Pinkin Bushu ağır bir dille eleştirdiği Dear Mr. President adlı konser videosunun Türkçe versiyonu YouTubeda 1 milyonun üzerinde kişi tarafından izlendi.
İSTANBUL - Dream TVnin Lirix adlı programında yayınlandıktan sonra YouTubea verilen videoda Pink, Bushu özellikle ABDde sayıları 750 binin üzerinde olan evsizler konusunda eleştiriyor ve soruyor: Sevgili Başkan, sokakta bir kimsesiz gördüğünde ne hissediyorsun, gece yatmaya gittiğinde nasıl dua ediyorsun?
Dear Mr. President adlı şarkı Sevgili Başkan, benimle yürüyüşe çıkar mısın? sözleriyle başlıyor ve şöyle devam ediyor:
How do you sleep while the rest of us cry? (Biz geri kalanlar ağlarken nasıl uyuyabiliyorsun?) How do you dream when a mother has no chance to say goodbye? (Bir anne çocuğuna veda etme şansına sahip değilken nasıl rüya görebiliyorsun?) How do you walk with your head held high? (Nasıl başın dik yürüyebiliyorsun?) Can you even look me in the eye and tell me why? (Gözlerimin içine bakıp nedenini söyleyebilir misin?)
Dear Mr President, were you a lonely boy? (Sevgili Başkan, yalnız bir çocuk muydun?) Are you a lonely boy? (Yalnız bir çocuk musun?) How can you say no child is left behind? (Hiçbir çocuğun geride bırakılmadığını nasıl söyleyebiliyorsun?) Were not dumb and were not blind (Aptal değiliz ve kör değiliz.) Theyre all sitting in your cells while you pave the road to hell. (Sen cehenneme giden yolu döşerken, onlar senin hücrelerindeler.)
What kind of father would take his own daughters rights away? (Nasıl bir baba öz kızının haklarını elinden alır?) And what kind of father might hate his own daughter if she were gay? (Ve nasıl bir baba, kızının eşcinsel olma ihtimalinde ondan nefret edebilir?) I can only imagine what the first lady has to say (First Ladynin ne diyebileceğini tahmin edebiliyorum.) Youve come a long way from whiskey and cocaine! (Viski ve kokainden buraya yine iyi yol katettin!)
Let me tell you about hard work (Ben sana sıkı işin ne olduğunu anlatayım.) Working minimum range with a baby on the way (Bebek beklerken asgari maaş kazanmaktır.) Rebuilding a house after the bombs took them away. (Evin bombalarla yıkıldıktan sonra onu baştan inşa etmektir.) Building a bed out of a cardboard box. (Bir karton parçasından yatak yapmaktır.) Let me tell you about hard work, hard work, hard work... (Ben sana sıkı işin ne olduğunu anlatayım.) You know nothing bout hard work. (Sen sıkı işin ne olduğunu hiç bilmiyorsun.)
How do you sleep at night? Geceleri nasıl uyuyorsun? How do you walk with your head held high? (Başın dik nasıl yürüyebiliyorsun?)
Şarkı şöyle bitiyor: Dear Mr President youd never take a walk with me, mm would you? (Sevgili Başkan, sen benimle asla yürüyüşe çıkmazdın, öyle değil mi?)