Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 10 Kasımda aldığı duruşmasız işlere ilişkin karar tutanağında, uzman çavuş Halis Çağanın Memuriyet görevinin gereklerine aykırı hareket etmek, erler İlhami Demir, İrfan Beyaz, Özhan Şabanoğlu, Fatih Atakul ve Mehmet Şenkulun emre itaatsizlikte ısrar, erler Fuat Başoda ve Ramazan Yücenin emre itaatsizlikte ısrar ve yurt dışına firar suçlarını işlediği, haklarında kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması, yüklenen suçun vasıf ve mahiyeti, askeri disiplinin aşırı derecede sarsılmış olması nedeniyle 353 sayılı kanunun 71 ve CMKnın 100 ve 101. maddeleri gereğince vicahen tutuklanmasına karar verildiği kaydedildi.

Kaçırılan askerler serbest

8 askerin olay gününe ilişkin ifadelerinin yer aldığı tutanakta, soruşturma dosyasının askeri savcılığa iadesi kararlaştırıldı. Tutanakta, 7 gün içinde Ağrı 12. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesinde itiraz yolunun açık olduğu belirtildi.
Asker annesinden Bakan Şahine tepki

Askerlerin avukatı Ramazan Korkmaz, askerlerin tutuklanma gerekçelerinin emre itaatsizlik, yurtdışına firar, askeri disiplinin aşırı şekilde sarsılmış olması ve kuvvetli suç şüphesi olduğunu söyledi.
8 asker, 21 Ekimde Hakkarinin Dağlıca ilçesinde 12 askerin şehit olduğu çatışma sonrasında kaçırılmış, daha sonra da serbest bırakılmıştı. Serbest bırakıldıktan sonra birliklerine katılan erler Ramazan Yüce, İrfan Beyaz, Fuat Başoda, İlhami Demir, Fatih Atakul, Özhan Şabanoğlu ile çavuş Mehmet Şenkul ve uzman çavuş Halis Çağan, Ankaradan Vana gönderilmişti. 
Serbest kalan 8 askerin aileleri sevinçli

BÜYÜKANITTAN 8 ASKER YANITI
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt, önceki gün 13 gazetenin Ankara temsilcileriyle Genelkurmay Karargahında üç saat süren bir sohbet toplantısında PKK tarafından rehin alınan 8 asker içinde örgüte bilgi sızdıranlar bulunduğu iddialarına da yanıt vermiş ve Bu tartışmalar bizi üzüyor. Biz de böyle bir bilgi yok. Türk Silahlı Kuvvetlerinde her etnik kökenden askerler var. Biz her kökenden insanımıza güveniriz demişti.