Türkiyedeki kadın hareketi temsilcileri Türkiyede tecavüz edilip öldürülen İtalyan performans sanatçısı Pippa Baccanın yarım kalan yürüyüşünü devam ettirip ettirmemeyi tartışıyor.
İSTANBUL - KADER Başkanı Hülya Gülbahar, Keşke Pippa Baccanın kaldığı yerden yürüyüşü devam ettirebilsek dedi ve bu konuda olumlu görüş bildiren çok sayıda kadın olduğunu, tartışma sonunda karar alınacağını açıkladı. Kadının İnsan Hakları- Yeni Çözümler Derneği Kurucusu psiko-terapist Pınar İlkkaracan ise Bunun için yanımıza bir ordu vermeleri gerekiyor dedi ve ekledi; Geceleri ve sokakları istiyoruz! Bu arada, Türkiyedeki kadınların protesto için destek istedikleri Pippanın arkadaşları Biz barış için yola çıktık diyerek reddettiler.
Pınar İlkkaracan:
O KADAR ÇOK KORKUYLA YAŞIYORUZ Kİ Pippanın güven duygusu inanılır gibi değil. Düşünüyor ki, otostopla Türkiyeyi geçecek. Tabii kendi ülkesinde böyle yaşıyor, böyle içselleştirmiş. Biz Türkiyeli kadınlar o kadar korkuyla yaşıyoruz ki... Ben terapist olarak söylüyorum: Türkiyede bir sürü kadın, bedenini saklayarak, sokakta mümkün olduğunca bedenini kasarak yürümeye çalışır ki, başına böyle bir cinsel taciz gelmesin. Gözlerimizi yukarıya kaldıramayız. Bedensel olarak hep şöyle bir mesaj vermeye çalışırız: Ben kendimi sakınıyorum, sen bana birşey yapamazsın.
ALMAN KADINLAR, TÜRK ERKEKLERİNDEN KAÇAR En çarpıcı bulduğum şeylerden biri şu: Türkiyede binlerce kadın tecavüze uğruyor ve öldürülüyor. Bunlar gazetelerde satır aralarında kalıyor. Ama bu olayda bir kadının tecavüz edilip öldürülmesinden çok, erkek egemen basındaki yaklaşım Türklerin Avrupadaki imajı bozuldu şeklinde. Bu da korkunç bir şey. Ben yıllarca Avrupada yaşadım, Almanyada da yıllarca yaşadım. Almanyada Alman kadınlar, Türk erkeklerinden bucak bucak kaçarlar sokakta gördükleri zaman. İlle de Türkiyede olması gerekmiyor. Çünkü Almanyadaki Türk erkeğinin imajı da Alman erkeğine oranla, tacizci, saldırgan, tehlikeli bir imaj var. Türkiyeye gerek yok, Avrupada yaşayan Türk erkeklerinin bile imajı bu.
PİPPANIN ARKADAŞLARI PROTESTO DEĞİL, BARIŞ İSTİYOR Şu anda bir çok eylem planlanıyor. Kadınlar olarak Pippanın başladığı yolculuğu bizim tamamlamamız çok güzel birşey olur ama daha da önemlisi şu. Türk kadın hareketi, Pippanın arkadaşlarıyla bağlantıya geçtiler; Protesto edelim, siz de katılır mısınız? önerisinde bulundular ve çok güzel bir karşılık aldılar: Protesto için değil barış için yol çıkmıştık. İnsanların birbirlerini, karşı tarafı anlayabilmeleri için yola çıkmıştık. Tecavüzün mesajı olmaz ama keşke Pippa Türkiyedeki erkeklere şu mesajı net olarak ulaştırsa, kadınlar tehlike altında ve bu erkeklerin zihniyeti nedeniyle oluyor. Onların bu zihniyetlerini değiştirmeleri için bir an önce harekete geçmeleri gerekiyor. Pippa için annesi yeşil yas töreni hazırlıyor Avukat Hülya Gülbahar (Ka-der Başkanı):
PİPPANIN BIRAKTIĞI YERDEN DEVAM KARARI TARTIŞILIYOR Pippa Baccanın kaldığı yerden yürüyüşü devam ettirebilmeyi tartışıyoruz. Çok sayıda olumlu görüş bildiren kadın var. Kadın örgütlerinden temsilciler buluşarak tartışıp karar vereceğiz. Bizim gücümüz olsa Türkiyede yapılamayacak birşey değil. Başımıza bunlar da gelebilir. Türkiye koşullarında kadınların sokaklarda dolaşması tehlikeli.
PİPPANIN BAŞINA GELENLER MÜNFERİT DEĞİL Pippanın tecavüz edilerek öldürülmesi ailesi tarafından marjinal bir olay olarak değerlendirdi. Bu değerlendirme de bizim yetkililerimizin çok hoşuna gitti. Ama biz içeriden baktığımız zaman görüyoruz ki, bu bizim için marjinal bir olay değil. Her gün küçücük bebeklerden 80 yaşındaki nineye kadar tecavüz ediliyor. Türkiyede kadınlar açısından münferit bir olay değil. Artarak sürüyor. Şiddet meselesi de öyle. Görünür olmasıyla ilgili değil, şiddet de, kayıtsızlık da artıyor. Kışkırtılmış bir erkekler topluluğu içinde yaşam savaşı veriyor kadınlar.
TAKSİMDEKİ SALDIRGANLARI 57 YTL İLE SALIVERDİLER Yılbaşı gecesi Taksimde yaşananları Türkiyeli kadınlar olarak hâlâ unutmadık. Bu bir Türkiye gerçeği. Yılbaşı gecesi yaşananlardan çok farklı bir tavır değil bu. O kadar büyük bir milliyetçi dalga var ki Türkiyede. Bu milliyetçi dalganın, Bir Türk dünyaya bedeldir, Dünya Türk olacak zihniyetinin her gün, her parti tarafından pompalandığı bir ülkede, yabancı düşmanlığının bu dereceye; tecavüze ve öldürmeye kadar varması şaşırtıcı değil.
Kadını evde oturup çocuk bakacak bir cins olarak görmek, kadınları eve kapatmak, sokaktaki bütün kadınları (örtülü ya da örtüsüz) erkeklerin taciz ve tecavüz edebileceği sokak kadınları olarak görmek... Bu zihniyet değişmediği sürece yerli ya da yabancı, sokaktaki kadınlar tehdit altında olacaktır. Kadınları evlere kapatmanın bir başka argümanı olacak. Onun için de hukuk sistemi üç günlük cezalarla geçiştiriyor bu tür suçları. Kadınlara Sokağa çıkarsanız başınıza bunlar gelir mesajı verilmesinden, bütün bir erkek topluluğu çok hoşlanıyor. O yüzden Taksimdeki saldırganları 57 YTL ile salıverdiler.
GECELERİ VE SOKAKLARI İSTİYORUZ Kadın hareketi olarak başından beri Geceleri ve sokakları istiyoruz dedik. Geceler ve sokakların kadınlar için güvenli hale getirilmesi devletin görevi. Bir taraftan kadınlar evlerinde otursun, sokağa çıkarsa da kapalı bir şekilde çıksın propagandası yapmak, bir taraftan da bu tür olaylarda timsah gözyaşları dökmenin hiçbir inandırıcılığı yok. Devletin görevi, kadınlar için hangi kıyafetle dolaşırsa dolaşsın geceleri ve sokakları güvenli hale getirmektir.
Bir yandan ev, bir yandan iş, kadınları bin parçaya bölmüş durumda. Ekonomik destekleri yok, politik olarak desteklenen bir grup değil. Bu koşullar içerisinde herşeyi kadın hareketinden beklemek gibi bir eğilim var. Nerede bu kadın hareketi?, Nerede bu devlet? der gibi birşey oldu. Devletin kadına yönelik şiddet konusunda en azından sığınakları açması lazım ki, kadınların can güvenliği konusunda gerekli organizasyonları yapmalı ki; biz de bir taraftan bunlarla uğraşmayalım. Can güvenliği tehditi olan kadınlar yargı sistemi tarafından geri çevrildiği için bütün bunlarla yine biz uğraşmak zorunda kalıyoruz. Ama nereye kadar?..
Yurtdisinda yillarca hapis
yatilabilecek, agir cezasi
olan "taciz" in ulkemizdeki cezasi
57 "milyoncuk"mus. Neredeyse
insana "parasi neyse verelim yapalim"
dedirtecek bir ceza(odul) bu.
Ama tabii cezadan once toplumsal
algilayis cok onemli. Buradaki
yorumlarin bazilarinda bile hala olayin
vehametini algilamaktan ziyade "evet
ama boyleyken boyle" gibi bir
gerekcelendirme egilimi mevcut.
Bu durumun duzelmesindeki temel kosul
kadin hareketinin ilerlemesi ve
erkeklerin de kadinlarin ozgurluk
mucadelesinde onlara destek vermesi.
Bunun disinda kolay kolay bir sey
degismez.
Emrah Gokce Bayram - İstanbul
16 Nisan 2008, Çarşamba 11:54
Biz "Turkiyelilerin" cinsellige
yaklasimi maalesef o kadar hastalikli
ki... Toplum tarafindan normal ve hatta
kimi zaman hakli karsilanan tore
cinayetleri, kan davalari, kadinlara
bakis acimiz...
Belli bir saatten sonra sokakta
gordugumuz her kadin hayat kadinidir
bizim icin. Kimse bu konuda Turkiyeli
erkekleri savunmasin. Bakis acimiz son
derece feodal ve ataerkil. Bunu da
Avrupa"da bulamazsin. Avrupa "namus
cinayeti" kavramiyla oradaki
Turkiyeliler vasitasiyla tanisti.
Yargi da maalesef bu durumu
odullendiricesine bu tip hareketlere
taviz veriyor.
yusuf izmir - Manisa
16 Nisan 2008, Çarşamba 11:25
bir arkadasa söylemine
katılıyorum:bazı zonta dana veyahut
bilmem ne desem hemcinslerimin evde
kendi eslerine kızlarına kır dizini
otur,dısarı cıkma ona bakma onu giyme
deyip özgürce giyinen birine fahişe
muamelesi yapması(actıgına göre
istiyor demesi)kendi ailesini bir
restoranta götürmeyip bar pavyonda
kadınlara para yedirmesi herhalde
cinsel aclıgın tavan yapması demek.Bu
arada bu konuda tüm kadınların da payı
yok degil.lütfen rüstünüzü ispat edin
yönetim mekanizmalarına girin alt
düzey rolü kabullenmeyin..