark hemen hemen 7 kat. Sebebi de şu: Tıpkı Cumhurbaşkanımızın oğlunda olduğu gibi, 2006 yılı reformdan önce son bir yıldı. Yanı 1.1. 2007 günü yeni sosyal güvenlik reformu yürürlüğe girecekti. İnsanlar eski yasadan yararlanıp, yeni yasadan etkilenmemek için 2006 yılında müthiş şekilde sosyal güvenlik sistemine dahil olmaya başladılar. Mesela 2003 yılında bu rakam 285 bin, 2004’te 263 bindi.

Bunların içinde 15 yaşın altında olanların oranı ne kadardır?

Hemen hemen binde 1 gibidir.

Öngörünüz nedir, posta yoluyla gelen girişler de var demiştiniz...
Mart ve Nisan ayında toplam işe giriş sayısı 1 milyon 865 bin kişi olmuş. Ocak’tan bu yana işe girişlerin sayısı 2 milyon 300 bin. Daha da sigorta müdürlüklerinin altında çuval çuval işe girişler var postadan gelen.

SGK’nın açıklarını kapatma konusunda ciddi bir prim geliri de olmuş denebilir mi?
Tabii.

KAFA YORMALARI GEREKİRKEN...
Emeklilik bilincinin artması da bir kazanç sayılmalı...
Sosyal güvenlik reformundan hemen önce 2006 yılında bir emekliye 1.8 çalışan düşüyordu. Şu anda yeni işe girişlerle bu sayı 2.2’ye çıkmış. Emekli başına 2.2 çalışan var. Bu girenlerin içinde sadece eski kanundan yararlanmak adına giriş çıkış yapanlar da vardır, bu da bir gerçek. Ama SGK yöneticilerinin amacı, “Bu kişileri sistemde daha uzun nasıl tutarız?” diye kafa yormaları gerekirken, “Bu kişileri nasıl atarız?” diye kafa yormalarının mantık hatası olduğunu düşünüyorum. Sisteme giren kişileri sistemde tutup daha çok tutacak yöntemler geliştirerek onların daha çok prim öder hale getirilmesinde hem Türkiye için hem kurum için hem de Türkiye’nin çocukları için fayda vardır diye düşünüyorum.

Ali Tezel yasayla ilgili soruları yanıtlamıştı

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları