Güneşten en az 100 kez daha büyük olan ve şimdiye kadar gözlemlenen süpernovaların 100 katı ışık saçan bu yıldızın en az 6 kez patladığını belirten California Üniversitesinden Stan Woosley, oluşturdukları modele göre, Güneşin 90 ila 130 katı büyük kütleye sahip sıra dışı yıldızlar için böyle bir senaryonun geçerli olduğunu kaydetti.
Bazı gökbilimciler, bu olaya hipernova adının verilmesi gerektiğini savunarak, Yıldız genleşiyor, ancak bu arada gökcismini patlatmak için yetersiz kalıyor ve patlama süresi uzuyor. Güneşin 90 ila 130 katı yıldızlar için bir nabız, vurum söz konusu diye konuşuyorlar.
Genleşme, radyasyona neden oluyor ve bir büzülme meydana geliyor. Bunun ardından yeni bir genleşmeye neden olan yeni bir sıcaklık ortaya çıkıyor. Sonrasında yıldız 40 güneş hacmine dek daralıyor, demirce zengin çekirdeği eriyor ve bir gama ışını patlamasıyla yaşamı sona eriyor.
KARŞIT TEORİ
Bu arada, Amsterdam Üniversitesinden Hollandalı astronomlar Simon Portegies Zwart ve Edward van den Heuvel, karşıt teorilerinde, SN2006gy süpernovasının tek bir yıldızdan oluşmadığını savundular.
Hollandalı astronomlar, buna karşın iki dev gökcisminin çarpışmasının söz konusu olduğunu belirttiler.
Gökbilimcilerin genel varsayımına göre, başlangıçta yapısı, iyonize madde olan plazma şeklindeki bir süpernovanın parlaklığını yitirmesi haftalar ya da aylar sürebilir.
Bu süre zarfında yaydığı enerji, güneşin 10 milyar yılda yayacağı enerjiden daha fazladır. Bu patlamalar, maddenin evrende bir noktadan başka noktalara taşınması işine yarar. Patlama sonucunda dağılan yıldız artıklarının, evrenin başka köşelerinde birikerek yeniden yıldızlar ya da yıldız sistemleri oluşturduğu varsayılmaktadır.
Bu teoriye göre, Güneş, Güneş Sistemi içindeki gezegenler ve bu arada Dünya da çok eski zamanlarda meydana gelmiş bir süpernova patlamasının sonucunda ortaya çıkmış olabilir.