Seyahat eden Türk başlığıyla tam sayfalık yazıda, Türkoloji profesörü olan ve Berlinde yaşayan Klaus Kreiserin sonbaharda piyasaya çıkacak Mustafa Kemal Atatürk-Bir biyografi adlı kitabından alıntılar yapıldı.
Atatürkün Birinci Dünya Savaşı öncesinde ve savaş sırasında Fransa, Almanya ve daha sonra tedavi amacıyla gittiği bugünkü Çek Cumhuriyetinin Karlovy Vary kentini ziyaretlerinin anlatıldığı yazıda, Atatürkün bu ziyaretler sırasında aslında Avrupa ülkelerinden büyük ölçüde etkilenmediği, ancak Türkiyenin İslami geleneklerle geleceği olamayacağının bilinci içinde ülkenin modernleşmesi için yüzünü Batıya çevirdiği savunuldu.
 |
| Fransa'da yapılan manevralara Türk Ordusu temsilcisi olarak katılan Atatürk (sağdan ikinci), Fransa'da bir askerî fabrikada (Eylül 1910). Sol baştaki Paris Ataşemiliteri Fethi Okyar. |
Atatürkün Fransada 1910 yılında genç bir subay olarak katıldığı bir tatbikatta Fransız pilotlarından çok etkilendiği belirtilen yazıda, evlat edindiği Sabiha Gökçenin de Türkiyenin ilk kadın pilotu olduğu hatırlatıldı.
Yazıda, ikinci büyük Avrupa gezisini 1917 yılı sonlarında general rütbesiyle Almanyaya yapan Atatürkün bu ziyareti sırasında 1915 olaylarının tartışıldığı, Türk heyetinin 22 Aralık 1917 tarihinde Essen kentindeki Krupp şirketini gezdiği, 23 Aralıkta başkent Berline gelerek Adlon oteline yerleştiği anlatıldı.
Atatürkün Avrupaya uzun süreli son ziyaretini ise tedavi amacıyla gittiği, bugünkü Çek Cumhuriyetinin Karlovy Vary kentine yaptığı ifade edilen yazıda, Atatürkün burada kaldığı 30 Haziran-27 Temmuz 1918 tarihleri arasındaki dönemi ayrıntılı bir şekilde hatıra defterine yazdığı, Cumhurbaşkanı olduktan sonra bir daha Avrupaya hiç gitmediği kaydedildi.
Bazı yerlerde Atatürkün İslamiyet hakkında fazla bilgisi olmadığının iddia edildiği belirtilen yazıda, bunun doğru olmadığı, Atatürkün Ortadoğuda birçok yerde görev yaptığı ve burada bazı din görevlilerinin dar görüşlülüğünden büyük ölçüde şikayetçi olduğu, bu nedenle Türkiyenin geleceği için Avrupadan başka yön görmediği ifade edildi.