Sosyal Güvenlik Reformunu protesto etmek için çalışanların bugün 2 saat iş bırakmasına tepki gösteren Başbakan Erdoğan, eylemin yasal olmadığını savundu. Erdoğan, Kurumlar kendi insanına zulmediyor dedi.
ANKARA - Başbakan Erdoğan, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla Gazi Üniversitesi Mimar Kemalettin Salonunda düzenlenen toplantıda konuşma yaptı. Konuşmasında, çalışanların gerçekleştirdikleri iş bırakma eylemine değinen Başbakan Erdoğan, Bugün bir şey yapılıyor. Nedir o? İşi yavaşlatma eylemi. Bu yasal olarak bir defa kesinlikle yasaktır. Böyle bir şey yapamazsınız. Hukuken buna müsaade eden bir yasa maddesi yok dedi.
Erdoğan, şöyle konuştu: Şimdi soruyorum, hangi alanda olursa olsun, yasal olmayan bu uygulamayı yapan kuruluşa, kuruma; bunun içinde yer alanlar bir defa burada kendi insanına zulüm ediyor mu? Zulümdür. Nasıl zulüm ediyor? Diyelim ki hastanedeyseler, orada işi yavaşlatmak suretiyle. 5 kişiyi tedavi edeceksiniz iki saat içerisinde. Bir defa bu 5 kişi oradan dışlanmış olacak, bekleyecek. Oysa oraya hangi şartlarda geliyor, belli değil.
Karayollarındaki iş bırakma eylemine de değinen Erdoğan, Aynı şekilde gişelerde, karayollarında zulüm. Araçlarının başında, araç çalışıyor, iki saat benim vatandaşımın orada yakmış olduğu akaryakıtı kim acaba telafi edecek? Örneğin büyükşehirlerimizde zaten sıkıntı varken, bu tür bir uygulamaya girmenin acaba bir demokratik, laik, sosyal hukuk devleti içerisinde tanımı olabilir mi? dedi. Çalışanlar iş bıraktı, hayat iki saat durdu Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısının masada konuşulacak şeyler olduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, Konuşulur ve konuşulmuştur da. Bütün yetkililerle konuşulmuştur ve bütün bu yetkililerle yapılan konuşmalar neticesinde bir yere varılmıştır. Ama bunun sonu gelmez. Devamlı her gün yeni şeylerle ortaya çıkılmaktadır. İlgili, ilgisiz ve bunlar kişilere göre değişmektedir dedi.
Sosyal güvenlik sisteminde mevcut sistemle bugüne kadar gelindiğini ifade eden Başbakan Erdoğan, bugüne kadar olan sistemle kazanılamadığı için bazı adımların atılması gereğinin ortaya çıktığını söyledi.
Başbakan Erdoğan, Sosyal Güvenlik Sisteminde geçen dönem değişiklik yapıldığını anımsatarak, Örneğin, çıkarılmış, gönderilmiş 9 maddesi tekrar gözden geçirilmek üzere iade edilmiş. Bunların üzerinde de çalışanlar bu ülkenin bütün bedelini üstlenmiş ve yarın bunun bedelini de halkına verecek olan yasama organıdır, bunun hesabını verecek diye konuştu. Çalışanlar neden eylem yaptı? Talepleri neler? Erdoğan, şöyle devam etti: Ama çok farklı hesaplar içerisine girmek suretiyle mesela geçen dönemde enteresandır; Her doğanın sosyal güvence ile doğması, 18 yaşına kadar sosyal güvencede olması. Bunu bile ne yazık ki olumsuz yaklaşmak suretiyle yasa maddesi içerisinde çıkarma gayreti içerisindeydiler. Ama şimdi kabulleniyorlar, çünkü tutmadı, çünkü halkın bu noktadaki reaksiyonu ortaya çıktı. Buna benzer emeklilik meselesinde şu anda sistemin içerisinde olanların, yasa çıktıktan sonra sistem dışında kalacağına dair bir çok yerden bize gelmeye başladı. Hiç alakası yok yani sistemin çıktığı ana kadar kazanılmış haklar nelerse, bu hakların hepsi aynen korunmaktadır. Ben, bu iddiayı yapanlar doğru konuşmuyorlar, yalan söylüyorlar diye ifade ettim, yine aynı şeyi ifade ediyorum; Dürüst olacaksın, ilkeli olacaksın. Her zaman şunu söylüyorum, benim koltuk koruma diye bir derdim yok, ama inandığım doğruları, müzakerelerimi yaparım, istişarelerimi yaparım ondan sonra da inandığım doğrular istikametinde hareket ederim. Çünkü ben milletimin hizmetkarı olarak bu yola çıktım. Bu hizmette de gece gündüz emeden koşuyoruz koşmaya mecburuz.
ÇAĞLAYAN: REFORMU YAPMAK ZORUNDAYIZ Öte yandan, bakanlar da iş bırakma eylemine tepki gösterdi. Sosyal güvenlik reformuna değinen Sanayi Bakanı Zafer Çağlayan, Türkiye Alüminyum Sanayicileri Derneğinin (TALSAD) olağan genel kurul toplantısında yaptığı konuşmada, Kim ne yaparsa yapsın, kim ne diyorsa desin, Türkiye sosyal güvenlik reformunu yapmak zorundadır. 220 milyar YTLlik bütçesinin 37 milyar YTLsini sosyal güvenlik sistemine transfer eden dünyada başka bir ülke yoktur. Sosyal güvenlik sistemi kirletilmiştir, geçmişte politikacıların popülist amaçlarına kurban edilmiştir. 37 milyar YTLyi Türkiye sosyal güvenlik sistemine transfer etmek yerine 10da birini KOBİlere verse ihracatı ikiye katlanır, üretimi 2ye katlanır dedi.
ANLAŞILMAZ YAYGARALAR KOPARILIYOR Şu anda iki çalışanın bir emekliye baktığını, en kötü durumda bunun 4 çalışan olması gerektiğini söyleyen Çağlayan, Yapılan çalışma konusunda sebebi anlaşılmaz bir şekilde yaygaralar koparılıyor. Efendim 9 bin iş günü olur mu? Bu mezarda emekliliktir. Yeni kanun uygulamaya başlar başlamaz öncelikle 7 bin işgünü mecburiyeti getirilecektir. Sonra kanun maddesinde deniyor ki her sene 100 iş günü ilave edilecek, bu 9 bin iş gününe tamamlanacak. Yani 2028 yılında ilk defa işe girecek biri 9 bin iş günü çalıştıktan sonra emekli olacak diye konuştu. Çağlayan, bu çalışmayla Türkiyenin 2020sini değil, 2060larını kurtarmayı hedeflediklerini aktardı.
UNAKITAN: İŞ DURDURMA DEĞİL, MUTLU OLMAMIZ LAZIM Maliye Bakanı Kemal Unakıtan da, Sosyal Güvenlik Yasa Tasarısının, Türkiyenin geleceğini kazandıran önemli bir reform olduğunu ifade etti. Unakıtan, şunları söyledi: Bırakın sadece Türkiyedekileri, yurtdışında Türkiye ile ilgilenenler bile Türkiye, bu reformu yapabilecek mi acaba? diye bakıyor. Dolayısıyla Türkiye olarak bizim muhakkak bu yapısal reformu yapmamız lazım. Evlatlarımıza daha iyi bir Türkiye kazandırabilmek, bırakabilmek için bugünümüzü ve yarınımızı daha iyiye getirebilmek için bu reformu yapmak lazım. İş durdurma değil, bundan dolayı mutlu olmamız lazım. O bakımdan meselelerimize lütfen günübirlik bakmayalım. Türkiyenin geleceği önemlidir. Hepimiz bu memleketin içindeyiz, bu memleketin iyi olması hepimize fayda getirir.
iş bırakmak yasaktır.
seneler sonra : 64 yaşında bir adam
emekliliğine 1 sene kalmış iş arıyor
bulamıyor. nediyor işverenler: İŞ ARAMAK
YASAKTIR
(bu yasa tasarısı bizim değil BATIL
imfnin bir ricasıdır kıramadık onları
DİYEMİYORLAR)
tevfik karaca - Ankara
16 Mart 2008, Pazar 01:36
İş bırakmak yasak,ama başörtüsüde yasak
be başkabakan aynı yasalarda,hayranım
demokratlığınıza..
Recep Aykut - Zonguldak
15 Mart 2008, Cumartesi 14:51
Ya ayıp! İnsanların hakkı var (dı) !
Sanki başbakan sizin yaptığınız zulüm
değil insalara! Ama durun bunların
hesabı sorulacak.