Yunanistanın Kıbrıs Barış Harekatının ardından,Trakya üzerinden Türkiyeye saldırmayı planladığı ortaya çıktı. ABDnin Kıbrıs arşivlerine göre, Washington da barış harekatını ve tarihi önceden biliyordu; ancak önleyemedi.
Dönemin ABD Dışişleri Bakanı Henry kissinger (solda) ve ABD Başkanı Gerald Ford
WASHINGTON - ABD Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs krizini de içeren 1973-76 dönemine ait Kıbrıs, Türkiye ve Yunanistan arşivlerini kamuoyunun bilgisine açtı. Arşivlerde yer alan en ilginç belgelerden biri olan, ABD istihbaratı tarafından hazırlanarak dönemin Merkezi Haberalma Dairesi CIA Başkanı William Colbyye sunulan Ocak 1975 tarihli raporda, Kıbrıs krizi, ABD istihbarat kuruluşlarının performansı açısından değerlendiriliyor.
ABD HAZIRLIKSIZ YAKALANDI Raporda, Kıbrısta Yunan cuntası tarafından desteklenen darbenin hazırlıklarının yapıldığı 3-15 Temmuz 1974 tarihleri arasında Amerikan istihbaratının, bu darbenin geleceğini göremediği, dolayısıyla da Kıbrısta o dönem Devlet Başkanı olan Başpiskopos Makariosun devrilmesinin önlenemediği ve Washingtonın bu duruma tamamen hazırlıksız yakalandığı yazıldı. Tarihi açıklamalar gün gün arşivlerde Raporda, hazırlıkları 15-20 Temmuz arasında yapılan Türkiyenin 1inci Barış Harekatınin ise ABD istihbaratı tarafından günü bile belirlenerek Dışişleri Bakanlığıa iletildiği, ancak bu bilginin kendisine ulaşmadığını ileri süren Dışişleri Bakanlığının önlem almaması yüzünden Türkiyenin müdahalesinin engellenemediği kaydedildi.
ABDNİN NASIL ÖNLENDİĞİ SANSÜRLENDİ Değerlendirme raporunda, 20-25 Temmuz arasında ise Atinanın, Kıbrısa mukabele olarak Türkiyeye Trakya üzerinden saldırmayı düşündüğü, ancak ABD istihbaratının, bu gelişmeyi ayrıntılarıyla önceden belirlediği anlatıldı. Bu bölümde, ABDnin ne önlem aldığına ilişkin bölüm ise gizliliği hala kaldırılmadığı için sansürlendi.
Raporda, Türkiyenin 1-15 Ağustos arasında sürdürdüğü 2nci Barış Harekatının hazırlıklarının ise ABD istihbaratı tarafından tespit edilemediği, dolayısıyla bunun da önlenemediği ifade edildi.
FORD: KRİZİN SORUMLUSU YUNANİSTAN Arşivlerdeki belgelerde de, dönemin Başkanı Gerald Fordun, Kıbrıs krizinin patlak ermesinden tamamen Yunanistandaki cunta yönetimini sorumlu tuttuğu da görüldü. Belgelere göre Ford, 20 Ağustos 1974te dönemin Dışişleri Bakanı Henry Kissinger ile yaptığı görüşmede, Hatırla, bu duruma Yunan hükümeti sebebiyet verdi ve bu, ABD ve dünya tarafından onaylanmadı. Yunanlılar, bunu yaptığında avantajlarını kullanamadı. Türkler ise bunu başardı dedi.
BAZI BELGELERDE SANSÜR SÜRÜYOR Toplam 873 sayfadan oluşan arşivlerde, en belirgin konu olarak Kıbrıs krizi yer alırken, yayımlanan belgeler, dönemin ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissingerin Türk, Yunan, Kıbrıs ve İngiliz liderleriyle ve ABD başkanlarıyla görüşmelerinin metinlerini, Kissingerin bakanlığının ve diğer Amerikan kurumlarının üst düzey yetkilileriyle toplantılarının tutanaklarını, Ankara, Atina ve Lefkoşadaki büyükelçiliklerle yapılan yazışmaları ve bazı değerlendirme raporlarını kapsıyor.
Belgelerin büyük çoğunluğu kamuoyunun bilgisine sunulurken, bazı belgelerde bazı cümle ve paragrafların, hala devam eden hassasiyetten dolayı gizlilik derecelerinin kaldırılmadığı ve sansürlendiği görüldü.
70li yıllardan itibaren dünya siyasetinin gündemine oturan Kıbrıs krizi, ABDyi büyük ölçüde sarsan Watergate skandalının sonucunda Başkan Richard Nixonın istifa ettiği ve yerine yardımcısı Gerald Fordun geçtiği çok kritik bir döneme rastladı.
dünya daha türklerin kim olduğunu tam
anlayamadı galiba.özellikle yunanlılar
ve ermeniler.ama zamanı gelince onlar
da öğrenecek kimsenin şüpesi
olmasın.türkün türkten başka dostu
yok...
Eren Yeşilbaş - İstanbul
20 Kasım 2008, Perşembe 18:02
Bizler Amerikan Maşası olmaktan
kurtulmadıkça. Manda ve himayeyi meşru
yollardan kabul ettikçe böyle olur.
Amerika aynı Amerika ABD ise zaten
hainligini defalarca belgeler ile
kanıtlamıştır. Şunu kabul edelim AB
Türkiye"yi istemiyor . Neden
istesinler ki ? Biz Osmanlı Devleti
zamanında adamları ne hallere
düşüyorduk ama gelişmedik gelişemedik
geliştirmediler... Bizler halen kara
çarşafa dönme planları yaparken YUNAN
oraya bir daha saldırsın o zaman
akıllanırız. Söyleyecek söz yok
fırat hablemitoğlu - Adana
03 Haziran 2008, Salı 19:09
Ben de bunu anlamıyorum.Adamlar 35
sene evvel bizim birazda spontane(!)
çıkartma planımızdan haberleri oluyor.
Ama daha 2001 de başkaları(!) geliyor
ikiz kulelerini yıkıp gidiyor
haberleri olmuyor. Bence bizim
planımızı bilmiyorlardı ama
gelişmelerden bu sonucu çıkartmış
olabilirler ki bu da çıkartılamayacak
bi sonuç değildi.