Kalp ve damar hastalıklarında değiştirilebilir ve değiştirilemez risk faktörleri bulunduğunu ifade eden Değertekin, sigara kullanımı, aşırı kilo, hareketsiz yaşam, yüksek tansiyon ve kolesterol değiştirilebilir risk faktörleri arasında yer almaktadır. Yaş ve cinsiyet, birinci derecede akrabalarda erken yaşta kalp ve damar hastalığı öyküsü ise değiştirilemez faktörlerdendir dedi.
Değertekin, risk faktörlerinin bir arada bulunmasının, bireyin riskini katlayarak artırdığına dikkati çekerek, şunları söyledi:
Kalp ve damar hastalıklarından korunmada tek bir risk faktörünün değil tüm risk faktörlerinin birlikte ele alınması ve müdahale edilmesi çok önemlidir. Değiştirilebilir risk faktörlerinin kontrol altına alınması ile koroner kalp hastalıkları, inme ve tip 2 diyabetin yüzde 80 oranında önlenebileceği gösterilmiştir. Risk altındaki bireyler tanımlanabilirse bu kişilerin ve toplumun kalp ve damar hastalıkları riski azaltılabilir.
Araştırmaların, dünyada yılda 17 milyon, AB üyesi ülkelerde 2 milyon, Türkiyede ise 200 bin kişinin yaşamını kalp ve damar hastalıklarına bağlı çeşitli nedenlerden dolayı kaybettiğini ortaya koyduğunu vurgulayan Değertekin, toplum nüfusunun yaşlanmasına bağlı olarak ülkemizde ölümlerin 2020 yılına doğru 400 bin civarına yükseleceği tahmin edilmektedir. Türkiye, özellikle kadınlarda kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölümler konusunda Avrupada en ön sıralarda yer almaktadır diye konuştu.