Yargıtay Onursal Başkanı Sami Selçuk, yasaklar manzumesi diye nitelendirdiği Siyasi Partiler Yasası ve paralel olarak Anayasa değişirse, bunalımın aşılabileceğini söyledi. Selçuk Sadece usul değişikliği yapılırsa, bu davayı etkilemez uyarısı da yaptı.
İSTANBUL - Yargıtay Onursal Başkanı Sami Selçuk, Yargıtay Başsavcısının AK Partinin kapatılması istemini, NTV canlı yayınında değerlendirdi. Üzerinde durduğu en önemli noktanın, iddianamenin kahvelerde bile tartışılması olduğunu, bunun yargıyı gölgeleyeceğini söyleyen Selçuk, oysa bazı ülkelerde, önyargı oluşmasın diye, yargıçların bile iddianameyi mahkemede görebildiğini belirtti.
HERKES İDDİANAMEYİ TARTIŞIYOR Şu anda benim üzerinde durduğum en önemli nokta, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının iddianamesindeki kanıtların, iddiaların, kamuoyunda tartışılması. Normal bir düzende, bunu tartışmak mümkün değildir. İddianameler meydanlarda, basında, kahvelerde tartışılacak konu değil. Bu o kadar önemlidir ki, önyargı oluşmasın diye kimi ülkelerde iddianameleri yargıç bile göremez. Duruşma aşamasında ancak yargıç görebilir. Ama Türkiyede herkes iddianamede ileri sürülen iddiaları üzerinde tartışıyor. Bunlar yanlış şeyler. Daha sonra yargı karar verdiği zaman, yargıyı gölgeler. Kimisi işte biz isabet ettirmiştik, kimisi ettirmemiştik...
MAHKEME ÜYELERİ TARTIŞILIYOR Bunun dışında, Anayasa Mahkemesi üyeleri, kimin tarafından atanmıştı, ona göre sonuçlar çıkarılıyor. Bunları son derece yanlış buluyorum. Anayasa Mahkemesi üyeleri nihayet bir yargıçtır, yargıçlar her türlü inanç ve görüşlerini, mahkeme salonunun dışında bırakarak karar vereceklerdir. Yıllardır üzerinde durduğum, yargı bağımsızlığı ve yargının nesnellik ilkesine uygun bir şekilde karar oluşturabilmesi için gerekli zeminin hazırlanması açısından, bunları son derece üzücü, sakıncalı buluyorum.
12 EYLÜLÜN ÜRÜNÜ YASA DEĞİŞİRSE, BUNALIM AŞILIR Bu aşamada elbette ki yeni düzenlemeler yapılabilir. Siyasal Partiler Yasasının 78 ve 103üncü maddelerine baktığımız zaman onlarca yasak var. Bu bir tepki yasasıdır. 1983de çıkmış bir tepki yasasıdır. Tabii 12 Eylülün ürünüdür. Bu yasayı mutlaka en azından gözden geçirmek gerekir ya kaldırmak ya da gözden geçirmek gerekir. Bunlar yapılmak suretiyle bu bunalımın aşılabileceğini düşünüyorum.
AMA SADECE USUL DEĞİŞİKLİĞİ YETMEZ Anayasa değişikliği gerekli tabii, aynı doğrultuda bir anayasa değişikliği gerekli. Yalnız yapılacak olan değişiklik usulle ilgili olursa, mevcut davayı etkilemeyecektir, onu da söyleyeyim. Yani usul yasaları derhal yürürlüğe girer, ama daha önce yapılmış olan işlemleri etkisiz, sakat hale düşürmezler. Bunu göz önünde tutmak gerekir. Bugün basına yansıyan olayın usulle ilgili olduğunu görüyorum ben, ama ayrıntıyı bilmiyorum. Usulle ilgisi olursa iddianame geçerliliğini koruyacaktır ve normal süreç işleyecektir. Değiştirilmesi gereken bence yasaklar manzumesidir.
Sami Selçuk"un bu konu hakkındaki bütün
görüşlerine aynen katılıyorum...
Yasakçı zihniyetin ürünü yasakçı
mevzuattan bir an evvel
kurtulmalıyız.
Fahri - Ankara
18 Mart 2008, Salı 11:38
Zafer Bey"e sonuna kadar katiliyorum.
Ayrica eklemek istedigim diger bir konu
da Japonya modeli hakkinda. AKP nerde
isine yarayan kanun,kural varsa almaya
calisiyor.Meclis cogunluguyla kapatma
karari alinsin deniyor. Kim kendi
kendini kapatma karari alir? Madem
Japonya"dan onu almak istiyorsunuz,
lutfen yolsuzluk yapanlar icin
Harakiri"yide alin.
Metehan HAKAN - Tokat
18 Mart 2008, Salı 11:33
Sayın Başkan söylemleriniz olması
gerekendir. Ama vatandaş sizden daha
güzel görüyor olayları çünkü basit ve
reel bakıyor.
Koskoca makamlara getirilen insanlar
Anayasa mahkemesi , yargıtay ,
danıştay üyeleri; birinin ak dediğine
diğeri kara diyor. Niye çünkü hepsi
kendi açısından bakıyor dünyaya ;
Onca birikimimizin sonucu Türkiye
hala "YETİŞMİŞ İNSAN"
YETİŞTİREMEMİŞTİR...