Türkiye Atom Enerjisi Kurumu, nükleer santral yapımı ihalesine girecek firmalarda aranacak kriterleri tartışmaya açtı. 21 Aralıkta kriterlere son şekli verilecek, 21 Şubatta da ihale ilanına çıkılacak.
ANKARA - Sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerin davet edildiği Türkiye Atom Enerjisi Kurumundaki (TAEK) toplantıya katılım sınırlı kaldı. Özellikle yasaya karşı çıkan Greenpeace ve Elektrik Mühendisleri Odası gibi sivil toplum kuruluşları, toplantıya katılmadı.
Nükleer güvenlik, lisanslama, reaktör tipi, santral ömrü, teknolojik denenmişlik, yakıt teknolojisi, yerli katkı, işletme deneyimi ve elektrik çıkış gücü başlıklarında hazırlanan kriterler, sivil toplum kuruluşları ve üniversitelere açıklandı, görüş istendi.
TAEK 21 Aralıka kadar görüş toplayacak, ardından kriterleri kesinleştirilip yayınlayacak. iki ay içinde de yönetmelikler hazırlanacak. 21 Şubatta TETAŞ ihale ilanına çıkacak.
TAEK BAŞKANI: 2013E GÖRE PROJEKSİYON YAPIYORUZ Toplantı sonrası soruları yanıtlayan Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) Başkanı Okay Çakıroğlu, 2013-2014 yılları arasında nükleer elektriğin şebekeye verilmesi noktasında bir projeksiyon yaptıklarını söyledi.
Yer seçiminde sivil uçuşların rotaları, bunların reaktörlere uzaklığı, denizden gelebilecek tehditler gibi konuların göz önüne alındığını belirten Çakıroğlu, ikincil mevzuatta zaten bunların olduğunu lisanslama sürecinde de inceleneceğini ifade etti.
Ölçütler taslağında yer alan ve en az yüzde 60 yerli katkı payına ulaşılacak sürecin gösterilmesini öngören maddeye dönük olarak da Çakıroğlu, hali hazırda yüzde 35lik bir yer katkı payının sağlandığını, bazı ülkelerin yüzde 80lik bir paya da ulaştığını, yüzde 60 oranının iddialı bir rakam değil, ulaşılabilir olduğunu ifade etti.
TÜRKİYENİN ATIK ENDİŞESİ YOKTUR Çakıroğlu, nükleer santralin çalışmaya başladığından 2 yıl sonra ilk atığın çıktığını bunun da yüksek radyasyon ve sıcaklık nedeniyle taşınabilir olmadığını anlattı.
Atıkların özel havuzlarda soğutulduğuna işaret eden Çakıroğlu, teknik olarak atıkların 15 yıldan önce reaktörün dışına çıkmadığını bundan sonra da kuru depolama alanlarında 100 yıl muhafaza edildiğini söyledi. Reaktörün devreye girmesinden sonra önümüzdeki 100 yıl atıkların nerede saklanacağına ilişkin bir problem söz konusu değil diyen Çakıroğlu, Türkiyenin bir atık endişesini olmadığını, uzun uzun tartışacağı bir atık muhafaza sorununun da olmadığını ifade etti.
Çakıroğlu, atık depolamanın işleticinin sorumluluğunda olduğunu bildirirken, bunu denetleyen kurumun ise TAEK olduğunu belirtti.
İŞTE NÜKLEER SANTRAL KRİTERLERİ TAEKin belirlediği nükleer kriterleri şöyle:
Nükleer santral güncel ve kanıtlanmış teknolojik yenilikleri kapsayacak. Başta uluslararası atom enerjisi normları olmak üzere uluslararası normlara uygun olacak. Santralin ciddi kaza sınıfına giren kazalara karşı da radyolojik sonuçları hafifletecek önlemleri alacak şekilde tasarımlanmış olması değerlendirmede dikkate alınacak.
Nükleer santralin saha şartlarından kaynaklanan gerekler ve şartlar hariç tasarımcı ülkenin güncel nükleer mevzuata uygun olacak önerilen santralı büyük ölçüde örnek teşkil edilebilecek. Halen işletilmekte ve aynı teknolojinin en son örneği olan lisanslı bir santral referans olarak gösterilecek. Önerilen santralin henüz işletmeye geçmiş bir örneğinin olmaması durumunda aynı teknolojinin onaylanmış veya lisans almış en son tasarımı referans olarak gösterilebilecek. Lisanslamayla ilgili olarak Türkiyenin mevzuat gerekleri ve nükleer düzenleme kuruluşunun talep edeceği şartlar saklı kalacak.
