Fendoğlu, Başbakanlıkta düzenlenen Kamu Kurumları 4. Koordinasyon Toplantısında yaptığı konuşmada, insan hakları konusunun, Türkiyenin en güncel, en karmaşık, iç ve dış politikayla bağlantılı kompleks bir problemi olduğunu ifade etti.
Burada acaba kimlerin sorumluluğu var? diye soran Fendoğlu, bu konuda devlete, medyaya, sivil toplum örgütlerine ve bütün bireylere sorumluluk düştüğünü söyledi. Fendoğlu, 2008 yılını bu alanda atılım yılı olarak ilan edeceklerini belirterek, sivil toplum örgütleriyle, kadın ve çocuk hakları konusunda ayrı ayrı toplantılar yapacaklarını bildirdi.
Özeleştiri de yapmaları gerektiğine işaret eden Fendoğlu, şunları kaydetti: Biz acaba ne kadar verimli çalışabiliyoruz? Bunu, şunun için söylüyorum; Uluslararası toplantılara katıldığımız zaman diyoruz ki, bizim 14 bin tane kurullarda üyelerimiz var. Hayret ediyorlar. Çünkü dünyada hiç bir ülkede hükümetin kurullarında görev yapan 14 bin tane insan yok. Peki bu durumda Türkiyenin, dünyada bir numaralı insan hakları savunucusu olması gerekiyor, zaten öyleyiz ama insan hakları ihlallerinin de zaman zaman olduğunu görüyoruz ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin de mahkumiyet kararlarıyla karşı karşıya geliyoruz. Demek ki, bizim bu kurullarımızda reform çalışmasına girmemiz gerekiyor. Başkanlık olarak bir reform çalışmasına ihtiyaç var.
OMBUDSMANLIK KURUMU
Ombudsmanlık (kamu denetçiliği) konusuna da değinen Fendoğlu, Avrupa ülkelerinde, Arap ülkelerinde ve Türk Cumhuriyetlerinde, Ombudsmanlık kurumunun oluşturulduğunu anlatan Hasan Tahsin Fendoğlu, bu konuda Türkiyeyi uluslararası toplantılarda yeterince temsil edemediklerini söyledi.
Fendoğlu, Ombudsmanlık konusunun, yeni sivil anayasamızda yer alacağına inanıyoruz, öyle biliyoruz dedi. Hasan Tahsin Fendoğlu, toplantıda kadın hakları, çocuk hakları, engelli hakları, düşünce özgürlüğü, Türk Ceza Kanununun 301. Maddesinin de aralarında bulunduğu konuları ele alacaklarını söyledi.
İNSAN HAKLARINA AŞIK İNSANLAR SEÇİLMELİ
İnsan Hakları Başkanlığının üzerinde duracağı Eylem Planına da değinen Prof. Dr. Fendoğlu şunları şunları söyledi: İl ve ilçe hakları kurullarının reforme edilmesi, burada bazı değişikliklere gidilmesi gerekir. Bu kurulların başında valilerimiz, kaymakamlarımız var. Bu kurullarda en az 15 kişi var. Planladığımız şeyler daha fazla sivilleşmeyi nasıl yapabiliriz ve özellikle sözcülerin sivil olmasını istiyoruz. Bizim il kurul başkanlarımız, vali yardımcılarımız, insan haklarına aşık insanlarımızdan seçilmesi gerekir. Bu konuda araştırma yapıyoruz ve insan hakları kurulları başındaki insanların çok daha aşkla şevkle, insan hakları konusunda çalışması gerekir. Bazı illerimiz çok çok başarılı. Örneğin, İzmir. Ama bazı illerimizde de adeta hayat yok gibi. Bu insan hakları savunuculuğu salla başı al maaşı deriz ya yani memur zihniyeti, bu zihniyetle götürülemez bir alandır. Bu sevilmesi gereken bir alan ve seven insanlardan seçilmesi gerekir özellikle bu kurulların başındaki vali yardımcılarımız için bunu söylüyorum.
Eğitim çalışmaları yaptıklarını da ifade eden Prof. Dr. Fendoğlu, kurullara, insan hakları eğitimiyle ilgili 11 bine yakın CD gönderdiklerini bildirdi.