Fehmi Koru’nun yazısı: Karargah Cumhuriyet
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Yerel Seçim 2009
Ergenekon Davası
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Genel

Fehmi Koru’nun yazısı: Karargah Cumhuriyet

Fehmi Koru bugünkü yazısında AK Partililer’e Cumhuriyet gazetesini dikkatle izlemelerini söylüyor, “Karargah Cumhuriyet gazetesi. Ergenekon’un karargahı kasdettiğimi sanmayın, AK Parti’yi ne pahasına olursa olsun durdurma çabasının karargahı” diyor.

 DİĞER HABERLER

  GÜNCEL - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC VE AJANSLAR
Güncelleme: 17:15 TSİ 22 Mart 2008 Cumartesi

İSTANBUL - Fehmi Koru, Yeni Şafak Gazetesi’nde Taha Kıvanç takma adıyla bugün yayınlanan “Her kafadan bir sese kişisel katkım” başlıklı yazısı şöyle:
Haberin devamı

Yine ağzı olanın konuştuğu o bildik dönemlerden birine girdik. Ak Parti’nin aleyhine kapatılma davası açılması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu ya, o noktadan itibaren herkes Ak Parti yönetimine akıl verme yarışında.

Kimi “Değiştirin şu yasaları, siz de rahat edin, âlem de” derken, kimi “Aman ha, sakın” diyor ve ekliyor, “Centilmenliğe aykırı, belki de suç.” Birini dinlese Ak Partililer derhal yasal mevzuatta değişikliğin peşinde koşmaları şart, diğerini dinleseler kaderlerine razı olmaları gerekecek... Hangisini yapsınlar?

Aslında önce “Bayram değil, seyran değil, eniştem beni niye öptü?” sorusuna cevap bulmak zorunda Ak Parti. Bazılarının dediği gibi “Avrupa Birliği sürecine samimiyetle sahip çıktıkları için AB üyesi Türkiye’de üstünlüklerini kaybedecek bürokrasinin son hamlesi” olabilir mi bu girişim? Öyleyse, AB sürecine daha sıkı sarılmak mı, yoksa mümkün olduğu kadar uzak durmak mı çaredir?

Kimileri “Sebep Ergenekon” diyorlar. İlhan Selçuk böyle diyenlerle alay ediyordu dün: “İş geldi nereye dayandı?.. / Yargıtay Başsavcısı, AKP iktidarına demiş ki: / - Sen Ergenekon davasını açar mısın?.. / - Açarım... / Başsavcı köpürmüş: / - Ya öyle mi, ben de seni kapatmak için dava açarım...

“Vallahi ben uydurmadım, gazeteler yazıyorlar, Başbakan RTE ve yardımcıları: / ’ - Biz Ergenekon çetesini çökerttik, AKP davası ondan açıldı’ diyorlarmış...”

Böyle düşünüyorsa Başbakan ve etrafındakiler, elbette alayı hak ediyorlar. Oysa Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın ilk gün seslendirdiği kuşkudan da, görüştüğüm Ak Partililerin anlattıklarından da farklı bir tablo çıkardım ortaya.

Şöyle düşünün: Kıskacın tamamlanmakta olduğunu, çok yakında öteki örgüt üyelerinin yanına götürülmek üzere olduğunuzu biliyorsunuz... Elinizde ‘dolaylı şantaj’ yapmaya yarayabilecek bir güç var. Bu gücü süreci bir an önce başlatmak üzere kullanır mısınız, kullanmaz mısınız? “Ergenekon yüzünden” diyenler böyle bir mantıktan hareket ediyorlar.

Acaba kime/kimlere kadar uzanacaktı Ergenekon operasyonu? “Sebep Ergenekon” diyenler, bu noktada, okuduğunuz mukadder soruyu soruyorlar...

Şapkasından tavşan çıkarmasıyla ünlü eski politikacı Hüsamettin Cindoruk da katılmış Ak Parti’ye akıl verenler kervanına... NTV’de çıktığı bir programda söylediklerini Can Dündar özetledi dün. Milliyet yazarının Cindoruk’u tanıtan dokunaklı satırlarını ıskalamanızı istemem:

“Bir siyasetçiden çok, siyasetin zorlu patikalarını arşınlamış bir bilge gibi konuştu. / 27 Mayıs’ı, Yassıada’yı, 12 Mart’ı, 12 Eylül’ü görmüştü. / Politik duyargaları müdahalenin ayak seslerini herkesten önce duyabilecek kadar gelişkindi. / Şimdi hisleri onu kaygılandırıyordu. O yüzden iktidara, özellikle de Erdoğan’a ‘ağabey tavsiyesi’ verir gibi konuştu: / ‘Ben sizin kesimden geliyorum, muhafazakâr, dindar bir adamım; ama devlete, devletin kurallarına, cumhuriyete de saygılıyım, bağlıyım’ dedi.”

