Küresel Isınma ve İklim Krizi adlı kitap Ömer Madra ile çevreci Dr. Ümit Şahinin 26 saatlik söyleşilerinden oluşturulmuş. Şahinin sorularına, Madra yanıt vermiş.
 |
| Küresel Isınma ve İklim Krizi adlı kitap, çevreci Dr. Ümit Şahin ile Ömer Madra'nın 26 saatlik söyleşilerinden derlenerek hazırlandı. |
Kitap, küresel ısınmanın tespitlerini, kanıtlarını ekolojik perspektif bakışıyla izliyor ve iklim krizinin siyasal sorunlarını yanıtlıyor. Küresel ısınmanın sadece dünyada yaratacağı etkisine değil, siyasal ve psikolojik derinliği de anlatılıyor ve neden hâlâ önlem alınmadığına dair farklı tahminlerde bulunuluyor. Madra, Akdeniz Bölgesinde, Türkiyede, Ortadoğuda ve bütün kıtalarda aynı anda bütün buzların erimesiyle, gezegenin tarihinde gördüğü en büyük felaketlerinden birine doğru çok büyük bir hızla sürüklendiğini görüyoruz. Bu süreç Endüstri Devrimine kadar uzanmaktadır diyor.
Madra küresel ısınmanın sonunda yaşanacakları çarpıcı örneklerle anlatıyor: Grönlandda buzlar eridikten sonra, petrol ve doğalgaz çıkartabileceklerini umuyorlar, öte yandan kutup hayvanları hayvanat bahçelerinde korunmak zorunda kalacaklar. Kuzey Kutubunda sıcaklık 22 dereceyi buldu, yağmur yağdı. Bu dünya tarihinde görülmemiş bir sıcaklık.
KİTAPTAN ALINTILAR:
Yakın gelecek üzerine...
Derken dünyada petrol talebinin ve ona bağlı olarak bütün tüketim şehvetinin daha da büyük bir hızla yükselmeye devam edeceğini, uçak seferlerinin yakın gelecekte kat be kat artıp dünya semalarını karbonla kaplayacağını, Hindistan gibi gelişmekte olan ülkelerin de yüz milyonları ucuz araba sahibi yapacağını öğrendik. Eh gene moodumuz değişti, yeni bir mooda girdik ve kitabın adını da değiştirtik: Bütün eller havaya-küresel ısınma buraya!
Endüstri devrimi üzerine...
Küresel ısınma çağdaş endüstri medeniyetinin bir sonucu aslında. Endüstri devrimine kadar geri götürebileceğimiz bir olay. Enerji, sanayi, ulaşım, tarım, ticaret ve ısınma için tüketilen yakıtların bir sonucu.
 |
| "Yalnız 1980’deki makalede bile fosil yakıt kullanımının sıcaklıkları 21. yüzyılın sonlarına doğru 2,5 derece arttıcağını, bunun da dünyayı bu hesaba göre milyonlarca yıl öncekinden daha sıcak bir duruma sokacağını ve mesozoik çağ da denen dinozorlar çağından bile daha sıcak hale getireceğini söylemişler." |
Türkiyedeki dağlar üzerine...
Ağrı, Cilo, Süphan ve Kaşgar dağlarının çok az bir kısmında kar kalmış. Erciyes ve Aladağlarda tamamen yok olmuş. Bu haberde tek kelime küresel iklim değişikliğinden bahsedilmiyor, biliyor musunuz? Gazetelerde Türkiyede buzulların eridiğine ilişkin koskoca bir haber yapılıyor ve hiçbir bağlantı kurulmuyor.
Küresel felakette ilk yok olacak ada Tuvalu üzerine...
