CHP’den Erdoğan hakkında gensoru önergesi
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Yerel Seçim 2009
Ergenekon Davası
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Politika

CHP’den Erdoğan hakkında gensoru önergesi

CHP 1 Mayıs’ta İstanbul’da yaşanan olaylarla ilgili olarak Başbakan Tayyip Erdoğan hakkında gensoru önergesi verdi. Önergede Erdoğan’ın Türkiye’yi dikta rejimine sürüklediği öne sürüldü.

 DİĞER HABERLER

  GÜNCEL - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC VE AJANSLAR
Güncelleme: 19:13 TSİ 07 Mayıs 2008 Çarşamba

ANKARA - CHP Grup Başkanvekilleri Hakkı Suha Okay, Kemal Kılıçdaroğlu ve Kemal Anadol’un imzasıyla sunulan gensoru önergesinin gerekçesinde, gerekçesinde, toplantı ve gösteri özgürlüğünün; bireyin düşüncesini ifade etmesinin yolu olduğu için düşünce ve ifade özgürlüğünün, toplulukların faaliyetini içerdiği için de kolektif özgürlüğün konusu olduğu belirtildi.
Haberin devamı

Bu açıdan toplantı ve gösteri hakkının, temel insan hakları çerçevesinde değerlendirilen bir hak olduğu vurgulanan gerekçede, “1 Mayıs 1977 tarihinde Taksim’deki kutlamalar sırasında yaşanan ve 37 yurttaşımızın ölümüyle sonuçlanan kanlı provokasyonun, Taksim Meydanı’nı işçi ve sendikalar için önemli kıldığı bilinen bir gerçektir” denildi.

Gerekçede, işçi ve sendikaların, bugüne kadar hala karanlıkta kalan bu kanlı provokasyonu anmak ve belleklerde saklı tutmak için 1 Mayısı Taksim’de kutlamayı talep ettiği savunularak, şu görüşlere yer verildi: “Bu talepler AKP hükümetince, 1 Mayıs kutlamalarının Taksim’de gerçekleşmesi durumunda provokasyon olacağı, diğer alanlarda kutlanması durumunda ise provokasyon olmayacağı iddia edilerek, inandırıcı olmayan bir söylemle yanıtlanmıştır. Kaldı ki, Ankara Sıhhiye Meydanı’ndaki kutlamalarda da olayların çıkması, bu iddianın ciddiyetsizliğini ortaya koymuştur. Kutlamaların Taksim’de yapılmasının engellenmesi için hiçbir haklı ve ciddi sebep ortaya konmadığından, siyasi iktidarın aldığı karar toplantı ve gösteri hakkının özünü sakatlayan bir uygulama olarak ortaya çıkmıştır. Yaşanan süreçte Sayın Başbakan inandırıcı olmayan ve temel özgürlükleri sakatlayan bu söylemin ardına saklanmış ve İstanbul Valisi ve Emniyet Müdürünün tehditkar, süreci sabote eden ve tırmandıran açıklamalarının arkasında durmuştur. Okullar tatil edilmiş, kara ve deniz araçlarının seferleri durdurulmuş, güzergahları değiştirilmiş, 165 ülkede bayram olarak dayanışma içinde kutlanan 1 Mayıs, İstanbul için korku günü ilan edilmiştir. Sonuç olarak; 1 Mayıs 2008 günü sabah erken saatlerde DİSK Genel Merkezinin ablukaya alındığı, ardından Genel Merkez binasına can güvenliğini hiçe sayarak biber gazı ile müdahale yapıldığı, hastaneye, hastaları ve yakınlarını etkileyecek şekilde biber gazı bombaları ile müdahalede bulunulduğu, yeni plastik mermilerin deneme amaçlı olarak göstericilere karşı kullanıldığı, yerde yatan savunmasız yurttaşlara coplarla ve tekmelerle saldırıldığı, kutlamaya katılan yurttaşlarımıza tazyikli su, cop ve biber gazı ile sert müdahalelerin yapıldığı, görevli basın mensuplarının bile yaralandığı, insan haklarıyla bağdaşmayan görüntüler ortaya çıkmıştır.”

