Büyükanıt: İspatlansın, üniformamı çıkarırım
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Yerel Seçim 2009
Ergenekon Davası
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Genel

Büyükanıt: İspatlansın, üniformamı çıkarırım

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Kuzey Irak’a kara harekatıyla ilgili brifing verdi; operasyonun başlangıç ve bitişiyle ilgili ABD’nin etkisi olduğu iddiası için “İspatlasınlar, üniformamı çıkarırım” dedi.


 DİĞER HABERLER


NTV-MSNBC
Güncelleme: 12:19 TSİ 04 Mart 2008 Salı

ANKARA - Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt, 8 gün süren kara harekatını, Genelkurmay Karargahı’nda basın mensuplarına anlattı; soruları yanıtladı. Büyükanıt’ın üzerinde önemle durduğu konu, harekatın ABD isteğiyle başlatıldığı ve ABD isteğiyle bitirildiği iddiasıydı. Bu iddiayı üzüntüyle karşıladıklarını belirten Büyükanıt, CHP lideri Deniz Baykal’ın harekatın bitişiyle ilgili olarak “Ameliyat bitti ama içeride parça unutulmuştur” sözleri ve harekatın ABD’nin isteğiyle bitirildiği iddiasına karşı da, “Siyasilerle polemiğe girmem ama; görevi siz mi veriyorsunuz ki, siz mi denetliyorsunuz ki ‘içeride parça kaldı’ diyorsunuz” şeklinde tepki gösterdi.

Haberin devamı

Basın kuruluşlarının Ankara temsilcilerinin çağırıldığı, kuvvet komutanlarının da katıldığı toplantıda konuşan Orgeneral Büyükanıt, Cuma günü sınır ötesi operasyonun sona ermesiyle çeşitli soru işaretleri ve çeşitli yorumlar bulunduğunu kaydeden Büyükanıt, mümkün olduğu kadar bunlara açıklık getirmek istediklerini kaydetti.

Org. Büyükanıt’ın konuşmasının tam metni

Üzerinde “Yorgun ama mağrur askerlerimiz” yazılı, harekattan dönen askerlerin fotoğrafının önünde konuşan Büyükanıt’a kuvvet komutanları ile Genelkurmay Genel Sekreteri Ergin Saygun eşlik etti. Büyükanıt özetle şunları söyledi:

ŞAŞIRTMAYA DEVAM EDECEĞİZ
Operasyonun ana amacı silahlı saldırıların planlandığı Zap bölgesine darbe vurmak, her türlü şartta TSK’nın operasyon yapabileceğini göstermek, teröristin ümidini kırmaktı. Bu hedeflerin tümüne ulaşıldı, o bölgede 300 olarak tespit edilen teröristlerden 240’ı etkisiz hale getirildi. Ancak değerlendirmelerimize göre teröristlerin zayiatı çok daha fazladır. Çünkü bu rakama Hava Kuvvetleri’nin verdirdiği zayiat dahil değildir. Harekat birçok kişiyi şaşırttı, ancak şaşırtmaya devam edeceğiz. Operasyonlar sürecek. Teröristlere vereceğimiz daha çok ders var.

HEDEF KANDİL DEĞİL ZAP BÖLGESİ
Operasyon bölgesini Zap seçmemizin sebebi PKK’nın silahlı saldırılara yönelik eylemleri planladığı ve bilahare teröristlerin silahlı terörünün beyni burası. Kandil daha ziyade eğitim yaptıkları yerler, lojistik, şu, bu, buna benzer şeyler. Ama silahlı terörün beyni Zap kampıdır ve bu bölgeye bir operasyon yapmayı planladık ve icra ettik.

