657ye göre borcunu kasten ödemeyen memur kınanıyor. Prof. Aslan bu kasten ifadesinin bir habere sığmayacak kadar geniş olduğunu söylüyor. İş Yasası ise iş akdinin feshi için geçerli neden sayıyor. Sendikalar Bu hükümler utandırıcı diyor.
İSTANBUL - PTT Genel Müdürlüğünün borcu nedeniyle yasal takibe uğrayan personel hakkında kurumun prestijine zarar verdiği gerekçesiyle disiplin uygulaması başlatılmasını isteyen genelgesinin yankıları sürüyor. NTVMSNBCnin sorularını yanıtlayan KESKe bağlı Haber-Sen ve Türk Haber-Sen temsilcileri, uygulamanın sadece PTTde değil, diğer kurumlarda da olduğunu söylediler. Haber-Sen Genel Başkanı Baki Çınar, Bu, memuru kul olarak gören anlayışın sonucudur. Kamudaki mekanizma şeffaf olmadığı için böyle olaylar yönetici ile soruşturmaya uğrayan kişi arasında kalıyor dedi. Türk Haber-Sen Genel Başkanı İsmail Karadavut da Sadece PTTde değil, her yerde olan rutin bir uygulama. Zor şartlarda olan kamu çalışanı mecbur kalınca borç alıyor ve bu duruma düşüyor. Böyle cezalar gerçekten de çok utandırıcı şeklinde konuştu.
NTVMSNBCnin geçen hafta duyurduğu haberde, PTT Genel Müdürü Osman Tural, borcunu ödeyemediği için yasal takibata uğrayan personel hakkında disiplin hükümlerinin işletilmesini öngören genelgenin rutin bir genelge olduğunu söylemiş; çalışanlara disiplin cezası verildiğini belirtmişti. İşçi sendikası Haber-iş Sendikası Genel Başkanı Ali Akcan da Şimdiye kadar arkadaşlara uyarı, ikaz ya da yevmiye kesim cezaları verildi. Hatta olay bir ara Ankarada iş akdi feshine kadar gitti ama sendika karara şerh koydu ve uygulatmadı açıklamasını yapmıştı. Borçlu memur kurumun prestijini sarsıyor mu?
İŞÇİLER İÇİN GEÇERLİ FESİH NEDENİ İş Yasasının 18/1 maddesi, işçinin davranışlarından kaynaklanan nedenleri geçerli fesih nedeni olarak kabul ediyor; ancak, işçinin davranışlarından kaynaklanan nedenler maddede tanımlanmıyor. Maddenin gerekçesinde ise geçerli fesih nedenine örnek olabilecek davranışlar, 25.maddede belirtilen derhal feshi gerektirir nitelikte olmamakla birlikte şöyle sayılıyor: İşverene zarar vermek ve zararın tekrarı tedirginliğini yaratmak: işyerinde rahatsızlık yaratacak şekilde çalışma arkadaşlarından borç para istemek; ekonomik gücünü aşacak şekilde borçlanmak, arkadaşlarını işverene karşı kışkırtmak, işini uyarılara rağmen eksik, kötü veya yetersiz olarak yerine getirmek.
İşçinin davranışlarından kaynaklanan bir nedenin geçerli fesih nedeni sayılabilmesi için söz konusu nedenin işçinin iş görme edinimi veya işyerinin işleyişini olumsuz yönde etkilemesi de gerekiyor. Yasanın 18. maddesinde geçerli fesih nedenlerinin tanımlanmamış olması nedeniyle, her olayın özelliğine, işçinin yaptığı işe, konumuna ve işyerinde yapılan işin niteliğine göre değerlendirme yapılarak, madde gerekçesinde örnekleme yoluyla sayılan davranışların geçerli fesih nedeni olup olmayacağı yargılama sonunda anlaşılabiliyor.
MEMUR KASTEN ÖDEMEZSE KINANIYOR 657 sayılı devlet memurlarına ilişkin yasa ise; 125. maddenin b bendinin k fıkrasında, memurun borçlarını kasten ödemeyerek hakkında yasal yollara başvurulmasına neden olmasının kınama cezasını gerektirdiğini düzenliyor. Bu yasanın 135. maddesindeki düzenlemeye göre uyarma ve kınama cezalarından birini alan memur, varsa bir üst disiplin amirine, yoksa disiplin kurullarına itiraz edebiliyor. İtiraz üzerine verilen kararlar kesin.
PROF. ASLAN: KASTEN İBARESİ ÇOK GENİŞ İstanbul Üniversitesi İdare Hukuku Bölüm Başkanı Prof. Dr. Zehreddin Aslan, yasada geçen kasten ibaresinin çok geniş yorumlanması gerektiğini vurguladı. Prof. Aslan, NTVMSNBCnin soruları üzerine şöyle konuştu:
Burada memur borcunu kasten ödememiş ise sadece kınama cezası gerektirir ama iş akdinin feshi ya da maaş indirimi gibi cezalar verilemez. Kasten borcunu ödememekten anlaşılması gereken ise kişinin kasıtlı ve kusurlu olarak yani bilerek ve isteyerek borcunu ödememesidir. Ama bu konunun çok geniş yorumlanması lazım, yani bu bir haberin konusu olamayacak kadar geniş yorum gerektiren bir konudur.
CEZALAR GÜN IŞIĞINA ÇIKMIYOR Uygulamaya memur sendikaları da tepki gösterdi. Borç nedeniyle icralık olan memura disiplin uygulamasının birçok kurumda olduğunu söyleyen Haber-Sen Genel Başkanı Baki Çınar, NTVMSNBCnin soruları üzerine, bu tür disiplin uygulamaları ve alınan cezaların her zaman gün ışığına çıkmadığını anlattı:
Bu gerekçe ile bizim üyelerimizden herhangi bir başvuru olmadı. Bu nedenle ceza alan olmuştur ama bizim üyemiz olmadığı için bize başvurmamıştır. Ancak kamudaki mekanizma zaten çok aleni ve şeffaf değil. Bizim KESK olarak temel itirazımız kamu hizmetini alanların da verenlerin de şeffaf bir mekanizmaya sahip olması ve kamunun hesap verebilir hale gelmesidir. O nedenle kamuda bu tür soruşturma olduğunda, bu yönetici ile soruşturmaya uğrayan kişi arasında geçiyor ve kurum içinde kalıyor. Eğer çalışan örgütlü ise, herhangi bir sendikaya üye ise sendikasını bilgilendiriyor ve sendika gereken katkıyı veriyor.
MEMURU KUL OLARAK GÖREN ANLAYIŞIN ÜRÜNÜ Türkiyede yaklaşık 2 milyon memur var ve bunların büyük çoğunluğu ciddi geçim sıkıntısı çekiyor, bu uygulama doğru değildir ve bizce kabul edilemez ifadesini kullanan Çınar şöyle devam etti:
Sorun memuru kul olarak gören anlayışın devam etmesidir. Kamu çalışanları örgütleniyorlar, geleceklerine sahip çıkıyorlar ama hala ceberrut devlet kalıntıları idari önlemlerle insanları disiplin soruşturması ile tahakküm altına almaya çalışıyor. Bu ülkede kredi kartı kullanımı her geçen gün artıyor, bunun bir gerekçesi var. Ülkede ekonomik sistemi tamamen tüketim üzerine kuran bir anlayış var, buna dair bütünlüklü çözümler üretmeksizin, idari önlemlerle (ki hukuki olarak hiç bir haklı dayanağı yok) böyle bir uygulamanın yapılmış olması doğru değildir ve bizce de kabul edilemez.
657 SAYILI YASADA ANTİDEMOKRATİK HÜKÜMLER VAR Biz KESKe bağlı bir sendikayız ve kamunun bütününde bir reformu savunuyoruz. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda da demokrasinin kurallarını gözardı eden hükümler var. Bunlar, devletin çalışanlar üzerinde her türlü tasarrufu kullanabileceğini öngören bir anlayışın sonucudur ve biz bu anlayışı onaylamıyoruz. Kim icraya düşmek ister ki! Böyle bir şey olabilir mi? Borcunu kasten ödememek gibi bir şey de olamaz. Üyelerimize ceza verilmesi halinde net tavır alacağız
İCRA GELENLER, GERİ HİZMETE VERİLİYOR Türk Haber-Sen Genel Başkanı İsmail Karadavut da PTT Genel Müdürlüğünün yayımladığı genelgeyle rutin bir uygulamayı hatırlattığını belirterek şunları söyledi: Sadece PTT çalışanlarının değil bütün kamu çalışanlarının zor şartlarda ve borç altında yaşadıkları bir gerçek. Hemen hepsi kredi kartıyla ve hısım akrabanın desteği ile yaşıyor. Bu nedenle memurun çoğu icralık. Biliyorsunuz icra kuruma geliyor, icra gelen çalışanları daha geri hizmetlerde çalıştırma gibi olaylar oluyor, bu kurumun mevzuatından da kaynaklanan bir şey.
ÖLSÜN MÜ YOKSA ÇALSIN MI? Karadavut, borç yüzünden çalışana verilen disiplin cezalarını, saçma diye nitelendirdi ve uygulamaya tepkisini şu sözlerle dile getirdi:
Birileri kasıtlı bir şey yapıyorsa bu bulunur, ama bugün kamu çalışanı açlık sınırına yakın maaş alıyor. Ne yapsın, ölsün mü, yoksa çalıp çırpsın mı? Bu nedenle bu disiplin cezaları saçmadır. Yetkililer olaya, bu insan neden icralık olmuş, diye bakmalıdır. Kasıtlı olanlar varsa bunlar ayıklanır. Bunlara başka türlü ceza verilir ya da işten atılır ama kamu çalışanlarının geneline baktığınız zaman insan Allahtan korkar. Kamu çalışanları zor şartlarda yaşıyor, onuruyla yaşamak için de elinden geleni yapıyor, mecbur kalınca da borç alıyor ve bu durumlara düşüyor, bu tür cezalar gerçekten de çok utandırıcı.