TESEVin için hakim ve savcılarla yaptığı mülakatlarda çarpıcı sonuçlara ulaşıldı. Hakim ve savcılar en çok Karadenizden çıkıyor. Yeni anayasa isteyenler çoğunlukta ama 301. madde değişikliğini isteyen az.
İSTANBUL - Yargıda Algı ve Zihniyet Kalıpları çalışması Türkiye genelinde 51 hakim ve savcıyla yapıldı. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden Prof. Mithat Sancar ve Dr. Eylem Ümitin gerçekleştirdiği çalışmanın ön raporu açıklandı. Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı TESEVin araştırmasında iş yükü yoğun olan İstanbul ve Ankara adliyeleri gibi büyük adliyeler esas alındı.
TESEV araştırmasının amacı şu sözlerle açıklanıyor:
DERİNLEMESİNE MÜLAKAT Yargıya egemen olan algı ve zihniyet yapıları hakkında bir yoklama yapma amacını taşıyan bu ilk çalışma, belli bir yöntem çerçevesinde hâkim ve savcılarla yapılan derinlemesine mülakat üzerine inşa edilmiştir. Bu çalışmada, Türkiyenin çeşitli kentlerinden 51 hâkim ve savcı ile mülakatlar gerçekleştirildi. Ana olarak Devletin çıkarları mı, Adaletin gerekleri mi? Demokrasi mi, Güvenlik mi? Devlete Karşı Suçlar, Devlet Görevlilerinin Suçları Faillerin Kimliği ve Düşünce Özgürlüğü, AB Süreci gibi konularda temel yaklaşım, algı ve zihniyet kalıpları anlaşılmaya çalışıldı. Araştırmanın dikkat çeken sonuçları şöyle:
KARADENİZLİ HAKİMLER VE SAVCILAR ÇOĞUNLUKTA Hâkim ve savcıların doğum yerinin bölgelere göre dağılımında, Karadeniz bölgesi öne çıktı. Doğum yerinin bölgelere göre dağılımını çoğunluktan azınlığa doğru sıralarsak 16 görüşmeci (% 31) Karadeniz , 9 görüşmeci Doğu Anadolu (% 18), 9 görüşmeci İç Anadolu (% 18) , 6 görüşmeci (% 8) Güneydoğu Anadolu, 4 görüşmeci (% 12) Marmara, 3 görüşmeci (% 6) Ege, 3 görüşmeci (% 6) Akdeniz bölgesinde doğduğunu dile getirdi.
HAKİMLERİN YARISI İNTERNETTEN HABER TAKİP EDİYOR Günde birden fazla gazete okuyanların sayısı 38 (% 75) olarak çıkarken, görüşmecilerin 37si (% 73) gazetede önce yargıya ilişkin haberleri okuduğunu belirtti. Her gün internetten haber takip ettiğini söyleyenlerin sayısı 28 (% 55).
TİYATRO VE SİNEMAYI İYİ TAKİP ETMİYORLAR Uzun zamandır sinemaya gitmediğini söyleyen 16 görüşmeci (% 31), uzun zamandır tiyatroya gitmediğini söyleyen ise 24 (% 47) görüşmeci oldu. Genelde tarihi ve siyasi deneme türündeki kitapları okuduğunu söyleyen görüşmecilerin sayısı 30dur (% 59). Dinlenmek için ne yaparsınız sorusuna verilen yanıtlarda, hâkim ve savcıların % 62si ailesiyle vakit geçirerek dinlendiğini, % 29u ise kitap okumayı tercih ettiğini belirtti.
KÖY VE KASABA DOĞUMLULAR ÇOĞUNLUKTA Hâkim ve savcıların 14ü (% 27) kent, 37si (% 73) köy ve kasaba doğumlu olduğunu söyledi.
YENİ ANAYASA İSTİYORLAR AMA... 34 katılımcı Türkiyenin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu söylüyor. 8 katılımcı TCKnın 301. maddesinin kaldırılmasını, 13ü ise kalmasından yana olduğunu söylüyor.
YABANCI DİL BİLEN AZ Hâkim ve savcıların 37si (%73) Türkçeden başka dil bilmediğini söylerken, 14ü (% 27) Türkçeden başka bir dil bildiğini ve kullandığını ifade etti. Birden çok yabancı dil bildiğini belirten sadece bir (% 2) görüşmeci oldu.
İNSAN HAKLARINA KARŞI TEDİRGİNLİK VAR Anayasanın 90. maddesine 7.5.2004te eklenen, usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır şeklindeki düzenleme hakkında görüşleri sorulan hakim ve savcılardan çoğunluğu bu düzenlemeyi olumsuz bulduklarını söylediler. Bu görüşte olan hâkim ve savcılar, söz konusu durumu, egemenliğin sınırlandırılması, içişlerine müdahale olarak yorumlayıp tedirgin edici bir gelişme olarak görüyorlar.
