TBMM Genel Kurulunda, üniversitelerde başörtüsü serbestliği getiren anayasa değişikliği teklifinin 2 maddesi kabul edildi. Kabul edilen 10. madde 401, 42. madde 404 evet oyu aldı. Ret oyları ilk madde için 110, ikinci madde için 99 oldu.
Genel Kurul'da türban serbestisini AK Parti'nin kadın milletvekilleri savunacak.
ANKARA - Üniversitelere başörtüsü serbestisi getiren anayasal düzenlemenin TBMMdeki ilk tur oylamasında, Anayasanın 10. ve 42 maddesinde değiklik öngören maddeleri kabul edildi. Birinci madde için 410 milletvekili evet oyu kullanırken ret oyu verenlerin sayısı 110 oldu. İkinci madde için ise 404 evet oyuna karşılık 99 hayır oyu kullanıldı. Teklifin maddelerine geçilmesi için yapılan ilk oylamada ise 113 ret oyuna karşılık 397 kabul oyu verilmişti. Oylamaya 517 milletvekili katılmış, 4 çekimser ve 3 oy da boş çıkmıştı.
Teklifin 1. maddesiyle, Anayasanın, Kanun önünde eşitlik başlıklı 10. maddesinin son fıkrası, ... ve her türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında ibaresi eklenerek, Devlet organları ve idari makamları, bütün işlemlerinde ve her türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadır şeklinde değiştiriliyor.
Anayasa değişikliği teklifinin birinci turunda, teklifin 2. maddesiyle ilgili yapılan gizli oylamaya, 505 milletvekili katıldı. Oylamada, 1 çekimser ve 1 oy boş çıktı.
Teklifin 2. maddesiyle, Anayasanın Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi başlıklı 42. maddesine, Kanunda açıkça yazılı olmayan herhangi bir sebeple kimse yükseköğrenim hakkını kullanmaktan mahrum edilemez. Bu hakkın kullanımının sınırları kanunla belirlenir şeklinde yeni bir fıkra ekleniyor.
SAVIN ÖNERGESİ TBMM Genel Kurulunda, üniversitelerde başörtüsü serbestliği getiren Anayasa değişikliği teklifinin görüşmelerine başlanmadan önce Sav, teklifin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle usul tartışması açılmasını isteyen bir önerge verdi.
Genel Kurulu yöneten TBMM Başkanvekili Nevzat Pakdil, teklifin Anayasa ve içtüzüğe aykırı bulunmadığını ifade ederek, usul tartışması açtı. Mecliste samimiyet tartışması Önder Sav, türban üzerinden siyaset yaparak hasata çıkanların, Haşat olacağını öne sürerek, Elma şekerini AK Parti yiyecek, sapı da hasada çıktığını sananların elinde kalacaktır diye konuştu. Çiçek: Radyoaktif korku saçıyorsunuz AK Parti ve MHPye, Yol yakınken dönün, bindiğiniz alamet sizi kıyamete götürür diye seslenen CHP Ankara Milletvekili Sav, şöyle devam etti:
Tarikat şeyhi Gulbettin Hikmetyarın önünde diz çökenler, asla laikliğin güvencesi olamazlar. Kimileri, toplumda aymazlık, dikkatsizlikle laikliğe karşı dururlarsa, Atatürkün deyimiyle gaflet içindedirler, kimileri sapkınlık, doğru yoldan ayrılma gibi nedenlerle laikliğe karşı çıkıyorlarsa dalalet içindedirler, kimileri yaptığının nereye vardığını, laiklik ilkesini gelecekte yok edeceklerini bilerek davranıyorlarsa, onlar tam hıyanet içindedirler. Gaflet, delalet, ihanet içinde olmayalım. dedi.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır ise lehteki konuşmasında, 40 yıldır tartışılan ve toplumsal ayrışmaya neden olan bir konu üzerinde, TBMMye yüzde 60ını geçen bir çoğunlukla kanun teklifi sunulduğunu anımsattı. Teklifin, laikliğe aykırı olduğunu iddia etmenin, maksadı aşan, farklı kavgaları, gerekçeleri ortaya koyan bir davranış olduğunu belirten Şandır, kanun teklifinin laikliğe aykırı olmadığını söyledi. MHP Grup Başkanvekili Şandır, teklifin, yükseköğretimde eğitim-öğretim alanını genişleten, vatandaşların eşit muameleye tabi tutulmasını isteyen bir teklif olduğunu belirterek, bunun başka alana çekilmesinin samimi olmadığını, çözüme katkı vermeyeceğini bildirdi.
AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ da Başkanlık Divanının tutumunun lehinde yaptığı konuşmada, tekliflerinin Anayasanın ilk 3 maddesiyle, Uzaktan yakından ilgisinin olmadığını belirtti. Bozdağ, yorumlarla, kişisel değerlendirmelerle, teklifi, Anayasanın 2. maddesiyle ilişkilendirmenin doğru olmadığını dile getirdi.
TEKLİFİN TÜMÜ ÜZERİNDE GÖRÜŞMELER TBMM Genel Kurulunda, başörtüsünün yükseköğretimde serbest bırakılmasını içeren Anayasa değişikliği teklifinin tümü üzerindeki görüşmelerde CHP grubu adına konuşan Okay, Mecliste bugün Cumhuriyet tarihinin en önemli toplantılarından birinin yapıldığını belirterek, Özgürlük için getirilen düzenleme, bugün Ankara sokaklarında özgürlükleri kısıtladı. Bu nasıl özgürlük hali? diye sordu. Teklifin, Laiklik ilkesini etkisiz hale getirmek için sunulduğunu savunan Okay, laiklik karşıtı akımların Cumhuriyetin kurulduğundan beri olduğunu ve bundan sonra da olmaya devam edeceklerini söyledi.
