YENİ SİYASİ TUTUM BELGESİ ONAYLANDI
DTP Olağanüstü Kongresinde, Diyarbakırdaki toplantıda benimsenen ve demokratik özerklik talebini de içeren siyasi tutum belgesi onaylandı. Aynı ifade parti tüzüğüne de girdi.
Demokratik Toplum Partisi 2. Olağanüstü Kongresi, genel başkan ve parti meclisi seçimi için Ankarada yaptığı toplantıda, tüzük değişikliği de yaptı.
Önceki kongrelerden farklı olarak PKK lideri Abdullah Öcalanın kız kardeşleri kongreye gelmedi; kardeşi Mehmet Öcalan ise Parti Meclisine aday olarak kongredeydi.
Partinin bir süre önce Diyarbakırda yaptığı toplantıda benimsenen ve demokratik özerklik talebini de içeren Siyasi Tutum Belgesi, DTP kongre delegelerinin oyuna sunuldu. Delegeler tarafından onaylanan belgedeki demokratik özerklik ifadesinin, parti tüzüğüne girmesi de benimsendi. Belgede yer alan bölgesel özerklik talebi ve Diyarbakırdaki toplantıda konuşan eski milletvekili Leyla Zananın Abdullah Öcalan hakkındaki ifadeleri nedeniyle Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı soruşturma açmıştı.
Kongreye tek aday olarak giren ve genel başkan seçilen Nurettin Demirtaş da konuşmasında, DTP olarak demokratik özerklik ve demokratik bir anayasayla bu sorunları çözme çabasındayız dedi.
Kongrede ayrıca, 60 olan Parti Meclisi üyesi sayısı 80e çıkarıldı; yönetim organlarında kadın kotası artırıldı.
PM VE DİSİPLİN KURULU İÇİN SEÇİMLER
Demokratik Toplum Partisinin (DTP) 2. Olağanüstü Büyük Kongresinde Parti Meclisi ve Disiplin Kurulu için seçimler yapıldı.
Büyükhanlı Park Otelde gerçekleştirilen kongrede Parti Meclisinin 80 üyesi ile Merkez Disiplin Kurulunun 11 üyesi belirlendi.
Parti Meclisinde en çok oyu 390 oyla Emine Ayna alırken, onu Sebahat Tuncel, Pervin Buldan, Selma Irmak, Selahattin Demirtaş, Aysel Tuğluk, Orhan Miroğlu, Fatma Kurtulan, Osman Özçelik, Sevahir Bayındır ve Ahmet Türk izledi.
Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalanın kardeşi Mehmet Öcalan da 282 oy alarak 17. sıradan Parti Meclisine girdi.
Yönetim organlarının seçiminin ardından kongre çalışmalarını tamamladı.
AHMET TÜRKÜN KONUŞMASI
Genel başkanlıktan seçim öncesi ayrılan ve bu kongrede aday olmayan Ahmet Türk, olağanüstü kongrede; bütün samimiyetiyle çaba gösterdiğini söyledi, Eksiklerim varsa, halkım, partim beni bağışlasın dedi. Türkle eşgenel başkan olan Tuğluk da ayrıldı.
DTP 2. olağanüstü kongresiyle eski eşgenel başkanlar Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk dönemi bitti. Bağımsız milletvekili adayı oldukları için partiden istifa eden Türk ve Tuğluk, olağanüstü kongrede aday olmadılar. Halen partinin TBMM Grup Başkanı görevini yürüten Türk ile Diyarbakır milletvekili olan Tuğluk olağanüstü kongrede partililere hitap ettiler. Türkün yerine partide sivri açıklamalarıyla tanınan genel başkanvekili Süleyman Demirtaş tek aday olarak giriyor. Tuğlukun yerine eşbaşkan adayı da Mardin Milletvekili Emine Ayna.

Demirtaş: İnsanlığın bittiği noktadayız

İki yıl süreyle genel başkanlık görevinde bulunduğunu hatırlatarak, eksiklerinin bulunduğunu ancak bütün samimiyetiyle çaba gösterdiğini söyleyen
 |
| Türk ve Demirtaş, eski ve yeni genel başkanlar. |
Türk, Eksiklerim varsa, arkadaşlarım, halkım, partim beni bağışlasın diye konuştu.
Türk, kongreye ilişkin bazı tartışmalar yaşandığını da ifade ederek, bir nöbet, hizmet değişimi olacağını söyledi.