Reaktör tipi değerlendirmeye alınacak reaktör tipleri doğal uranyum kullanan basınçlı ağır su ve zenginleştirilmiş uranyum kullanan, basınçlı hafif su ile kaynar hafif su reaktörleri olacak. Bunların dışında kalan (hafif su soğutmalı grafit nötron yavaşlatıcı reaktörler, gaz soğutmalı reaktörler, hızlı üretken reaktörler gibi) reaktörler değerlendirmeye alınmayacak.
EN AZ YÜZDE 60 YERLİ KATKI Nükleer santralin hizmet edeceği süre en az 40 yıl olacak. Yerli katkı payına yönelik plan ve program önerilecek. Plan ve programda en az yüzde 60 yerli katkı payına ulaşılacak süreç gösterilecek. Bununla kurulacak santralın birden fazla üniteden oluşması öngörüldüğünden yerli katkı payının da kurulacak ünitelerin sayısıyla artması amaçlanıyor. Bu ölçüt gelecekte yerli nükleer reaktör ve yakıt teknolojisine sahip olunmasına kısmen hizmet edebilecek.
İşletme deneyimi, santrallerin işletme deneyimi değerlendirmede dikkate alınacak. İkinci nesil santrallerin işletme deneyimini gösterir tedarikçinin ülkesine veya diğer ülkelerdeki referans örnek ve örneklerinin belgelenmesi gerekecek. Benzer şekilde üçüncü nesil santrallerin işletme deneyimini gösterir referans, örneklerinin eğer varsa belgelenmesi gerekecek. Elektrik çıkış gücü nükleer güç santralının her ünitesinin sahip olacağı garanti edilen net elektrik gücü 600 MWtan büyük olacak.
SANTRAL TİPLERİ SINANMIŞ OLACAK Değerlendirmeye alınacak santral tipleri teknolojik olarak sınanmış olacak. Bu nedenle 4. nesil nükleer santraller değerlendirmeye alınmayacak. Teknolojik sınanmışlık ölçütüyle üçüncü nesil santrallerin önünün açılması hedefleniyor.
Yakıt teknolojisi sınanmış olacak, doğal uranyum ve zenginleştirilmiş uranyum kullanan reaktörler değerlendirmeye alınacak. Yakıt üretiminin ülke içinde yapılmasıyla ilgili olarak plan ve program önerilecek.
Adamalar baktılar ki Türkleri
Anadolu"dan atamayacaklar.
Kendilerince yol buldular. Nükleer
santral kurmak en akıllı yol.Yere göğe
sığdırılamayan Amerika 1972 yılından
beri nükleer santral kurmuyor.
Avrupa"nın bazı ülkeleri ya kapatıyor
ya da yeni santraller kurmuyor. Bizim
aslanlar gibi rüzgarımız var,
özelleştirecek nehirlerimiz var. Neden
bunlar kullanılmaz da, 1986 yılındaki
çernobil olayın unutup, böyle bir
karar alırlar.Anladık artık günü
kurtarma çabasındalar ama torunlarının
yaşayacağı bu güzel ülkeyi mahvetme
hakkını kimden alıyorlar.Torunlarına
sordular mı.Çevrecilerle uğraşmayın.
CEM SUSUZLUOĞLU - Eskişehir
29 Kasım 2007, Perşembe 10:41
sayın milletvekillerimiz acaba neye
dayanarak onayladılar, hangi bilim
mercii olumlu yanıt verdi veya
milletvekillerimiz hangi bilimsel
bilgiyle buna karar verdiler_? nükleer
santralın ülkemize kurulması durumunda
enerji kaynağımızda % 10 luk bi artış
olacaktır...şimdi soruyorum size acaba
değermiydi böyle riskli tüm dünya
ülkelrinin vazgeçtiği, atıklarımızı
amerikanın yuka dağına atmak için
verilecek milyonlarca dolara rağmen bu
gereksiz % 10 luk artışa?? birileri
istedi çünkü kazancı vardı, birileri
onayladı çünkü kazancı vardı, ve
kullananlar sırf zarar yine kaybeden
TÜRKİYE...ÇOK YAZIK!!!
Deniz Can Çığşar - Ankara
29 Kasım 2007, Perşembe 10:38
Alternatif kaynaklar olarak
akarsuları, güneşi ve rüzgarı öneren
çevreciler; barajların örttüğü
topraklardan ve değiştirdiği iklimden,
bir güneş panelini yapmak için ne
kadar kömür harcandığından; rüzgar
enerjisi ile 1KW elektrik için ne
kadar alanın harcanması gerektiğinden
neden bahsetmiyorlar? Sorun olduğunu
iddia ettikleri nükleer atığın
inanılmaz az miktarına neden hiç
değinmiyorlar? Bilgi olarak, birkaç
metreküplük atık, Türkiye"nin
neredeyse bir yıllık tüm elektrik
ihtiyacına denk gelir..