MHP Konya Milletvekili Faruk Bal ise üniversitelerde başörtüsünün serbest bırakılmasını içeren anayasa değişikliği teklifinin kabul edilmesi halinde, yükseköğrenimde gerilimin ortadan kalkacağını, üniversite yöneticilerinin, öğrencilere ayrımcılık yapmanın tedirginliğinden kurtulacağını söyledi.
MHPnin, tahriklere kapılmayacağını, başkalarının yazdığı senaryolarda rol almayacağını, inatlaşma ve kutuplaşmanın tarafı olmayacağını dile getiren Faruk Bal, sözlerini şöyle tamamladı: Teklifimiz kabul edilirse, yükseköğrenim alanında gerilimin ortadan kalkacağına, yükseköğrenim gençliğimizin birlikte öğrenim görmenin hazzını yaşayacaklarına, üniversitelerimizin değerli yöneticilerinin, öğrencilere ayrımcılık yapmanın tedirginliğinden kurtulacaklarına inanıyoruz. Bu Anayasa değişikliğinden ve diğer düzenlemelerden yararlanarak yükseköğrenim hakkından mahrum olan başı örtülü genç kızlarımızın da kaybetmekle değerini daha iyi anlamış oldukları bu haktan, yasanın belirlediği sınırlar içinde yararlanırken, bunu suiistimal etmeyeceklerine, diğer öğrencilerin tedirgin olmalarına sebebiyet vermeyeceklerine inanıyoruz.
Komisyon adına söz alan AK Parti İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu da teklifin komisyonda görüşülmesi sırasında yaşanan olayları anlattı. Kuzu, 11 saatlik görüşmelere ilişkin 155 sayfalık tutanak olduğunu ifade ederek, görüşmeler sırasında söz alan milletvekillerinin isimlerini tek tek okudu.
Anayasa Komisyonu Başkanı bizi susturdu gibi haberleri eleştiren Kuzu, Tunceli Milletvekili Kamer Gençin de konuşmasında kendisiyle ilgili olarak Bizi dışarı attı. Konuşturmadı gibi ifadeler kullandığını söyledi.
Yaşına başına bakıyorsunuz. Hakikaten insan üzülüyor. Meclis Başkanvekilliği yapmış bir insan diyen Kuzu, Gençin komisyonda 7 sayfalık konuşma yaptığını bildirdi.
Kuzu, 28 yıllık anayasa profesörü olduğunu ancak Genel Kurulda konuşulanları anlamadığını ifade ederek, Getirilen değişikliklerin dedikleri anlamda bir tablo oluşturursa, bu işe en başta ben karşı çıkarım dedi.
Hiçbir hükümetin Anayasanın ilk 4 maddesini değiştirmek için teklif getiremeyeceğini dile getiren Kuzunun CHP Grup Başkanvekili Okayın yerine CHPli Şahin Mengüye söylediği, Sayın Mengü ayıp olmuyor mu? Utanmıyor musunuz? sözleri tartışmalara neden oldu.
CHPli vekillerin Doğru konuş diye laf atması üzerine Kuzu, Ben konuşmayı sizden öğrenecek değilim. Gerçekler söylendiği zaman acı geliyor değil mi? 8 kitap yazdım git onları oku. Düzgün kitap oku. Yanlış kitap okuyorsun karşılığını verdi.
Bugün tartışılan konunun, Anayasa Mahkemesinin 1970li yıllarda başlattığı bir konu olduğunu, yetkisi olmamasına rağmen Anayasa Mahkemesinin bu konuda 7 kez karar verdiğini anlatan Kuzu, Anayasa Mahkemesinin denetimi konusunda 1982 Anayasasında yeni düzenlemeler yapıldığını kaydetti.
AK Partili Kuzu, Anayasa Mahkemesini normal ilişki dışına çıkartmaya zorlamayalım. Yanlış bilgilendirme yapmayalım. Yapılanlar yanlışsa burada söyleyin ama Anayasa Mahkemesini yetkisi dışına çıkartacak bir takım tavsiye ve telkinlerde bulunmayalım diye konuştu.
TÜRBAN OLAYI DİNİ BİR KONUYSA?
SİYASETÇİLERİMİZE NE OLUYOR Kİ ?
HERKES KENDİ İŞİNİ YASIN MİLLET
MECLİSİ SON GÜNLERDE DİYANET İŞLERİNE
DÖNDÜ AFFET ATAM BU ÜLKEYİ BİZE EMANET
ETTİN AMA ELİMİZ KOLUMUZ BAĞLI.....
zeki kabakcı - Aydın
13 Şubat 2008, Çarşamba 03:28
butun dunya bize guluyor göz göre göre
laiklikten cıkıyoruz.bize laiklik
neden bu kadar fazla geliyor ayıp
umarım benim cocugum medreselerde
okumaz.ATAM İZİNDEYİZ demek artık
yalan olur iranın izindeyiz ATAM
sözumuzu tutamadık özur dilerim....
canan yengin - İstanbul
08 Şubat 2008, Cuma 13:56
bende üniversitede okuyorum türbanın
ünv. girmesi bence yanlıs daha cok
ayrım olucak türkiyenın sonu ırak ve
iran gibi olucakk zaten her yerin yeri
farklıdır camıye insanlar acık
gidiyomu o zaman okulada herkes acık
gittsin türbana hayırrr arkadaslarrrr