YAZ MEVSİMİNDE BU KADAR BAŞARILI OLMAZDIK
Şimdi şu suali sorabilirsiniz, operasyon neden bu mevsimde yapıldı? Şunu söyleyeyim, tabii ki askeri bir harekatta önceden planlama, gerekli ayrıntıları tespit etme değişmez parametreleridir. Bu mevsim özellikle seçildi. Bu mevsimde orada çok çetin mevsim koşullarının olacağını, olduğunu biliyorduk. Operasyonu bu mevsimde değil de, yaz aylarında yapsaydık bu kadar zaiyat verdiremezdik. Ayrıca yaz aylarında bu sonuca belki birkaç ayda ulaşabilirdik. Bu iklimde, bu şartlarda ve bu sürede bir operasyon, dünyada ilktir.

KAFAMIZA SAKSI DÜŞECEĞİNİ DÜŞÜNÜRSEK...
Bu tür çok sert iklim koşullarında operasyonların riski şüphesiz ki var. Ancak risk hayatın kendisinde de var. Kafamıza pencereden saksı düşeceğini düşünürsek, dışarıya çıkmamamız lazımdır. Askerlik şöyle ifade edilebilinir, öngörülere dayanan bir risk alma sanatıdır, biz de bu riski almaya karar verdik. Şunu biliyorduk ki PKK’nın en büyük eylem biçimi olan patlayıcılar bu mevsimde patlatılamaz. En can yakıcı kayıpları maalesef patlayıcılar yüzünden yıllardır yaşıyoruz.

DERİN KARDA PKK’NIN YAPAMAYACAĞINI BİLİYORDUK
Derin karda PKK’nın yapamayacağını biliyorduk. Nitekim operasyon sırasında patlayıcıdan dolayı tek bir zayiat dahi verilmedi. İşte avantaja çevirmek derken bunları kastediyordum. Derin karda harekat çok zor. Çok görsel malzemeyle basınımızı takviye ettik. Bu ortamda arazi şartlarını görüyorsunuz, Mehmetçiklerimizin hareket şartlarını görüyorsunuz, bunların hepsini avantaj haline getirebileceğimizi düşünüyorduk, öyle oldu. Soğuk hava ve elverişsiz şartlar, PKK’ya dezavantaj olarak döndü.

ARAÇ KULLANILMADI, YAYA HAREKATI YAPILDI
TSK’nın teçhizat durumu ve diğer kolaylıkları bu kötü hava şartlarını yenmemizde çok büyük avantaj sağlamıştır, bize. Operasyon bölgesinde hiçbir araç kullanmadık, generalleri de, albayları da, subay ve astsubayları tamamen bu derin karda yaya halinde bulunmuştur. Arazi şartları zaten o bölgede araç kullanılmasına da imkan tanımıyor ve bu operasyon tamamen yaya bir operasyon olarak icra edilmiştir. Operasyonun önemli bölümü gece yapıldı. Teröristlere en büyük kayıp da gece verdirildi. Harekat, taktik başarıdır.

PKK’NIN KAYIPLARI 240’IN ÜZERİNDE
Ancak değerlendirmelerimize göre teröristlerin zayiatı çok daha fazladır. Çünkü bu rakama Hava Kuvvetleri’nin verdirdiği zayiat dahil değildirKayıplarının 240’ın üstünde olduğu kesindir. Hava Kuvvetleri’yle vurduğumuz ağır darbeyle de büyük kayıp olduğunu biliyoruz, ama ne kadar olduğunu bilmiyoruz.

BAŞBAKAN’IN AVUKATI DEĞİLİM AMA...
TSK, devlet terbiyesi olan bir kurumdur. Operasyonla ilgili tüm yetkili makamlarla koordinasyon içinde hareket edildi, bilgi verildi. Başbakan’ın harekatın biteceğinden bilgisi doğru değildir. Ulusa Sesleniş konuşmasının kaydı 27 Şubat Çarşamba günü yapıldı, bu tarihte operasyon sürüyordu. Ben kimseye avukatlık yapmıyorum ama gerçek budur.