YARISI ULUSLARARASI ANLAŞMALARI ÖNEMSEMİYOR 26 katılımcıya göre insan hakları devlet güvenliği açısından tehdit oluşturabilir. Katılımcılardan 27si, karar verme aşamasında temel hak ve özgürlüklere ilgili uluslararası anlaşmaları göz önünde bulundurmuyor. 32 hâkim ve savcıya göre adalet, toplumsal barış, devlet ve demokrasi gibi olgular yargılama sırasında tezat oluşturabilir. 32 katılımcı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının Türkiyeye karşı önyargılı olduğunu düşünüyor. 25 katılımcı AİHM kararlarından dolayı yargılamanın yenilenmesini olumsuz karşılıyor. 33 katılımcı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Türkiye hakkındaki kararlarını basından takip ediyor. 30 katılımcıya göre, AB uyum yasaları çerçevesindeki düzenlemeler insan hakları gelişimi açısından olumlu. 13ü ise bu yeniliklerin Türkiye koşullarına uygun olmadığını düşünüyor.
DEVLETÇİ HUKUKÇULAR ÇOĞUNLUKTA Mülakatlar sırasında araştırmacıların dikkat çekici bulduğu ifadelerden bazıları şöyle: İnsan hakları biraz abartılıyor. Ben rejimin savcısıyım. Ben devletçi hukukçuyum. Önce devlet gelir. Benim ülkem söz konusu olduğunda hukuk mukuk dinlemem. Devlet olmazsa hukuk olmaz, biz de olmayız. Diyelim devleti korumaya çalışırken adil olmayabilirsin, adaletten sapabilirsin. Veya adaleti yerine getiriyorum diye devlete zarar verebilirsiniz veya devleti koruyorum diye adalete zarar verebilirsiniz. Mümkündür. Devletim olmadıktan sonra benim bireysel özgürlüğüm hiçbir işe yaramaz.
SIRADA TOPLUM VE MEDYA VAR Projenin henüz sürmekte olan ikinci ayağında, toplumun yargıya yönelik bakışının ana hatlarını ortaya çıkarmayı hedefleyen bir araştırma yer alıyor. Bu amaçla başlatılan saha çalışmaları devam ediyor. Projenin üçüncü ayağında ise medya-yargı ilişkisine odaklanılacak.
Bir arkadaş bazı ifadeleri garipsemiş!
Garipsemesi doğal!Çünkü o da bu
memlekette muhtemelen maalesef
ihtisaslaşmamış ancak imtiyazlı bir
gruptan sayıyor kendini tevekkeli!!!
Savcılar birkere KAMUSAL VE BİREYSEL
GELİŞİMİ KORUMA DA TARAF OLMALIDIR...
MEVCUT KÖHNEMİŞ HANTAL KOKUŞMUŞ YAPIYI
KORUMAKTA DEĞİL!!!
BU BAKIŞ AÇISI İLE ŞU ANDA BİLE BELKİ
ONLARCA SAVCI KAMUYA KARŞI İMTİYAZLI
SUÇ İŞLEYEN BİR GRUBUN ÜYESİ
KONUMUNDADIR!!
İLGİLİ ARKADAŞ BU DURUMUN NE KADARININ
FARKINDA ACABA!!!
Onur Çubukçu - İzmir
30 Kasım 2007, Cuma 13:41
Bir hukukçu olarak,araştırmacıların
bazı ifadeleri"dikkat çekici"bulmasını
garipsedim.Bir Cumhuriyet
Savcısı,elbette devletin
savcısıdır,olması gereken de
budur,kamu adına hareket eder,adı
üstünde"Cumhuriyet Savcısı".Hakim
tarafsızdır;ama Cumhuriyet Savcısı
taraftır.Her devlet,varlığını,
bağımsızlığını,güvenliğini koruma
amacındadır.Demokrasi,insan hakları vs
elbette önemli;ancak"adalet mülkün
(devletin)temelidir"sözü boşuna
değil.Bağımsızlığını yitiren hangi
ulusun insan hakları,demokrasisi vs
var?Ulusal güvenlik hakkında
kimilerinin paranoya dediği bu haklı
hassasiyet sebepsiz/anlamsız değil
umut - Yozgat
30 Kasım 2007, Cuma 10:01
onbin hakim savcı arasından 51 kişi
çok az değilmi anketin güvenirliği
tartışılır hem sadece büyük
adliyelerdeki hakim savcılarla
yapılmış anadoludaki genç hakim-
savcılar dikkate alınmamış