Antidepresanlar depresyon nedeni oldu
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Sağlık
Bayındır Hastaneleri Köşesi
Beslenme
Kalp-Damar Hast.
Genetik
Cinsellik
Stres
Kanser
AIDS
Sigara
Erkek Sağlığı
Kadın Sağlığı
Çocuk-Bebek Sağ.
Diğer Hastalıklar
Kuş Gribi haberleri
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Sağlık » Stres

Antidepresanlar depresyon nedeni oldu

Piyasada çok satılan antidepresanların şeker tabletinden farksız olduğunu ortaya çıkaran araştırma, tıp dünyasında tartışmaya yol açtı. NTVMSNBC akademisyen ve psikiyatrlara sordu: Antidepresanlar gerçekten etkisiz mi, hastalar kime inanmalı?


 DİĞER HABERLER


NTV-MSNBC
Güncelleme: 18:04 TSİ 28 Şubat 2008 Perşembe

İSTANBUL - İngiliz Hull Üniversitesi bilim adamları, 47 klinik deneye dayandırarak yaptıkları bir araştırmada antidepresanların sanıldığı kadar etkili olmadığını ortaya çıkardı. Araştırmayı yürüten Hull Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Irving Kirsch, NTV’ye yaptığı açıklamada, antidepresanlar üzerine yapılmış ve yayınlanmamış araştırmalar nedeniyle bu araştırmayı yaptıklarını belirtti.
Haberin devamı

İngiliz, Amerikalı ve Kanadalı bilim adamlarından oluşan ekip, bilim adamlarının deneylerden sonra vardıkları sonuç şöyle: Antidepresanlar sadece ağır depresyon vakalarında, sınırlı oranda işe yarıyor. Dünya genelinde çok satılan bazı ilaçların hastalar üzerindeki etkisi, klinik deneylerde kullanılan ve hastanın kendisini iyi hissetmesini sağlayan placebo, yani ‘yalancı ilaçlar’etkisinden farklı değil.

Araştırma tıp ve ilaç dünyasında tartışmalara neden olurken, Türkiye’deki otoriteler bu iddiayla kafası karışan antidepresan kullanıcılarının ilaçlarını doktorlarına danışmadan kesmemeleri gerektiğini söyledi. Üretici firmalar ise araştırmanın, şu ana kadar gerçekleştirilen klinik çalışmalardan elde edilen verilerin sadece küçük bir bölümünün kullanılarak yapıldığını savundu. NTVMSNBC, uzmanlara sordu.

Video: Araştırmayı yürüten Irving Kirsch’in açıklamaları

Prof. Dr. Mehmet Sungur, MÜ Psikiyatri Anabilim Dalı
GÖRÜNDÜĞÜ KADAR ETKİLİ DEĞİL AMA ETKİSİZ DE DEĞİL
Bu ilaçların hiçbir faydası yok diyemeyiz. Bir ilaçla ilgili bütün yayınlanan ve yayınlanmayan araştırma sonuçlarını bir araya getirip harmanlarsanız. Biz buna havuz analizi diyoruz, o zaman bir ilacın görüldüğü kadar etkili olmadığı ortaya çıkar. Ama ilaçların olduğundan daha etkili gözükmediğini söylemek, ilaçların etkisiz olduğunu söylemek değildir. İlaçlar tabi ki etkilidir, bir sürü hastada etkilerini zaten günlük uygulamalarda görüyoruz. Depresyon ilaçlarının etkili olduğunu gösteren çok sayıda araştırma da var.

Bir ilacın göründüğü kadar etkili olmadığını söylemek, etkisiz olduğu anlamına gelmiyor. Bu araştırmalar bize ilaçların etkinlik düzeyinin zaman zaman görünen rakamların altında kaldığını gösteriyor. Bu tür haberlerin insanları ilaç kullanmaktan caydıran bir şey olduğu için tehlikeli sonuçları olabileceğini düşünüyorum. Bu sadece ilaçlar için geçerli değil, aynı şey psikoterapiler için de geçerli olabilir. Mesela bir psikoterapiyle ilgili araştırma etkili bulunduğu zaman dergilerde yayınlanıyor, etkili bulunmadığı zaman yayınlanmıyor.

