Duygu Asena Ödülünü kaldırma kararı alan PENin Türkiye Genel Sekreteri Kuşkonmaz, Sorun kişisel değil. Bir ödülü kaldırıp diğerini koymak gibi bir niyetimiz yok ama daha evrensel olacağız. Yunus Emre ve Dede Korkut ödülleri vermeyi düşünüyoruz dedi.
İSTANBUL - Dünyanın en eski insan hakları organizasyonu, yazar, şair ve edebiyatçılar tarafından kurulmuş uluslararası PEN örgütünün Türkiye merkezi, geçtiğimiz yıl ilk kez verilen Duygu Asena Ödülünü kaldırma kararı aldı.
PEN Türkiye Merkezi İç Genel Sekreteri Sabri Kuşkonmaz, yeni yönetim değişikliğiyle birlikte bu kararın alındığını, bunun yanında Duygu Asenadan bağımsız başka kararların da alındığını belirtti. Kuşkonmaz, Salt Duygu Asena ödülüyle ilgili değil, ödüller konusunda da geçmişten günümüzü uygulamalarda pek çok aksaklıklar, eksiklikler olduğunu gördük. Örneğin Onat Kutlar Ödülü gibi bir ödül varken, bu ödülün ortadan kayboluverdiğini gördük. Bu alanda bir eksiklik aksaklık saptamasında bulunduk, bunu düzeltme yoluna gittik. Yoksa bir ödülü kaldırıp onun yerine baska bir şey koymak gibi bir yaklaşımımız sözkonusu değil dedi.
KUŞKONMAZ: PEN KARDEŞLİĞİ YARATACAĞIZ Kuşkonmaz, Asenanın kardeşi İnci Asenanın, ödülün kaldırılmasının düşmanca bir tavır olduğunu iddia etmesi üzerine, sorunun kişisel olmadığını söylerek, Sorun PENin daha kapsayıcı, daha geniş bir yaklaşımı olması. Tarihsel bağlamda sorunu ele alması. Örneğin şiir alanında Yunus Emre gibi bir ödül düşünüyoruz. Öykü alanında da Dede Korkut Öyküsü adı altında öykü ödülleri vereceğiz diye konuştu. Ödülleri ülkesel sınırlarla sınırlandırmayacaklarını belirten Kuşkonmaz, Afrika ya da Asyadaki bir yazara da ödül vererek, evrensel bir PEN kardeşliği yaratmayı hedeflediklerini söyledi.
ESKİ BAŞKAN: KADIN ÖRGÜTLERİ RAHATSIZ OLUR PEN eski başkanı Vecdi Sayar ve Duygu Asena Ödülünün ilk ve tek sahibi İpek Çalışlar, karara tepki gösterdi. Eski başkan, Duyguyu hem insan olarak hem de Türkiyede kadının insan hakları mücadelesinde çok önemli işlevler üstlenmiş bir gazeteci yazar olarak çok önemsiyorduk. Ölümünün ardından yönetim kurulunda ne yapabiliriz, diye düşündük ve ödül fikri ortaya atıldı. Herkes tarafından da benimsendi. PENin kapsamı içinde edebiyatçılar, gazeteciler ve yayıncılar var. Duygu edebiyatçı kişiliğiyle, Türkiyede kadınların çok geniş kesimine ulaşmayı başarmış ve onlara kadın mücadelesi konusunda önemli ipuçları vermiş, onlara dokunabilmiş bir isimdi. PENin anayasası özellikle ifade özgürlüğünün insan hakları mücadelesinin altını çizer. Diğer yazar örgütlerinden farklı olarak PENde böylesine temel bir misyon vardır. Bu açıdan da Duygu Asenaya ithaf edilen böyle bir ödülün kaldırılmış olması bence Türkiyedeki kadın örgütlerini de rahatsız eder dedi.
İPEK ÇALIŞLAR: SON DERECE İNCİTİCİ Yazar Çalışlar ise, Zaten son derece sınırlı kadın yazar adına konulmuş ödül var. Duygunun çok erken aramızdan ayrılması nedeniyle yarattığı büyük bir boşluk da var. Duygu özgürlükçü bir kalemdi ve hepimiz adına mücadele ediyordu. Duygunun bıraktığı boşluğun doldurulması açısından bu ödülün önemli olduğunu düşünmüştüm. Böyle bir ödülü aldığım için kendi açımdan da onur duydum. PEN üyesiyim ama tabii ki PENin bu yaptığını kabul etmiyorum ve tanımıyorum. Son derece incitici, kırıcı bir şey diye konuştu.
İNCİ ASENA: DÜŞMANCA BİR TAVIR En büyük tepki ise ödülün iptaliyle birlikte PENden istifa eden Duygu Asenanın kardeşi İnci Asenadan geldi: Tabii ilk duyduğum zaman her anlamda, çok fazla incindim. Hem Duygu Asenanın kardeşi olduğum için incindim, hem PEN gibi çok önemli bir kuruluşun davranışının bu kadar yanlış olması beni incitti. Ben PEN yönetim kurulu seçimlerine gitmedim ama ne münasebet Duygu Asena adına ödül konuluyor diye konuşulduğunu biliyorum. Buda ben de düşmanca bir tavır olduğu duygusunu uyandırıyor. İşin komik olan bir tarafı da, bundan PENin kadın komitesinde bulunan kadın yazarlarımızın bile haberinin olmaması.
Duygu Asena bir cok kadinin dusunup,
hisedip, soylemeye cesaret
edemediklerini soylemis bir insandir.
Gunumuzde turban ozgurluk diye
yutturulmaya calisiliyor. Bir yandan da
Duygu Asena gibi kadin ozgurlugune
kendini adamis bir insan unutturulmaya
calisiliyor. Bu 2 isinde amaci kadini
toplumdaki yerinden etmek.
Ramis Dara - Bursa
06 Şubat 2008, Çarşamba 23:22
Durum şık değil ama, hata daha önce
yapılmış: PEN bir edebiyat örgütüyse
(ben öyle sanıyorum), çok değerli de
olsalar, sinema yazarından başkan
seçilmemeli, bir gazeteci adına
gazetecilere ödül verilmemeliydi.
Bunlar başka bağlamlarda yapılabilir ve
elbette çok saygın davranışlar olurdu.
Hata tamir edilmeye çalışılırken yanlış
anlaşılmalar olması doğal.
Güney Simliova - İstanbul
06 Şubat 2008, Çarşamba 23:01
Niçin kaldırmışlar ki? Anlamak güç.
Kaldırıp yerine Dede Korkut ödülü
koyunca daha mı evrensel oluyor? Bence
daha yerel olmuş.
Dünya"da kadını ilk kez toplumda birey
olarak görmüş bir ülkede böyle anlamlı
bir ödülün kaldırılması tuhaf.