TUĞLUK: EYALET DEĞİL DEMOKRATİK BİRLİK
Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk da tek dil, tek tarih ve tek devlet anlayışının, cumhuriyet dönemiyle birlikte isyan ve çatışma sürecini başlattığını iddia etti.
 |
| Türk ve Tuğluk, eski eşbaşkanlar. |
Kürt sorununun demokratik bütünlük içinde çözüm aşamasına taşınması gerektiğini ifade eden Tuğluk, Eyalet, federasyon gibi kavramlaştırmalara dayalı çözümlerle değil, demokratik birlik modeliyle çözümü bulabiliriz diye konuştu.
İYİ KÜRT-KÖTÜ KÜRT AYRIMI YAPILIYOR
Bölgedeki gelişmelerin heyecana neden olabileceğini ancak, rasyonel olmak gibi bir sorumlulukları bulunduğunu belirten Tuğluk, Kürt olgusunu inkarın anayasal zeminde sürdüğünü öne sürdü. Sorunun nihai çözümü anayasal olacaktır diyen Tuğluk, Kürt realitesinin anayasal zeminde yadsınması halinde, herkes için felaket olabilecek koşulların ortaya çıkabileceğini savundu. ABDnin Kürtlere yönelik politikasında belirsizlik olduğunu da ifade eden Tuğluk, bölgede iyi Kürt-kötü Kürt ayrımı yapıldığını ileri sürdü.
ÖDPLİ URASTAN KURTALANA DESTEK
Kongreye konuk olarak katılan ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras da bir konuşma yaparak, şiddetten arınmış bir toplumda bir arada yaşama kültürünün inşa edilebileceğini, bu konuda parlamentonun tarihi bir sorumluluğu bulunduğunu söyledi.
Türkiyenin çıkardığı tezkere ile Ortadoğu bataklığına girmesine hayır diyen iradenin, ulusun aydınlık yüzü olduğunu savunan Uras, Fatma Kurtalanı kastederek, 8 askerin serbest bırakılmasıyla ilgili olarak bazı milletvekillerinin şeceresinin çıkarıldığını ancak herkesin ayrı bir birey olduğunu ve kendinden sorumlu bulunduğunu kaydetti.
IRMAK: TEK BAYRAK BİZİ KARŞI KARŞIYA GETİRDİ
DTP tüzüğünde yapılan değişikliğe rağmen parti yönetiminin Eş Başkan olarak adlandırmaya devam ettiği Genel Başkan Yardımcısı Selma Irmak da bir konuşma yaparak, Bıçak sırtı bir süreçten geçiliyor. Bunu aşabilmenin yolu demokrasiyi güçlendirmektir dedi.
Toplumun binlerce yıl hiçbir nedenle birbirinden ayrılamadığını, ancak şimdi karşı karşıya getirilmek istendiğini savunan Irmak, kendilerine yönelik bir linç politikası yürütüldüğünü iddia etti. Ağzımızı her açtığımızda bize soruşturma açılıyor diyen Irmak, Tek bayrak, tek vatan, tek dil olgusu bizi karşı karşıya getirdi, sorunu çözemedi. Teklik değil, çokluk olgusunu esas almalıyız görüşünü savundu.
Geçtiğimiz günlerde düzenlenen Demokratik Toplum Kongresi ve kongrenin sonuç bildirgesinin, sorunların çözümü yolunda Türkiye kamuoyuna sunulmuş kaçırılmaması gereken bir fırsat olduğunu ileri süren Irmak, Sadece Kürt sorununa değil, Türkiyenin birçok alanda geri kalmasına yol açan ve içinden çıkılmaz hale gelmiş sorunlarına yönelik kapsamlı bir çözüm paketi olan Demokratik Özerklik Projesi 21. yüzyılın Türkiyesini şekillendirecek bir adımdır şeklinde konuştu.
BEDELİ NE OLURSA OLSUN YOLA DEVAM
Yerinde yönetimin esas alınarak, tek tip yönetimin terk edilmesi, yeni yapılacak anayasada kültürlerin kendilerini ifade etme imkanına kavuşturulması gerektiğini savunan Irmak, tekçi zihniyet ile yapılan anayasayı kabul etmelerinin mümkün olmadığını ifade etti. Irkmak, kendilerine susmanın, uslu olmanın ve teslimiyetçiliğin dayatıldığını belirterek, Onlara karşı biz diyoruz ki susmayacağız, söylemeye devam edeceğiz, bedeli ne olursa olsun bundan sonra da yürümeye devam edeceğiz diye konuştu.