Daha 1978de sömürgecilikten kurtulmuş, ama dünyanın en kısa ömürlü demokrasilerinden biri olacağa benziyor Tuvalu. Lynasa o şarkıları çeviren adam da aslında adanın ilk başbakanı Toaripi imiş. Hatta biliyor musun demiş, bilge Toaripi, ben Kyoto Konferansına da gittim. Bilimciler bu salımları anlattılar, ben de eğer dünyayı bu hale getiriyorsa, benim adamı da batırıyorsa, e durdursunlar o zaman dedim. Ama durdurmadılar. İnsanlarımız, gelenekleri, kültürleri, örf ve adetleriyle birlikte taşınsınlar o zaman demiş çözüm olarak da..... Ama ben bu adada kalıp Tuvaluyla birlikte denizin dibine gitmeyi düşünüyorum, fikrim budur diyor ilk başbakan. Çok acıklı, değil mi?
Bush yönetiminin tavrı üzerine...
Amerikan bilim dernekleri, tehdit altındayken bile insanların fosil yakıtlar ve petrol kullanarak küresel ısınmayı yarattığını söylüyor. Bush yönetimiyse söylenenleri bilimsel değildir diye reddediyor ve önemli iklim kuruluşlarının başındaki insanları değiştiriyor.
ames Hansen gibi önemli bazı bilimciler çıkıp, Bush yönetimi baskı yapıyor, konuşma bunları halkla paylaşma diyor, bu kadarı ancak Nazi ve Stalin yönetimlerinde oluyordu, diyorlar
Nükleer silahlar üzerine...
Amerikanın toplam 3 bin yerde nükleer silahı var. On binlerce nükleer başlık geliştiriliyor ve binden fazla deneme yapmış, bunun çevre üzerinde etkilerini incelemek lazım. Washington eyaletinde, Batıda yani, Columbia nehrinin çevresinde uçsuz bucaksız kurak yerleri var, orada Manhattan projesi sırasında açılan ve Hanford Site denen muazzam bir bomba fabrikası var, İkinci Dünya Savaşında açılmış. Nagasakiye atılan bomba da orada yapılmış. 1945 yılından 1995e kadar plütonyum üretilmiş, 50 yıl boyunca milyarlarca galon radyoaktif suyu Columbia nehrine akıtmış, Allah bilir sonucunu.
ABDnin Kyoto Protokolünü imzalamaması üzerine...
Gazetelerde evlerin ısıtılmasından tutun da, yazlıklara ya da turistik seyahatlere gidilmesine kadar her şeyin küresel ısınmayı arttırdığına dair haberler verilse bile, bütün bunların arkasında yatan faaliyetleri ortaya çıkarmaya yönelik bir yayın yapılmıyor. Neden? Reklam gelirleri düşünüldüğü için. Dolayısıyla, medyanın da aynı derecede ağır bir sorumluluğu olduğu çıkıyor ortaya. Çünkü medya bütün bu gerçekleri sessizlik içinde geçiştirmeyi tercih ediyor. Büyük ölçüde Amerikan endüstrisini temsil eden bir kuruluş olan ABD Ulusal İmalatçılar Birliği, 2001de George Busha bir mektup yazmış, 14 bin üye şirketimiz ve bunların 18 milyon çalışanı adına, yani Amerikada imalat yapan işçiler adına, Kyoto Protokolüne karşı çıktığınız için size teşekkürlerimizi bildiririz, çünkü Kyotoyu imzalamanız ABD ekonomisine ağır zarar verecekti demişti.
Giderek artan sıcaklık üzerine...
Kuzey Buz Denizinde buzullar çözülünce 5 bin kilometrelik yeni bir ticaret yolu açılacak. Etrafından dolaşacağımıza ortasından geçeceğiz diye ve oradan bol bol petrol çıkaracağız... Yalnız 1980deki makalede bile fosil yakıt kullanımının sıcaklıkları 21. yüzyılın sonlarına doğru 2,5 derece arttıcağını, bunun da dünyayı bu hesaba göre milyonlarca yıl öncekinden daha sıcak bir duruma sokacağını ve mesozoik çağ da denen dinozorlar çağından bile daha sıcak hale getireceğini söylemişler.