VAHİT ÖZTÜRK: BİZİ KANTİNE MAHKUM EDİYORLAR
Bir şeyi kaldırıyorsanız ona bir alternatif getirmek zorundasınız. Bu çocuklar sabah 8den akşam 5e kadar okulda. Mutlaka bir şeyler yemek zorundalar. Şimdi nereden, ne yiyecekler? Bizi kantinlere ya da sokak satıcılarına mahkum etmek istiyorlar. Kantinlerin kontrol altında tutulabileceğini söylüyorlar; yemekhaneleri de kontrol altında tutulabilirler. Çocuklar sürekli tost ve hamburger mi yiyecek? Yani devlet, Ben bu işi yapamıyorum, o zaman ortadan kaldırayım ve çocuklar aç kalsın mı diyor?
NEBAHAT AYRAN: HER GÜN SEFERTASI HAZIRLAYAMAM
Benim çocuğum büyüme çağında ve ben çalışan bir anneyim. Ona her gün sefertası hazırlayamam. Çocuğumun her gün tost, sandviç gibi kuru besinler ve sağlıksız gıdalar yemesini de istemiyorum. Dün okulda yemek çıkmadı, oradaydım. Yemek saatinde kantin önünde biriken büyük çocuklar küçük çocukları neredeyse ezecekti. Çünkü hepsi aynı anda kantine yöneliyor. Çocuk tam gün okulda, çocuğumun sıcak yemekler yemesini, yemek adabı edinmesini ve sağlıklı yeme alışkanlığı kazanmasını istiyorum. Son derece tedirginim.
RASİM GÜNDOĞDU: ÇOCUKLAR CEZALANDIRILMASIN
Çocuğumda kalsiyum ve demir eksikliği var; bu sene de birinci sınıfa başladı. Okul yemekleriyle bu sorunu bir noktaya kadar bertaraf etmiştik; ama artık büyük bir endişe yaşıyoruz. En azından çorba, köfte, salata yiyordu ve içimiz rahattı. Şimdi kuru ya da hazır besinlerle çocuğumun sağlığı bozulacak diye endişeleniyorum. Yetkilileri yasaklama yerine denetim görevlerini yapmaya çağırıyorum. Çocuklar cezalandırılmasın.
AYŞEGÜL ÖZTÜRK: YASAĞIN NEDENİNİ ANLAMADIK
Yasaklamanın gerekçesini çok mantıklı bulmuyoruz. Rantla mücadele ve zehirlenme tehlikesi deniyor. Bunlarla mücadelenin yöntemi çocukların yemeklerini yasaklamak mı olmalı, anlayabilmiş değiliz. Hijyen kaygısı varsa Bakanlık ya da Müdürlük haberli ya da habersiz baskınlar yapabilir, denetimi artırabilir. Biz zaten denetliyoruz; sakınca görseydik kendimiz müdahale ederdik.