Prof. Dr. Kemal Arıkan İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fak.
DOKTORA DANIŞMADAN İLACI KESMEYİN
Bu ilaçlar kesinlikle depresyon üzerinde etkili ilaçlardır. Ancak, ilaç kullanımında iki önemli psikolojik faktör vardır. Kimi hastalar tedaviye direnç gösterebilir, bazen de tam tersi olabilir; tedaviye inanır ve olumlu yanıt verir. Buna placebo etkisi denir. Placebo hiçbir işe yaramayan ve farmakolojik özelliği bulunmayan şeker tabletlerdir. Bunlar da ilginç bir şekilde antidepresan etki gösterebilir ve hastaların ortalama yüzde 20 veya 30’u üzerinde etkili olur. İlaca direnç gösterme, ilacın etkisini yüzde 30 azaltır, placeboda da etki yüzde 30 oranındadır. Bazen antidepresan ilaçlar etkisizmiş gibi bir görüntü ortaya çıkabilir. Burada önemli olan hangi hastaya hangi ilaç verilecek ve ne dozda verilecek, bunun tespiti önemli. Doğru hastaya, doğru ilaç, doğru dozda verilirse etkisiz olması mümkün değildir, işin özü budur. Bu araştırmanın sonucu doğru değildir, bence burada metodolojik bir kusur var.

Ben söz konusu ilaçları çok sıklıkla hastalarımda kullanıyorum ve hastada bu tür ilaçları kullanmadan önceki haliyle kullandıktan sonraki hali arasında anlamlı derecede farklılık görüyorum. Üç dört hafta içinde hasta dünyaya yeniden gelmiş gibi oluyor. İlaçlar diğer yöntemlerle birlikte depresyon tedavisinin önemli seçenekleridir, bunların işe yaramadığı şeklindeki açıklamalar ise bazı hastalar için sakıncalı olabilir çünkü ilaçla tedavi olan hastalar bu haberlere bakarak ilaçlarını kesebilirler ama doktorlarına danışmadan kesmemeliler.

Prof. Dr. Sedat Özkan, İÜ Tıp Fak. Psikiyatri Anabilim Dalı
‘İŞE YARAMIYOR’ DEMEK SAFSATADIR
Çok yoğun hasta gören bir hekim olarak bu araştırma sonucunun yanlış olduğunu söyleyebilirim. Her gün onlarca hasta görüyorum ve onlara ilaç veriyorum, ‘antidepresanlar işe yaramıyor’ demek safsatadır ve yanlış bilgidir. Antidepresanlar da aynı diyabet, hipertansiyon ve kalp ilaçları gibi toplum ve birey sağlığı açısından son derece önemli ve gereklidir. Kaldı ki antidepresan ilaçlar depresyona bağlı fiziksel hastalıkların tedavisinde de etkili.

Bir ilaçla ilgili olarak gereken her türlü araştırma yapılmadan piyasaya sürülmesi mümkün değildir. Depresyon önemli bir toplum sağlığı sorunudur, hastalarımızda ilaçtan önceki ve ilaçtan sonraki durumunu gözlemlediğimiz zaman kesinlikle çok önemli farklılıklar olduğunu görüyoruz. Bu ilaçlarla yaptığımız düzenli ve doğru tedaviler sayesinde insanların hayata bakışı değişiyor. Bana, ‘yıllarca depresyondaymışım, haberim yokmuş’ diyen çok hastam oldu. Çünkü toplumda depresyon yeterince tanınmıyor. Depresyon kişinin sadece ruhsal değil, bedensel fonksiyonlarının da aksamasına neden olan bir sorun. İlaç tedavisi gereken hastalara bunları vermek durumundayız, zaten verdiğimiz zaman da işe yaradığını görüyoruz.

