Yüce Allahın, insanlığa lütuf ve merhametinin bir tecellisi olarak, insanı insan yapan bütün değerlerin ve ahlaki erdemlerin kendisinde topladığı Hazreti Muhammedi son peygamber olarak gönderdiğini belirten Bardakoğlu, Allah, inananlara, kendi içlerinden onlara ayetlerini okuyan, onları temize çıkaran ve onlara Kitabı ve hikmeti öğreten bir elçi göndermekle iyilik yapmıştır. Oysa onlar önceleri apaçık şaşkınlık içinde idiler (Al-i İmran, 3/164) mealindeki ayet de bu ilahi ikramı ifade eder dedi.
Hazreti Peygamberi en iyi bir biçimde tanıtan Kuranın, onun hayatını yaşanabilir en güzel model olarak takdim ettiğini ve kendisinin örnek alınmasını istediğini vurgulayan Bardakoğlu, Hazreti Peygamberin, bizim içimizden bize gelmiş (Tevbe, 9/128) ve alemlere rahmet olarak (Enbiya, 21/107) gönderilmiş bir elçi olduğunu ifade etti.
Hz. Peygamberin İçimizden biri olmasının, Onun örnek olmasının imkanına işaret için olduğunu, ancak, örnek almak için örnek alınacak şeyin doğru anlaşılması gerektiğini, doğru bilgi olmadan anlamaktan söz edilemeyeceğini belirten Bardakoğlu, şunları kaydetti:
Onu sevmek ve örnek almak, yalın bir taklit ve sünnetinin belirli şekillere hapsedilmesi değil, sünnetinin ve siretinin bütün yönleriyle tanınması, insanlığın huzur ve mutluluğu için yaptığı çağrının güncelleştirilerek hayatımıza yansıtılması, güzel ahlakının ve öğretilerinin davranışlarımızın mihveri ve rehberi yapılmasıdır.
O Rahmet Peygamberi, İman etmedikçe cennete giremezseniz. Birbirinizi sevmedikçe de gerçek manada iman etmiş olamazsınız buyurarak, birbirimizi sevmeyi imanın bir gereği olarak ifade etmiş, sevgi ve imanı toplumsal barışın temel direği yapmıştır. O, bütün hayatı boyunca, bizlere Yüce Yaratıcıya iman edip Onu içtenlikle sevmeyi, Ona bağlanarak ibadetlerle hayatımızı anlamlı kılmayı, dürüstlüğü, emaneti korumayı, insan haklarına uymayı, zayıf ve muhtaçlara yardım etmeyi, yetim ve kimsesiz çocuklara kol kanat germeyi, herkesin ve her şeyin hakkını gözetmeyi, komşuluk ve akrabalık bağlarına riayet etmeyi, kimseyi kırmamayı, iyilikte yarışmayı, yararlı insan olmayı öğütlemiştir.
Bardakoğlu, Mevlid Kandilinin, Hazreti Peygamberin sunduğu bütün değerleri ve yol gösterici öğütlerini anlama ve bu anlayışla yaşama ve yenilenme zamanı olduğuna işaret ederek, bu değerleri fark etmek ve onları bir davranış bilincine ve yaşanan bir hayat haline getirebilmenin, dindarlığın temel hedefi olması gerektiğini bildirdi.