Almanyada ırkçı Cumhuriyetçi Partinin Türk erkeklerini tacizci ilan eden Ali bana sulanma kampanyasının sahibi Otmar Etkili olacağını düşündük, yaptık, her Ali üstüne alınmasın dedi. Sosyal demokrat Akgün ise Onlar parlamentoya bile giremez diyor.
Bu afiş tüm Hessen'de 28 Ocak'a kadar asılı kalacak.
İSTANBUL - Almanyada aşırı sağcı Cumhuriyetçi Parti (Republikaner), Hessen eyaletinde Türk erkekleri aleyhine bir kampanya başlattı. Başta Frankfurt olmak üzere tüm eyalette seçimlere kadar sürecek kampanyanın tepki çeken afişleri önce Alman, sonra Türk basınına yansıdı. Afişlerde Ali bana sulanma sloganının üstünde bir Alman kızı yer alıyor. Partinin Frankfurt milletvekili adayı ve kampanyanın yaratıcısı Matthias Otmar NTVMSNBCye konuştu ve eleştirilere yanıt verdi. Sosyal Demokrat Parti milletvekili Lale Akgün ise Buna karşı mutlaka bir şeyler yapacağız ama zaten parlamentoya bile girebileceklerini sanmıyorum dedi.
Kampanyanız için neden böyle bir afiş bastırmayı düşündünüz? Alman kızlar Müslüman erkekler tarafından okullarda ve diskolarda tacize maruz kalıyor. Bunun farkına vardık ve böyle bir kampanyanın etkileyici olacağını düşündük.
Araştırmalarınız sizin ve çevrenizin gözlemlerine mi dayanıyordu, yoksa bilimsel verileri mi? Hayır böyle bilimsel bir araştırma yapmak mümkün değil. Çünkü tacize uğrayan kızların polise gideceğini düşünmüyorum. Bu benim ve arkadaşlarımın gözlemi. Diskoya gittiğimde nasıl tacize uğradıklarını ben de kendi gözlerimle gördüm.
Fakat bu kampanyayla tüm Alileri suçlamış olmuyor musunuz? Sonuçta Almanyada yaşayan binlerce Ali var. Bu genellemeyi yapmak ne kadar doğru? Kampanya ırkçı değil, biz sadece gerçeği söylüyoruz. Her Ali üstüne alınmasın. Zaten onu okuyan insan kendini suçlu hissediyorsa, demek ki bir suç işlemiş. Ayrıca bu kampanya sadece Türklere karşı değil; Araplara da, Faslılara da karşı. Bu ismi seçmemizin nedeni, ilk akla gelen isim olmasından. Bu isimle istediğimiz mesajı veriyoruz.
Bundan kampanyanın Müslümanlara karşı olduğu sonucunu mu çıkarmalıyız? Evet öyle, çünkü bazı Müslüman erkekler Alman kızlarını taciz ediyor. Artık diskoya gitmekten bile çekinir hale geldiler.
İddialarınızı kanıtlayabilir misiniz? Şu anda notlarım önümde değil ama bunu biliyorum.
İyi ama ülkeyi yönetme iddiasında olan biri olarak yabancılara karşı sorumluluk taşımıyor musunuz. Bu kampanyayla açıkça ırkçılıklığı provoke ettiğinizi düşün müyorsunuz? Sorumluluğumuz öncelikli olarak Alman vatandaşlara karşıdır.
Hessen Eyalet Başbakanı Roland Koch, 9 yıl önce seçim sırasında Çifte vatandaşlığı istemiyoruz diyerek bir imza kampanyası başlatmıştı ve seçimleri kazanması bu girişimine bağlanmıştı. Hessende yine seçimler yaklaşıyor. Sizin de benzer metodlar kullandığınız öne sürülüyor. Kochu mu örnek alıyorsunuz? Hayır, Roland Koch bir yalancı, onu örnek almıyorum. Seçimlerde hile yaptı. Bizim gerçekleştirdiğimiz imza kampanyası minare yapılmamasına karşı. Ali bana sulanma kampanyasının gençleri etkileyeceğini düşünüyorum. Fakat kesinlikle ırkçı değildir. Roland Kochla bir tutulmayı kabul etmiyorum. Alman erkeklerinin Türk kızlarını taciz ettiğine yönelik bir kampanya yapılsaydı ne hissederdiniz? Kendi ülkesinde herkes istediği kampanyayı yapabilir. Biz Almanlar, Türkiyede kızları taciz etseydik bizi hemen hapise atarlardı. Yaklaşımımızın doğruluğunu soruyorsunuz bana ama bizim amacımız ilgi çekmek, insanları kışkırtmaktı. NTVMSNBCden beni aradınız, demek ki tepki alıyoruz ve amacımıza ulaşıyoruz. Biz Alman vatandaşlarını koruyoruz. Ayrıca biz herkesi suçlamıyoruz, sadece suçlu olanlara işaret ediyoruz. Ali örnek bir isim. İnsanlar bu kampanyanın ırkçı bir davranış olduğunu düşünüyor, fakat biz ırkçı bir davranışta bulunmuyoruz. Zaten ırkçı olmamız veya olmamamız önemli değil; zaten insanlar bunu hep söyleyecek.
SPDLİ AKGÜN: İĞRENÇ BİR KAMPANYA Sosyal Demokrat Parti milletvekili Lale Akgün ağır bir dille eleştirdi. Akgün şunları söyledi: Mach Mich Nicht An Ali!, yani Bana sullanma Ali!, genelleme yapmaktır ve bir toplumu dışlamaktır. Bilinen bir isimle slogan kullanmak Türklere yönelik ithamda bulunmak anlamına gelir. Bu iğrenç bir kampanya. Buna karşı muhakkak bir şeyler yapacağız. Cumhuriyetçi Partinin parlamentoya girebileceğine inanmıyorum. En azından Hessen eyaletinde gireceğine inanmıyorum. Bazı eyaletlerde başardılar. Küçük eyaletlerde insanları provoke edip kötü duygularını coşturmayı deniyorlar ama Almanya çapında bunu başarabilmiş değiller. Bu kampanyanın anlamı bir toplumu tacizle suçlamak. Bu hiç etik değil; böyle bir hakları yok.
OY KAYGISIYLA YAPILIYOR Böyle kampanyalar sadece belirli insanlar üzerinden oy toplamak için hedeflenir. Cumhuriyetçi Parti yıllardır bu şekilde davranışlar sergiliyor ve tek amaçları Almanyada yaşayan yabancılara karşı durmak. Toplumda ikilik yaratıp düşmanlık duygusunu körüklemek ve böyle düşünen potansiyel seçmenden oy toplamak.
HESSEN YABANCILARI DIŞLIYOR Hessen Eyalet Başbakanı Roland Koch Bu ülkede çok fazla suçlu yabancı var dedi ve Bunları yurt dışına yollayalım veya eğitim kamplarına verelim şeklinde açıklamalarda bulundu. SPD (Sosyal Demokrat Parti) ise buna karşı çıktı. 60lı-70li yıllarda yaptığımız en büyük değişikliklerden biri gençlere uygulanan ceza kanunlarını değiştirmekti.
9 YIL ÖNCE DE İMZA TOPLAMIŞLARDI Bundan 9 yıl önce, Roland Koch çifte vatandaşlığa karşı imza toplayarak seçim kazanmıştı, şimdi Cumhuriyetçi Parti aynısını yapmaya çalışıyor. Roland Koch partisinden bile daha koyu sağcı partiler de daha şiddetle bu yöntemi uyguluyor.
Tam manasıyla faşistçe bir kampanya.
Ama dalga geçerek cevap vermek en
akıllıcası. Mesela aynı afişi çoğaltıp
sadece kızın yanındaki Almanca yazıyı
"Alisa seni kim sever?" şeklinde
değiştirmek ve tüm Almanya"ya asmak
belki kampanyayı yapanları yeterince
aptal durumuna düşürür.
yahya alper - Trabzon
03 Ocak 2008, Perşembe 18:23
bazı arkadaşlarda bu tür olayları
bilerek ama bizim islam dinide çok
baskıcı o yüzden cinsel istismar falan
diye meseleye atlıyorlar.yapmayın
böyle boş işleri bırakın. daha yeni bi
alman tecavüzcüyü hapisten salıp
almanyaya yolladık marco idi adı
unutmayın.oda serbest hristiyan olarak
yetişmişti!!!
murat özgür - İstanbul
03 Ocak 2008, Perşembe 18:21
Ne acı bir durum. Almanlara katılmamak
mümkün değil. Artık insan sevdiğiyle
Taksim"de bile yürüyemiyor, kendi
ülkemde... gerisini siz düşünün.