Burada önemli olan hangi antidepresanın hangi hastaya verildiğidir, tanının iyi konması, ilacın iyi seçilmesi gerekir. Yani doğru hastaya, doğru dozda ve doğru birleşim çerçevesinde olmak kaydıyla tedavide antidepresanlar çok önemli ilaçlardır. Ancak insanlar kendi kafalarına göre gelişigüzel, eczaneden aspirin alır gibi alıp kullanırlarsa tabi ki hiç bir etkisi olmaz.


Anti-depresanlar işe yaramıyor

GlaxoSmithKline
POZİTİF FAYDALARI GÖZARDI EDİLİYOR
Çalışmada sözü geçen antidepresanlardan bazılarını üreten GlaxoSmithKline’ın antidepresanlarla ilgili meta-analiz çalışmasına ilişkin açıklaması ise şöyle:

“Bu çalışma, depresyon hastalarına ve ailelerine gerçek yaşamlarında antidepresan tedavilerinin sağladığı pozitif faydaları göz ardı etmektedir. Oysa bu hastaların tedaviden elde ettiği olumlu sonuçlar klinik çalışmalarda da gözlemlenmektedir. Bu alandaki uzmanlar tarafından depresyonla ilgili klinik çalışmaların gerçekleştirilmesinin zor olduğu çok iyi bilinmektedir. Bu meta-analiz şu ana kadar gerçekleştirilen klinik çalışmalardan elde edilen verilerin sadece küçük bir bölümü kullanılarak yapılmıştır.

Bilindiği gibi çalışmada sözü geçen antidepresanlar, FDA (Amerika İlaç ve Gıda Dairesi), EMEA (Avrupa ruhsat otoritesi), Sağlık Bakanlığımız ve diğer ülkelerin ruhsat otoriteleri tarafından mevcut tüm verilerin detaylı incelenmesinin ardından onay almış ve etkililiği kanıtlanmış, uzun yıllardır milyonlarca hastaya fayda sağlayan ilaçlardır.

Depresyonunuzun derecesini nasıl anlarsınız?
Prof. Dr. Kemal Arıkan depresyonun anlamı bilinmeden sıkça kullanıldığını, derecesinin ise ancak bir uzman tarafından anlaşılabileceğini söyledi. Arıkan, depresyon hakkında herkesin bilmesi gereken bilgileri şöyle sıraladı:

“Depresyon, kısaca çökünlük hali demektir. Yani hayal kırıklıklarına, engellenmelere, kayıplara karşı bir tepki ya da nedensiz, durup dururken oluşan çökkün bir duygu hali, bir sendrom ve hastalıktır.

Depresyonunun hafif orta veya ağır şiddette olması, hekimin vereceği bir karardır. Hekim çeşitli objektif skalalarla bunu derecelendirir ve depresyonu sınıflandırır. Ne şiddette olursa olsun depresyonda bazı belirtiler vardır. Şiddetini belirlemek için özel teknikler kullanılır. Depresyonun belirtilerini genel olarak, yorgunluk ve enerjide azalma, hiçbir şeyden zevk alamama, iştah ve uyku bozuklukları, dikkat kaybı, aşırı duyarlılık, alınganlık, abartılı duygusallık, öfke, huzursuzluk, anksiyete, panik nöbetleri, üzüntü ve keder, güven kaybı, ilgisizlik, motivasyon kaybı, yalnızlık, intihar düşüncesi ve cinsel istekte azalma olarak sıralamak mümkündür.

Toplumda depresyon çok iyi bilinmiyor ve bu gibi belirtileri olan insanlar genellikle hekime başvurmakta gecikiyor. Birçok insan depresyonu yorgunluk gibi şikayetlerle karıştırabiliyor. Önerim, bu belirtilerden biri ya da birkaç olduğunda, özellikle de hayattan zevk alma duygusu ortadan kalktığında vakit kaybetmeden hekime başvurulmasıdır. Depresyonun hafif mi, orta mı ya da ileri derecede mi olduğu hekim tarafından belirlenir ve ona göre tedavi düzenlenir.”

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları