21. Yüzyılın bilgi çağı olduğunu ve en büyük sermayesi bilgi olan öğretmenlerin bu çağda her zamankinden daha fazla önem arz ettiklerini belirten Çelik, Eğer ülkemizin geleceği parlak olacaksa bu bilginin paylaşılması, bilginin üretilmesiyle mümkün olacaktır. Büyük Atatürk, Cumhuriyetimizi gençlerimize emanet etmiştir. Ancak çocuklarımızı ve gençlerimizi de vicdanı hür, irfanı hür, fikri hür nesiller yetiştirmek üzere de biz öğretmenlere, öğretmen camiasına emanet etmiştir diye konuştu.
Türkiyenin istikbal davasının öğretmenlerin sorumluluklarının bilincinde büyük bir fedakarlıkla mesleklerini yerine getirmelerine bağlı olduğunu dile getiren Çelik, Öğretmenler şartlar ne kadar kötü olursa olsun ümitsizliğin filizlendiği yerde, ümit oldukları sürece, o zaman onlar gerçek anlamda eğitimcidir. Türkiyenin istikbal davasının en büyük neferleridir dedi.
Her şeyi göze almadan başarının mümkün olmayacağını ifade eden Çelik, öğretmenlerin bu şekilde görevlerini yapmaları gerektiğini söyledi.
Öğretmenlerin büyük başarıya ulaşmaları için kendi alanlarında çok çalışmaları gerektiğini anlatan Çelik, Yaptığı işin heyecanını duymayan o işte başarılı olamaz. Öğretmenlerde mesleğini icra ederlerken, bunu yaparlarsa başarılı olacaklarına inanıyorum. Öğretmen yaptığı işten haz duyan insandır. Öğretmen, karşısındaki çocukların, gençlerin gözlerindeki parıltıdan manevi haz duyan insandır. Ancak öğretmenlik hiçbir maddi karşılıkla ölçülemeyecek bir meslektir şeklinde konuştu.
Bakan Çelik, Öğretmenlik mesleğinin saygınlığının azaldığı yönündeki iddialara inanmadığını, mesleğin saygınlığının devam ettiğini belirterek, Bizim için öğretmenlik hiçbir zaman sıradan bir meslek değildir. Bütün sıraların önünde olan bir meslektir dedi.
Türkiye genelinde 630 bin öğretmen bulunduğunu anımsatan Çelik, 18 Aralık tarihinde 10 bin öğretmen ataması daha yapacağız ve 2007 yılı içerisinde öğretmen mevcudu 640 bin olacak diye konuştu.
Hüseyin Çelik, öğretmenlerin sosyal konumları ve özlük haklarının iyileştirilmesinin bakanlığın görevi olduğunu, hükümetin eğitime oldukça önem verdiğini belirterek, şunları kaydetti: Zaman zaman bazı insanlar bu konuda konuşmaya başladıkları zaman Finlandiyayı, İsveçi, Norveçi örnek gösteriyorlar. Biz ne zaman İsveç gibi, Norveç gibi üretirsek, o zaman İsveç, Norveç gibi kazanmaya başlarız. Bangladeş gibi kazanan, İsviçre gibi harcayan bir ülke yeryüzünde yoktur. Geçmişte ülkemizde popülizm adına banknot matbaasına talimatlar verildi, paralar basıldı; halk dalkavukluğu yapıldı ve Türkiye bir uçurumun kenarına geldi.
Çelik, Türkiyede ekonomiyi büyütmenin öğretmenlerin birinci vazifelerinden biri olduğunu belirterek, sözlerine şöyle devam etti: Niçin? Çünkü bizi büyütecek olan, üretimin en önemli faktörü olan insanı yetiştirmekle mükellefiz. Dolayısıyla biz ekonomiyi iyileştirdikçe o bize şüphesiz ki geri dönecektir. Bu böyle yapılıyorken, öğretmenlerimizi ideolojik, siyasal ve sendikal mücadelenin adeta vasıtası haline getirmeye çalışan insanların öğretmenlerimiz üzerinden küçük hesaplar yapması, bizi de öğretmenlerimizi de rahatsız etmektedir.
Öğretmenlerin aklın ve bilimin ışığında yürümesi gerektiğini belirten Çelik, bu şekilde öğrencilerin geleceğe hazırlanmasının zorunluluk olduğunu belirtti.
Meslek seçimi yapacak gençlere de seslenen Çelik, istemeleri halinde ve bu mesleği büyük bir haz ile yapabileceklerine inandıkları zaman öğretmenliği meslek olarak seçebileceklerini söyledi. Çelik, öğretmenlik mesleğinin maddi hazdan çok manevi hazzı olduğunu dile getirerek, öğretmenler gününün tek bir günde kutlanmaması ve öğretmenlerin 365 gün hatırlanması gerektiğini söyledi.
Etkinlik kapsamında, Emekli Öğretmenler Derneği Ankara Şubesi Başkanı Sabri Kırlı, mesleğe yeni başlayanlar adına ise Etimesgut Ali Suavi İlköğretim Okulu Türkçe Öğretmeni Burcu Bat birer konuşma yaptı. Daha sonra Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü Halk Oyunları topluluğunu gösteri sundu.
Bakan Çelik, salona girişinde 102 yaşındaki emekli öğretmen İsmail Mutluerin elini öperek, öğretmenler gününü kutladı. Çelik, ardından bazı öğretmenlerin de yanına giderek, onlara karanfil verdi.