Herhalde “Ben sizin kesimden geliyorum” cümlesi sizin içinizde de tuhaf duygular uyandırmıştır; bende öyle bir etkiye sebep oldu da. NTV’ye çıkmadan önce, Tayyip Erdoğan’a hangi konularda ‘öğüt’ vereceğini, halaoğlu Emin Çölaşan ve muhterem eşleri Danıştay Başsavcısı Tansel Çölaşan ile birlikte belirlemiş olabilirler. Hüsamettin Cindoruk, 1991 DYP-SHP koalisyonunun kurulmasını, Emin-Tansel Çölaşan çiftinin evinde Hikmet Çetin’le yürüttüğü pazarlık sonucu sağlamıştı çünkü...

Tayyip Bey ‘Türk siyasetinin duayeni’ ve Abdullah Gül cumhurbaşkanı seçilmesin diye bulunan ’367 formülünün mucidi’ Hüsamettin Cindoruk’un öğütlerini dikkate alacaktır herhalde.

Ak Partililere benim de bir tavsiyem var: Şu günlerde Cumhuriyet gazetesini dikkatle izlemeliler. Hürriyet veya Milliyet, hatta Vatan önemli değil bu süreçte, onlar “Vur kaç” ekibi; karargâh (Ergenekon’un karargâhını kast ettiğimi sanmayın, Ak Parti’yi ne pahasına olursa olsun durdurma çabasının karargâhı), Cumhuriyet gazetesi...

Şu satırları haftanın ilk günü Cumhuriyet’in ‘başyazı’ sütununda okudum: “Yüksek mahkemenin vereceği kararın ne olacağı elbette bilinemez; ancak Türkiye’nin lâik Cumhuriyet olarak İslâm dünyasındaki olumsuz gelişmeler karşısında ayakta kalabilmesini elbette yalnız hukukla ve davalarla sağlamak mümkün değildir.”

Bilinenlerin tekrarı olan yazı sanki bu cümleyi kayıtlara geçirmek için kaleme alınmış gibiydi. “Yalnız hukukla ve davalarla sağlamak mümkün değildir” cümleciği ufukta başka sürprizlerin bizi beklediğini akla getiriyor.

Ben de istemeden bayağı ileri gittim galiba; özür dilerim.

Fehmi Koru’nun “İlhan Bey evde mi?” yazısı

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

zekeriyaardic  - Adana
26 Mayıs 2008, Pazartesi 20:00  
Dilin kemiği yok aslanım sen cindoruk yarın ben maocuyum ama konjüktür gereği böyle görünüyorum derse ona da inanacakmısın onun ağababası demirelde ben şuyum ben buyum ben oyum derken girmedik kılık bırakmadığını ne çabuk unuttun!

Cengiz Poyraz  - İstanbul
24 Mart 2008, Pazartesi 12:29  
Fehmi Koru"ya katılıyorum.İlhan Selçuk önce cumhuriyete atılan bombaların hesabını neden sormuyor,buna cevap versin.Tabi iş ulusalcı-darbeci ergenekon çetesine ordan da kendisine geleceği için olabilir mi acep?.

Yaşar Kayabaş  - Artvin
22 Mart 2008, Cumartesi 01:21  
Sayın Fehmi Koru; Hüsamettin Cindoruk bende sizeden geliyorum derken muhafazakar ,merkezci demokrat vede dininede bağlı biri olduğunu söylemiş. Sizde buna gülerek siz kim biz kim demek istiyorsunuz. Ozaman soruyorum; bunlarıda kabul etmiyorsanız, Siz yoksa Şeriatçımısınız? Yoksa bu R.T.E didlinden düşürmediği; Uzun ince bir yol dediği bu yolmudur? Şayet yolunuz buise yolun sonu hiçde aydınlık gözükmüyor benden söylemesi.

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları