Başbakan Erdoğan, sendikaların 1 Mayıs kutlamaları için Taksim meydanında ısrar etmesinde iyi niyet olmadığını söyledi. Erdoğan, Böyle bir dayatma kamu düzenini bozmaya yöneliktir. Bunu çirkin buluyoruz dedi.
ANKARA - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Litvanya Başbakanı Gediminas Kirkilas ile yaptığı görüşmenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Taksimde 1 Mayıs kutlamasıyla ilgili bir soru üzerine Erdoğan, Bir hedef saptırmayı görüyorum. Biz bugünün kutlanmasını, bugünün bir işçi bayramına adeta dönüştürülmesini hiçbir zaman yanlış bulmadık. Yeri konusunda, bizim biliyorsunuz, bu işe yaklaşımımız farklı olmuştur. Geçen yıla kadar böyle bir şey hiç gündemde yokken bunun gündeme getirilerek ısrarla Taksim meydanında yapılması bizim buna olumsuz yaklaşımımızı gündeme getirmiştir dedi.
Bu yıl sendikalara, Bir temsili heyet yine Taksime gitsin, anıta çelengini koysun şeklinde öneri de getirdiklerini anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti: Ondan sonra da İstanbulda bizim miting alanları olarak ilan ettiğimiz alanlar ki, iktidar partisi olarak biz de muhalefet partileri de oralarda yapıyorlar. Bir çok kuruluş, hatta kendileri de yaptılar. Buyursunlar, mitingi de eğlenceyi de oralarda yapsınlar. İstanbulda bu şekilde belirlenmiş 4 alan var. Bunların en büyükleri Kazlıçeşme, Çağlayan, Kadıköy, Kartaldır. Sadece bir çelenk koymaya biz bu işi mahkum etmedik. Çelenk koymayı biz temsili bir olay olarak görüyoruz. Nitekim biz bile çeşitli milli bayramlarımızda çelengi gidip farklı yerlerde koyuyoruz. Hele hele devlet olarak yaptığımız şey, gideriz Anıtkabire çelengimizi koyarız, çelenkten sonra eğlence vesaire gidip stadyumlarda yaparız. İstanbulda, gidilir Taksimde çelenk konulur ondan sonra Vatan Caddesinde veyahut da statlarda eğlenceler yapılır. Ama ısrarla, böyle bir şeyin arzu edilmesinin arkasında biz iyi niyet görmüyoruz. Bu konuda da üstelik bütün istihbari bilgileri, legal örgütlere, sendikalarımıza verilmiştir.
İçişleri Bakanı ve Valinin konuya ilişkin açıklamalar da yaptığını anımsatan Erdoğan, şöyle konuştu: Bakın, Ankarada yine bir sendika gelip Tandoğan Meydanında mitingini yapacak, aynı anda Sıhhiyede yine bir başka sendika grubunun mitingi var. Buralar, miting alanı olarak ilan edilmiş alanlar. Karşı çıkmıyoruz. Niye İstanbulda karşı çıkalım ki? Ama maalesef farklı bir yaklaşımla, bunu ısrarla Biz nereyi istiyorsak orada yaparız mantığıyla bir dayatmanın olması, kamu düzenini bozmaya yönelik bir yaklaşımdır. Güncel yaşamı olumsuz etkilemeye yönelik bir yaklaşımdır. Biz, bunu çirkin buluyoruz.
35 BİN KİŞİYLE BASIN TOPLANTISI OLUR MU? Başbakan Erdoğan, dün bazı sendika başkanlarıyla bir araya geldiğini anımsatarak, şunları söyledi: Sendika başkanlarına da söyledim, gelin bu işi farklı bir yere taşımayın. Orada temsili bir heyetle çelenginizi koyun. Ama gidin mitinginizi de kaç bin kişiyi toplayacaksanız toplayın, Kazlıçeşmeyi mi? Çağlayanı mı? Kadıköyü mü? Kartalı mı tercih edersiniz? Nereyi tercih ederseniz gelin orada yapın. Ama hayır diyorlar. Enteresan olan da şu; Kaç bin kişi toplarsınız? dedim. 30-35 bin kişi, Allah aşkına dedim, 30-35 bin kişiyle basın toplantısı olur mu? Biz miting yapmayacağız diyorlar, basın toplantısı yapacağız. Yani 30-35 bin kişi ile bir basın toplantısı yapma fikrini sizler hiçbir zaman hukukla, kanunla alakalı görüyor musunuz? Bu, tam bir muvazaadır. Böyle bir şey olmaz. Bunu yarın başka şeyler takip eder. Bir basın toplantısı, işte bu tür yerlerde yapılır. Sembolik diyelim, ona da katlanalım. O da sembolik bir grupla yapılır. Ama kalkıp da olayı böyle 10-20-30 bin kişi dediğiniz zaman bunun adı basın toplantısı olmaz. Biz de bu işleri az çok biliyoruz.
KONTROL ALTINA ALAMAZSINIZ Daha önceden belirlenen miting alanları olduğunu belirten Erdoğan, 1 Mayısın bu alanlarda kutlanmasını önererek, şöyle devam etti: Buyurun oralarda yapın. Niye oralarda yapmıyorsunuz? Günlük yaşamı niçin olumsuz etkilemenin gayreti içindesiniz? Efendim diyorlar biz kontrol altına alırız. Alamazsınız. Hiçbir zaman kitle psikolojisi buna müsaade etmez, kitlesel eylemler buna müsaade etmez. Olay, orada bir provokatif yaklaşıma bağlıdır. Bir provokatif yaklaşım olduğu zaman bütün o alan karışır. Bizim de bu noktada can güvenliği, mal güvenliği, devlet olarak burada sorumluluğumuz var, mesuliyetimiz var. Yapılıyorsa bu, bundan dolayı yapılıyor. Yoksa biz işçi kardeşlerimizin en doğal hakları olan bu tür bir kutlamayı kabul etmemek gibi bir yaklaşımın içinde değiliz. İşte ilk defa Bakanlar Kurulu olarak, karar aldık ve 1 Mayısı, Emek ve Dayanışma Günü ilan ettik. Bugüne kadar kimse bunu ilan etmedi. Bu adımı da attık. Asla kimse bizi olumsuz bir yaklaşım içerisinde gösteremez. Biz olumlu yaklaşım içerisindeyiz. Taksim ile ilgili de şu ana kadar tutumumuz neyse aynı tutum içerisindeyiz. Valilik ve güvenlik güçlerimiz de gerekli tedbirleri bu istikamette almışlardır.
DAYATMANIN BİZATİHİ KENDİSİ ÇİRKİN!AK
GEÇİNİP KARA KAFTAN GİYEN:YANİ BAY
DAYATMA:SN R.T.E..!!!..
adnan kotaman - Yurt Dışı
01 Mayıs 2008, Perşembe 04:08
taksim degilde eminonu meydaninda
yuruseler ne diyeceksiniz?ayrica
emegin semboludur taksim meydani.neden
sizi rahatsiz ediyor?zamaninda sizde
grev gozcusu olmadiniz mi?gecmisi ne
cabuk unuttunuz.ortami germeyiniz.bunu
kasitli yapiyorsunuz.ortalik gerilsin
kan dokulsun gundem degissin.bu
ucuzluga kacmayin.millet aptal degil.
kahrolsun irtica! yaşasın cumhuriyet.. - İstanbul
30 Nisan 2008, Çarşamba 22:01
cumhuriyet kazanacak! irtica değil
cumhuriyeti yıkmaya çalışan irtica
değil..yaşasın devrimci mustafa kemal
ve altı okundan devrimcilik! irtica
çirkin; çok