Gerekçede, siyasi iktidarın talimatlarıyla hareket eden güvenlik güçlerinin, bu eylemleriyle 1 Mayısın Taksim’de kutlanmasının engellemesi amacının ötesine geçildiğini, orantısız güç kullanıldığı bir tablonun ortaya çıktığı belirtilerek, “Bu durum, Türk Ceza Yasasının 256. maddesinde düzenlenen ‘Zor kullanma yetkisine sahip kamu görevlilerinin, görevini yaptığı sırada, kişilere karşı görevinin gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet kullanması’ hali çerçevesinde ele alınması gereken bir durumken, Başbakan tarafından ‘Devlet burada üzerine düşen görevi yapmıştır’ ifadeleri ile değerlendirilmiştir” denildi.

DİKTA REJİMİNE SÜRÜKLER
Böylece sendikaların barışçıl kutlama iradesi ve taleplerinin, siyasi iktidarın provokasyonu sonrasında şiddet görüntülerinin ortaya çıkması ile noktalandığı vurgulanan gerekçede, şöyle denildi: “Siyasi iktidarın bazı sendikaların yaptığı toplantıları açıkça desteklemesi, bu sendikaların dışında yapılan kutlamalara karşı sert önlemlere başvurması tek tip toplum yaratma arayışlarını ortaya koymaktadır. En temel insan hakkı olan toplantı ve gösteri hakkının bazı sendikalara tanınmamasının altına siyasi iktidarın meşruiyetinin sorgulanacağı kaygısı vardır ki, bu da Türkiye’yi dikta rejimine sürükler. Bu gerekçelerle, Başbakan Tayyip Erdoğan hakkında, Anayasanın 98 ve 99’uncu, İçtüzüğün 106. maddeleri uyarınca gensoru açılmasını arz ve talep ederiz.”

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

AYRTONSENNA  - Ankara
07 Mayıs 2008, Çarşamba 20:47  
Kanun derki Taksim"de miting yapmak yasak! O zaman kimse Taksim"de toplanamaz eğer bu ülkede kanunlar, yasalar çalışıyorsa. Emniyet yetkilileri ve vali açıklama yaptılar, Taksim"de yürüyüşe izin vermeyeceğiz diye. Bu ısrar niye? Orantısız güç meselesine gelince de, 1 Mayıs"ta görevli polisler Amerikan Polisleri olsaydı, esas o zaman görürdük orantısız gücü. Türk Polisi ile Amerikan Polisini karşılaştırınca arada büyük fark olduğunu görürsünüz polis hakları açılarından. Son yıllarda polisimizin bi otoritesi bile kalmadı. Saygılar tüm görüşlere...

Berk Pir  - Yurt Dışı
07 Mayıs 2008, Çarşamba 16:44  
Sn. Baykal herhalde Turk Milleti"ni saf zannediyor. Olaylarin buraya gelmesi icin harcadigi cabayi gormedigimizi sanmasin, kendisi soyledi birakin gecmis korkulari diye. Bunu soylerken bile sopalari tornada hazirlattigini ve akli sira kargasa cikartip `bak hukumet soyle boyle` deme kaygisinda oldugunu bilmedigimizi sanmasin. Muhalefet degil baska birsey bu Sn. Baykal

Aykutalp  - Ankara
07 Mayıs 2008, Çarşamba 15:59  
Polise kaldırım taşını söküp atan, yanında molotof kokteyli taşıyan, yüzünü maske ile örtenler toplumsal barış yanlısı değilmi? Polis gerekeni yapmıştır, o gösterilerin içerisinde bir sürü suçsuz insanda var biliyorum. Ancak riski zaten kabullenmişlerdir,hamama giren terler.

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları