Hayvanlar sandığınızdan daha çok düşünüyor
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Yaşam
2008 böyle geçti
Chivas&CNBC-e Business ile Sıkı Dostlar
İnsanlar
İlişkiler
Alışveriş
Hayvanlar Alemi
Lezzet
Gezi
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Yaşam » Hayvanlar Alemi

Hayvanlar sandığınızdan daha çok düşünüyor

Akıllı hayvanlar bizlere icat etme, plan yapma, değerlendirme -ve hatta aldatma- becerilerimizde yalnız olmadığımızı söylüyor.


 DİĞER HABERLER

  YAŞAM - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

National Geographic Türkiye
Yazı: Virginia Morell
Fotoğraf: Vincent J.
Güncelleme: 15:36 TSİ 02 Nisan 2008 Çarşamba

İSTANBUL - 1977’de Harvard’dan yeni mezun olan Irene Pepperberg çok cesur bir girişimde bulundu ve bir hayvanla konuşarak aklından neler geçtiğini öğrenmeye kalkıştı. Alex adını verdiği bir yaşındaki bir Afrika gri papağanını, İngiliz dilindeki sesleri çıkarmayı öğretmek amacıyla laboratuvarına götürdü.
Haberin devamı


Pepperberg, Alex’le diyalog kurmaya başladığında, bilim insanlarının çoğu hayvanların hiçbir düşünceye sahip olmadığına inanıyordu. Hayvanlar sadece birer makineydi; uyaranlara tepki göstermeye programlı ama düşünemeyen ya da hissedemeyen robotlar...

Evcil hayvan sahibi olup da bu görüşe katılacak insan yoktur. Ancak bu tür iddialar halen çok tartışmalı. İçgüdülerimiz bilim sayılmıyor ve insanın duygu ve düşüncelerini bir başka hayvana yansıtması hiç de zor değil. Peki, o halde, bir bilim insanı bir hayvanın düşünebildiğini -yani dünya hakkında bilgi sahibi olup ona göre davranabildiğini- nasıl kanıtlayabilir? Pepperberg, “Alex’le yaptığım çalışmalara başlamamın nedeni de bu” diyor.

Bazı beceriler, daha yüksek zihinsel yeteneklerin önemli göstergeleri sayılıyor: İyi bir hafıza, dilbilgisi ve simgeleri kavrama, öz farkındalık, başkalarının davranışlarının nedenlerini anlama, başkalarını taklit etme ve yaratıcılık... Araştırmacılar, zaman içinde gerçekleştirdikleri yaratıcı deneylerle bu yetenekleri başka hayvan türlerinde de belgeleyerek, bir yandan biz insanları farklı kıldığını düşündüğümüz noktaları yavaş yavaş ortadan kaldırırken bir yandan da bize kendi becerilerimizin kaynağına ilişkin bir kapı aralıyor. Çalıkargaları diğer çalıkargalarının hırsız olduğunu ve saklanan yiyeceklerin bozulabildiğini biliyor; koyunlar yüzleri tanıyabiliyor; şempanzeler, termit yuvalarını karıştırmak için çeşitli aletler ve hatta küçük memelileri avlamak için silah kullanıyor; yunuslar insanların hareketlerini taklit edebiliyor. Ve papağan Alex de şaşırtıcı derecede iyi bir konuşmacı...




“Alex araştırmaları”nın başlamasından 30 yıl sonra bile Pepperberg ve -üyeleri zaman içinde değişen- bir asistanlar grubu Alex’e İngilizce dersi vermeye devam ediyor. Daha genç iki papağanın yanı sıra insanlar da Alex’in sürüsü işlevini görerek ona her papağanın arzu ettiği sosyal ortamı sağlıyor.

Ne kadar küçük olursa olsun, her sürü gibi bu sürüde de dramatik olaylar eksik olmuyor. Alex diğer papağanların üzerinde baskı kuruyor, zaman zaman Pepperberg’e kızıyor, gruptaki diğer kadınlara ancak tahammül ediyor, bir erkek asistan ziyarete geldiğinde kendini kaybediyor.

Pepperberg, Alex’i Chicago’daki bir evcil hayvan dükkânından almış. Onu mağazada çalışan kişinin seçmesine izin vermiş; çünkü, daha sonra diğer bilim insanlarının, çalışmaları için bilerek diğerlerinden akıllı bir kuşu seçtiğini düşünmelerini istememiş. Alex’in beyninin ceviz içi kadar olması, çoğu araştırmacıya, Pepperberg’ün türlerarası iletişim çalışmasının boşa çıkacağını düşündürmüş.
“Bazı insanlar böyle bir şeyi denediğim için bana deli demişti” diyor. “Bilim insanları, şempanzelerin -konuşamamalarına rağmen- daha iyi bir çalışma konusu olacağını düşünüyordu.”




Bugüne kadar şempanzelere, bonobolara ve gorillere bizlerle iletişim kurmaları için işaret dili ve simgeler öğretildi ve genellikle etkileyici sonuçlar elde edildi. Örneğin araştırmacılarıyla “konuşabilmek” için yanında simgeli iletişim tahtası taşıyan Kanzi adlı bonobo, düşüncelerini ifade etmek amacıyla simgelerden kombinasyonlar oluşturdu. Ama yine de bu, bir hayvanın başını kaldırıp size bakması ve ağzını açıp konuşmasıyla aynı şey değil...

Foto Galeri: Hayvan Aklı

BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ?


İncelenen hayvanlardan bazıları ve bilişsel becerileri konusunda elde edilen bulgular aşağıda sıralanıyor.
* Primatlar
Azy (orangutan), düşüncelerini klavye üzerindeki soyut simgelerle aktarıyor ve uzmanların “zihin teorisi” adını verdiği yetiye uygun olarak başka birinin bakış açısını anlayabildiğini göstermiş oluyor.
Kanzi (bonobo), imgeler aracılığıyla iletişim kuruyor, konuşulan İngilizce’yi anlıyor ve alet kullanıyor.
Momo (marmoset maymunu), başkalarının davranışlarını taklit ederek öğreniyor ve hatta “nesne kalıcılığı”, yani gözle görünmeyen bir şeyin yine de var olduğunu bilme duyusunu taşıyor.
Aristides (halka kuyruklu lemur), bir bilgisayar ekranında rastgele dizileri tekrarlayabiliyor ve nitelikler arasında ayrım yapabiliyor.
* Kuşlar
Alex (Afrika gri papağanı), sayı sayıyor, renkleri ve biçimleri tanıyor, aynı ve farklı kavramını anlıyor.
Psychobird (batı çalıkargası), geçmişi hatırlıyor, gelecek için plan yapıyor ve aldatıcı davranış kavramını anlıyor.
Uek ve Betty (Yeni Kaledonya kargaları) problem çözebiliyor ve alet kullanabiliyorlar.
* Diğer Hayvanlar
Yunuslar cümle yapılarını ve dilbilgisini anlıyor, benlik bilinci taşıyor, yaratıcılık sergiliyor ve bir televizyon ekranında verilen yönergelerin gerçek dünyanın göstergeleri olduğunu kavrıyor.
“Betsy” ve Rico (çoban köpekleri) yüzlerce sözcüğü ve temsil ettikleri nesneleri anlıyor.
Filler benlik bilinci taşıdıklarını ve uzun süreli belleğe sahip olduklarını göstermişlerdir.
Koyunlar ayrı yüzleri -ister insan, ister koyun olsun- tanıyor ve uzun süre bellekte tutuyor.
Ahtapotlar alet kullanıyor, oyun davranışları sergiliyor, bireyleri tanıyor ve özgün kişilikler taşıyor.
Afrika çiklidleri sosyal konumu gözlem yoluyla belirliyor ve mantık yürütme belirtileri gösteriyor.

* Maymun Konuşması
Kendi aralarında basit vokal işaretler kullandıkları gözlemlenen birçok hayvan türü vardır. Uzmanlar insan dışındaki memelilerin tamamen yeni anlamlar yaratmak üzere işaretleri bir araya getirdiklerine ilişkin kanıtları ilk kez elde ettikleri kanısını taşıyor. Birçok erkek maymun türü, dişileri ve yavruları uyarmak için sıklıkla piyov ve hek seslerini tekrarlar. Araştırmacı Klaus Zuberbühler, tek başına kullanıldığında bunun bir yırtıcının saldırmaya hazır olabileceği anlamına geldiğini belirtiyor. Art arda kullanıldığında ise belirli bir tehlikenin söz konusu olmayabileceğini, sadece erkeğin oradan ayrılma yönündeki ısrarına işaret edebileceğini ekliyor.
Piyov: Bir leopar ya da başka bir yırtıcı yakında pusuda bekliyor.
Hek: Kartal gibi uçan bir yırtıcı yakında dolaşıyor.

Bazen bu sesler basit bir “cümle” kurmak için bir araya getirilir:
Piyov piyov hek hek hek hek. Buradan ayrılıp başka yere gidelim.

* Hayvan Gözcülüğü
Her evde olduğu gibi, balarısı kovanları da bazen aşırı kalabalıklaşabilir. Bir kovan düpedüz taşacak hale geldiğinde, balarısı sakinleri en iyi yönetilen komüne bile ilham kaynağı olabilecek bir kolektif karar alma sürecine girer. Kraliçe ve kovandaki arıların yaklaşık yarısı uçup bir ağaca konarken, izciler yeni bir yuva aramak üzere etrafa dağılır. American Scientist dergisinde yayımlanan bir incelemeye göre, yuva kurulacak iyi bir yer bulan izciler kararsız izcileri yanlarına çekmek üzere bir “sallanma dansı” yaparak yarışa tutuşurlar. Kazanılmak istenen arılar gösterilen yeri bizzat incelerler. Eğer yer hoşlarına giderse, aynı şekilde sallanma dansıyla reklamını yaparlar. Herkes hazır olduğunda, tüm kovan yeni yuva yerine uçar.





* Arayanın Kimliği: Kuşlar
Dışarıda bir cep telefonu zili duyduğunuzda, bu “telefon”un tüylü olduğunu görerek şaşırabilirsiniz. Romalılar usta taklitçi olan sığırcıklara insan konuşmalarını taklit etmeyi öğretmişlerdi. Günümüzde repertuarları sadece diğer kuş ötüşlerini değil, testere seslerini, at kişnemelerini ve hatta cep telefonu ezgilerini kapsıyor. Danimarka ve Avustralya gibi birbirinden çok uzak yerlerdeki sığırcıklar bile aynı şeyi yapabiliyor. Britanya’nın Kraliyet Kuşları Koruma Derneği uzmanlarından Andrew South, erkek kuşların “özellikle üreme zamanında bir dişiyi çekmek ve bir alanı tutmak için” insan sesleri çıkardıklarını belirtiyor.
Ceviz kadar beyni sizi aldatmasın. Cambridge Üniversitesi profesörü Nicky Clayton, batı çalıkargalarının ciddi ciddi mantık yürüttüğünü söylüyor.




Makalenin devamını ve hayvanların düşünüp düşünmediğine, duyguları olup olmadığına ilişkin merak ettiklerinizi National Geographic Türkiye, Mart sayısında bulabilirsiniz.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

                        Bu habere henüz yorum yapılmamış


Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları