Sağlık Bakanlığında hazırlanan yeni yönetmelik taslağı, hazırlandıktan sonra duyuldu ve tıp dünyasını ayağa kaldırdı. Haberi duyuran Taraf gazetesi, mevcut düzenlemede hamileler ve çocuklar üzerinde ilaç araştırması yasak olduğu halde, yeni yönetmelikle bu yasağın kalkacağını bildirdi. Uzmanların Hamilelerin aspirin içmesi bile tehlikeliyken, doğmamış çocuk üzerinde araştırmaya kim karar verecek tepkisi yansıtılan haberde, ayrıca Eski yönetmelikte ilaca bağlı ölüm vakalarında ciddi ve yan etkilerin görülmesi halinde, araştırmanın hemen durdurulması ve durumun 24 saat içinde Sağlık Bakanlığına bildirilmesi gerektiği, oysa yeni yönetmelikte böyle bir uyarı olmadığı belirtildi.
SİYAH IRKA UYAN İLAÇ, BİZE UYAR MI?
Gazete, Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürü Mahmut Tokaçın, yeni yönetmeliğin Türkiyedeki ilaç araştırmalarında payının artmasına yol açacağı iddiası ve Türkiyede şu anda da ilaç araştırmaları yapılıyor; hasta hakları korunuyor; hasta ilacı kesme özgürlüğüne sahip savunması ile şu ilginç ifadelerine de yer verdi: İnsanların genetik yapıları farklı farklı. Dünyada yeni bir ilaç bulundu. Yalnız siyah ırkta etkili olduğu ortaya çıktı. Beyaz ve sarı ırkta farklı etki yaratıp yaratmadığının saptanması gerekiyor. İsrail kendi ülkesinde araştırılmamış ilaca ruhsat vermiyor.
NTVMSNBC konuyu uzmanlarla ayrıntılı olarak tartışmaya açtı. Akademisyenler öncelikle Genel Müdürün Türk halkına özel ilaç savunmasına karşı çıkıyor. Genetik özelliklere göre ilaçların etkisinin değişebileceğini, ama bu konudaki bilimsel çalışmaların henüz sonuç vermediğini, ayrıca Türkiyede yeni ilaç keşfedilmediğini, izin verilen araştırmanın dışarda bulunan ilaçların denenmesini kapsadığını belirterek, bu savunmanın gerçekçi olmadığını savunuyor.
YABANCI FİRMA, HAKKARİDE İLAÇ DENEYEBİLECEK
Cerrahpaşa Üniversitesi Etik Kurul Genel Sekreteri ve İstanbul Tabip odası yönetim kurulu üyesi Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, özel hastanelere araştırma izninin yaratacağı tehlikenin altını çiziyor. Prof. Kasapçopura göre araştırma, kâra dayalı özel merkezlerde yapılırsa sakınca yaratır.

Özel röportaj: Suistimale açık olacak

Ayrıca, yerel etik kurulların kaldırılması da sakınca yaratacak; suistimale açık hale getirecek. Örneğin, bir ilaç firması İngilterede ürettiği ilacı, Hakkaride bir özel hastanede deneyebilecek. Prof. Kasapçopura göre, ilaç araştırmasıyla ilgili hekimleri ödüllendirmek de suistimallere neden olacak.
BİZDE NAZİLERİN YAPTIĞI GİBİ ŞEYLER OLMAZ!
İstanbul Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı ve Etik Kurul Üyesi Prof. Dr. Yağız Üresin ise çocukta araştırma yapılması gerektiğini savunuyor. Üresine göre; çocukta araştırma yapılmadığı için, çocuklar yeni bulunan ilaçlardan yararlanamıyor ve bu da haksızlık. Yeni TCKda da bu yönde kısıtlamalar olduğunu, oysa Avrupanın çocukta araştırmaya onay verdiğini kaydeden Prof. Üresin araştırma yapılmazsa, çocuklara iyi gelecek ilaçların nasıl bulunacağını soruyor. Prof. Üresin ayrıca kobay ifadesine de karşı çıkıyor. Kobayın sıçanla tavşan arası bir hayvan olduğunu, insanlar için bu kavramın kullanılamayacağını söyleyen Üresin Kobay muhabbeti cehalet göstergesi diyor. Prof. Üresin iddialı konuşuyor: Geçmişte Naziler ya da Amerikada siyahlara yönelik vahşi çalışmalar yapmıştır; hem de kendileri ilan ettiler ama bizde böyle şeylerin olması mümkün değil.

Özel röportaj: Asıl tehlike başka

Çocuklarda klinik araştırmayı savunan Prof. Üresine göre; yönetmelik taslağında 3 önemli eksiklik var. Biri özel hastanelere de klinik araştırma izni verilecek olması; ancak kriterlerin belirlenmemesi. Diğeri, etik kurulların nasıl oluşacağı ve çalışmalarına ilişkin kriterlerin belirlenmemesi. Üresin, etik kurulda bir imamın bulunmasının gündeme geldiğini, ancak diğer dinlere de eşit mesafede olabilmesi için bir ilahiyatçıda karar kılındığını kaydediyor. Ancak, sorunun kurulda imam olması değil, kurulun iyi tanımlanmamış olmasından kaynaklandığını vurguluyor. Üresine göre üçüncü eksiklik ise, taslağın daha öncekilerin aksine Ankarada hazırlanmış olması; danışma kurulu oluşturulmaması ve etik kurulllara danışılmaması. Üresin Nereden geldiği belli değil diyor.
KAMU SAĞLIĞI İÇİN İNSANLAR HARCANABİLİR
İsminin verilmesini istemeyen, İstanbul Tabip Odası Etik Kurulundan bir üye, taslağı Maalesef talihsiz diye yorumladı. Bu uzmana göre en önemli tehlike; araştırmanın riskleri ile kamu sağlığı yararlarının dengeli olması: Yani sadece kamu sağlığı için bireyleri harcamak anlamına gelen bu ifadenin kabul edilemeyeceğini savunan akademisyen, hamilelerde deneyin kocanın izni ile olacağını, uzmanların araştırmaya devam kararı vermesi halinde, risk doğsa bile araştırmanın sürebileceğini kaydetti. Ayrıca, Türkiyede paraya ihtiyaç nedeniyle gönüllü denekliğin yaygınlığına işaret ederek, denetlenemeyen araştırmalar nedeniyle sakatlıkların yaygınlaşabileceği uyarısı yaptı.
ECZACI ANLATIYOR: KLİNİK ARAŞTIRMA NASIL OLUYOR?
İstanbul Eczacılar Odası delegelerinden Zafer Kaplan, yönetmeliğin ilaç lobilerinin eseri olduğunu vurguluyor; klinik araştırmanın ne olduğunu şöyle anlatıyor: Hastaneye gidersiniz, bir doktor muayene eder ve arkasından kağıt içinde 10 tane hap verir ve Bunları 10 gün kullan, sonra bana gel der.

Özel röportaj: Klinik araştırmanın detayları

Onların ne olduğunu hasta anlamaz, kullanır ve 10 gün sonra gidip doktora etkilerini anlatırsınız, doktor da rapora yazar, bunun için de belirli bir para alır. Klinik araştırma dediğimiz bu. Kaplan, mevcut yönetmelikte kısıtlamalar olduğu halde, bir romatizma ilacının binlerce kişinin kalpten ölmesine neden olduğunu, 2 yıl sonra toplatıldığını anlatıyor ve bu kadar riskli bir konuda kolaylık sağlanmasına tepki gösteriyor.
GENEL MÜDÜR: ÇOCUK ANLIYORSA, ONUN DA ONAYI ALINACAK
Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürü Mahmut Tokaç ise, NTVMSNBCnin soruları üzerine, eleştirileri yanıtladı. Tokaç, hamilelerde eşinin de onayı, çocuklarda ise hem velilerin hem de anlayabilme kapasitesi varsa çocuğun onayı gerekeceğini söylüyor; ayrıca araştırmanın faydası olacağının bilinmesi gerekeceğini vurguluyor.

Özel röportaj: Etik Kurulda vatandaş cephesi

Bizimkiler çocuk da, Amerikadakiler çocuk değil mi diye sorarak, orada bu deneylerin yapıldığını kaydeden Tokaç, araştırmaya izin verecek etik kurulda hekimlerin yanı sıra hukukçu, din adamı, hatta esnafın da bulunacağını, böylece kurulun sadece bilimsel gözle değil, vatandaş cephesinden de bakabileceğini kaydediyor. Yerel etik kurullar kaldırılırken, bölgesel etik kurullar oluşturulacağını anlatan Tokaça göre, yerel etik kurullar mevcut düzenlemede hastanelerin malı haline geldi. Tokaç, özel hastanelere araştırma izni verilmesini de, bazı özel hastaneler, kamu hastanelerinden daha kaliteli sözleriyle savunuyor.

Yönetmelik taslağının tam metni


Yürürlükteki ilaç araştırma yönetmeliği
