Çevre ve Orman Bakanı, Türkiyenin Kyoto protokolünü imzalamaya hazır olduğunu belirterek Ancak, bazı şartlarımız var. Biz gelişmekte olan bir ülkeyiz. Özel şartlarımızın dikkate alınacağını umut ediyorum dedi.
ANKARA - Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Türkiyenin, Kyoto Protokolü sonrası döneme yönelik çalışmalarda aktif rol almadığı şeklindeki eleştirilere katılmadığını belirterek, İklim değişikliği ve kuraklıkla ilgili uluslararası toplantılara katılıyor, tartışmalarda yer alıyor ve görüşlerimizi anlatıyoruz dedi.
Endonezyanın Bali kentinde geçen yıl Aralık ayında düzenlenen toplantıya Türkiyenin büyük bir ekiple katıldığını vurgulayan Eroğlu, kendisinin de Bali toplantısı öncesinde Tunustaki toplantıya gittiğini anımsattı. Toplantıda bir konuşma yaptığını ifade eden Eroğlu, şöyle devam etti:
Orada, Türkiyenin iklim değişikliğiyle ilgili faaliyetlerin içinde aktif olarak yer alacağını ifade ettim. Baliye ben gidemedim ama bakanlık müsteşarımız başkanlığında geniş bir ekip katıldı. Tam o sırada bakanlığımızın bütçesi görüşülecekti. Bütçe, Mecliste görüşülürken bakanın olmaması diye bir şey olamaz o bakımdan Baliye katılamadık. Ama gerek Dışişleri Bakanlığından gerek bakanlığımızdan gerekse Devlet Planlama Teşkilatından çok sayıda uzman grupta yer aldı. Oradaki tartışmalara katıldı, fikirlerini anlattı. Müzakereleri takip etti.
Türkiyeyi Kyoto Protokolünü imzalama aşamasına getirecek çalışmaları sürdürdüklerini ifade eden Eroğlu, Ancak, bazı şartlarımız var. Daha önce de söylemiştik. Biz gelişmekte olan bir ülkeyiz. Özel şartlarımızın dikkate alınacağını umut ediyorum. Biz her zaman Kyotoyu imzalamaya hazırız dedi.
YAPILMASI GEREKENİ FAZLASIYLA YAPIYORUZ Türkiyenin, Kyoto Protokolü öngördüğü birçok uygulamayı fazlasıyla yaptığına işaret eden Eroğlu, özellikle son 5 yılda yenilenebilir, temiz enerji kaynaklarının kullanımına ilişkin çalışmalara büyük önem verdiklerini anlattı.
Enerji tasarrufuna da gerekli hassasiyeti gösterdiklerini belirten Eroğlu, şunları kaydetti: Trafikten kaynaklanan gaz emisyonlarını azaltma yolunda ciddi tedbirler alındı. Ayrıca, karbondioksit yutak alanları bilinen ormanlar, sulak alanlar ve meralar konusunda çok büyük adımlar attık. Bu nedenle, pek çok sulak alan kurtarıldı. Seyfedeki sulak alanları, Sultansazlığını hemen hemen kurtardık. Bafa Gölünde büyük projeler var hayata geçireceğimiz. Manyas Gölü ile ilgili projeler hazırlanıyor, bunları da hemen hemen bitirdik. Rüzgar santralleri ve hidroelektrik santralleri yapımları devam ediyor. Türkiye, kendisine yakışır şekilde küresel ısınma ve iklim değişikliğiyle mücadele etmeye devam ediyor.
22 Nisan Dünya Günü nedeniyle
geleneksel olarak NGC saat 22"de Dünya
Raporu 2007"yi yayınladi. Yale
Universitesi"nin 141 ülkeyi kapsayan
cevre politikaları ve orman alanlarının
korunması konulu arastırması sonucları
da bu programla açıklandı. 139.Urugay
140.Türkiye 141.Umman! Zaten cevreye
duyarlı bir kac kisi dışında kimse
izlemiyordu programı muhakkak haber ise
hicbir yerde duyurulmadı. Devekuşu
taklidi ile ömrümüz pek uzun sürmeyecek
Esen Fatma Kabadayı - İzmir
05 Mart 2008, Çarşamba 13:25
Sevgili arkadaşlar öncelikle belirtmek
isterimki, küresel ısınma yüz yıllar
sonra falan gelmez! Bunu bitki, hayvan
ve insan üzerinde görmemiz çok sürmez.
Sizin için şimdilik birşey ifade etmeyen
iklim değişikliği bitkilerin kendini
şaşırmasına sebep oldu bile! Buğday
üretemezseniz, ekmek üretemezsiniz,
üstelik zam gelir, üstelik ekonomi doğal
yollardan tamda böyle vurulur... EKOLOJİ
OLMADAN EKONOMİ ÜRETEMEZSİNİZ!Sanki
dünyanın tüm aptallıkları bu ekonomi
sevdasında yatmıyormuş gibi...Üzülerek
belirtmeliyim ki, siz KYOTO"yu
imzalayalım mı diye düşünürken, Kyoto
zaman aşımına uğradı bile..
ali can - İstanbul
03 Mart 2008, Pazartesi 17:58
küresel ısınmanın "yüzyıllar sonra"
geleceğini söyleyenler... yazın artık
dayanılmaz hale gelen sıcaklarında "iyi
ki şu klimayı taktırmışız" ya da "keşke
fiyatları az iken alsaydık şu klimayı"
dediklerinde bu yazıyı hatırlasınlar.