ABD’NİN HİÇBİR ETKİSİ YOK
Etik olmayı bırakın çok garip yorumlar yapılmaktadır. Bu yorumlardan bir tanesi operasyon bölgesinin bize ABD tarafından empoze edildiği ve bu bilgilerden sonra da ‘gir’ diyor, gidiyoruz operasyon yapıyoruz, ‘yeter çık’ diyor. Tabii kim diyor, Amerika diyor. Bu tür yorumlar gerçekten yalnız Silahlı Kuvvetler’e değil, Türkiye Cumhuriyeti’ne de yapılmış çok seviyesiz saldırılardır. Askerimizin döktüğü kana saygısızlıktır. Biz bir kabile devleti miyiz? Hiçbir zaman böyle bir şey olmamıştır. Bunun aksinin kanıtlanması halinde, üzerimdeki üniformayı çıkarırım. Siyasi söylemler oldu, ancak bunlar TSK’ya hiç tesir etmedi.

“KANDİL’E NİYE GİTMEDİNİZ” DİYENLER VAR
Üzülerek ifade ediyorum; kendilerini vatansever olarak tanımlayan bir kısım kişilerin askerin yaptığı bu harekatı kendi tatminsizlikleri nedeniyle farklı yönlere çekerek Silahlı Kuvvetler’e karşı olumsuz davranmaları TSK tarafından ibretle ve dehşetle izlenmektedir. Adeta ‘Neden gidip Musul’u Kerkük’ü almayıp da döndünüz?’ diyenler var. ‘Niye Kandil’e gitmediniz?’ diyenler var. Bakın normal şartlarda bir teröristin ifadesidir: Kandil içinden bir teröristin bizim grubun içine girmesi 100-150 kilometre. Öyle bir arazi ki teröristin kendi ifadesi.

POLİTİK FAKTÖRLERİ DE DEĞERLENDİRMEK LAZIM
Şüphesiz politik faktörler de değerlendirme dışı bırakılmaz. Çünkü askeri faktörlere tesir eden politik faktörlerin de değerlendirilmesi lazım. Bunları yaptıktan sonra bir operasyona başlamayı veya sonlandırmayı değerlendirebilirsiniz yani çok boyutlu bir olaydır.

BAYKAL’IN “AMELİYATTA PARÇA KALDI” İDDİASINA YANIT
Bir kere ben siyasilerle polemiğe girmem. O doğru da olmaz. ‘Görev tamamlanmamıştır’ diyene soruyorum ben; ‘Siz mi belirliyorsunuz görevimiz ne? Sanki o görevi kendi tayin etmiş: ‘Musul’ olsun, ‘Kerkük’ olsun. ‘Görev tamamlanmıştır’ diyorum ben. Bakın 8 günde harekatın hedefi, şiddetli bir operasyon yoksa o tabiat koşullarında daha fazla birliklerimizi tutmamak için hedeflenmiştir. 8 günde 240 terörist, o kadar mağara, tesis, muhabere imkanları havadan, karadan vurulmuştur. Hepsi 8 gün. Görev tamamlanmıştır. O bölgede uzun süre görev de yapılmıştır. Onları da biliyoruz. Bu koşullarda, güç, arazi ve hava koşullarını avantaj haline çevirip süratle darbeyi vurmak. Bu darbe vurulmuştur. İstihbari bilgilerimize göre 300 civarında teröristin olduğunu o bölgede değerlendiriyorduk. Eğer bunun 240’ı gitmişse bundan daha iyi tamamlanan görev mi var? Bir de bilmediklerimiz var. Kayıp vermemeleri mümkün değil. Çünkü nokta operasyonunda Hava Kuvvetleri gitti hedefe attı. ‘Görev tamamlanmamıştır’ diyenler, ‘Daha büyük operasyon olsun, daha fazla yere gidelim’ hatta tabiri caizse ‘bir operasyonla PKK’yı bitirelim’... Yok böyle bir şey.
Baykal: ABD, PKK’nın bitirilmesini istemedi

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları