Göz tansiyonu körlüğe neden olabiliyor
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Sağlık
Bayındır Hastaneleri Köşesi
Beslenme
Kalp-Damar Hast.
Genetik
Cinsellik
Stres
Kanser
AIDS
Sigara
Erkek Sağlığı
Kadın Sağlığı
Çocuk-Bebek Sağ.
Diğer Hastalıklar
Kuş Gribi haberleri
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Sağlık » Diğer Hastalıklar

Göz tansiyonu körlüğe neden olabiliyor

Halk arasında göz tansiyonu olarak bilinen “Glokom”, göz sinirinde hasar yaparak kalıcı görme kaybına neden olabiliyor.

 DİĞER HABERLER

  SAĞLIK - EN ÇOK OKUNAN HABERLER
AA
Güncelleme: 10:26 TSİ 10 Ekim 2007 Çarşamba

ANKARA - Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Hepşen, glokomun, fark edilebilir bir belirti vermeden “sessiz ve sinsi” gelişen bir hastalık olduğunu, göz sinirinde hasar yaparak kalıcı görme kaybına yol açabileceğini söyledi.
Haberin devamı

Glokomun neden olduğu hasarın geri dönüşümünün olmadığına dikkati çeken Hepşen, hastalığın tam olarak iyileştirilemediğini ancak düzenli tedavi ile kontrol altında tutulabildiğini kaydetti.

Gözün içerisindeki “Aköz humar” adı verilen berrak sıvının, göz basıncının normal seviyede kalması için gün içerisinde dengeli miktarlarda üretildiğini ve boşaltım kanalları ile kan damarlarına geçtiğini anlatan Prof. Dr. Hepşen, “Göz kapalı bir yapı olduğu için göz içi sıvısının gözden dışarı çıkışının aksaması halinde göz içindeki basınç yükselir. Bu basınç, görme siniri üzerine baskı yaparak, gördüklerimizi beynimize ileten sinir liflerinde hasara neden olur” diye konuştu.

“GÖZ TANSİYONU ARALIKLARLA ÖLÇTÜRÜLMELİ”
Glokom sıklığının yaşın ilerlemesiyle birlikte arttığını ancak hastalığın gençlerde hatta yeni doğan bebeklerde bile görülebildiğini anlatan Hepşen, görme siniri hasarı ve glokomun yol açabileceği körlükten, erken tanı ve tedavi ile korunmanın mümkün olduğunu belirtti.

Hepşen, glokom hastalığının bulgularının ancak çok ileri dönemlerde belirginleştiğini, bu nedenle göz muayenesinin çok önemli olduğunu anımsatarak, erken tanı için, göz tansiyonunun belirli aralıklarla ölçtürülmesi gerektiğini söyledi. Muayenede sadece göz içi basıncının ölçülmesinin hastalığın saptanması için yeterli olmadığının altını çizen Hepşen, bilgisayarlı görme alanı testi, “HRT” ile göz siniri muayenesi ve “göz siniri görüntüleme ve fotoğraflaması” gibi ileri tetkiklerle tam ve detaylı göz muayenesi yapılması gerektiğini kaydetti.

Göz tansiyonu normalden yüksek olanların, 50 yaşın üstündekilerin, ailesinde ve yakın akrabalarında glokom bulunanların, yüksek miyop veya hipermetrop kusuru olanların, göz yaralanması geçirenlerin, kortizonlu ilaç kullananların, şeker ve migren hastalarının risk altında olduğuna dikkati çeken Hepşen, bu kişilerin, uzman bir doktor tarafından glokom tedavisine ya da düzenli takip edilmesine ihtiyaç duyulup duyulmadığına karar verilmesi gerektiği uyarısında bulundu.

Hepşen, ailesinde glokom olan kişilerin, genç yaşlarda tam ve detaylı göz muayenesinden geçmesi gerektiğini belirterek, “40 yaşından sonra her 2-4 yılda bir, 65 yaşını geçenler ise her 1-2 yılda bir göz muayenesi yaptırmalı” dedi.

“HASARDAN GERİ DÖNÜŞ YOK”
Glokomun neden olduğu hasarın geri dönüşünün olmadığını ancak düzenli tedavi ile kontrol altında tutulabileceğini hatırlatan Hepşen, ilaç tedavisinde göz damlalarının ilk adım olduğunu, damlaların ara verilmeden düzenli olarak kullanılması gerektiğini kaydetti.

Hepşen, ilaç tedavisinin ömür boyu sürdüğünü belirterek, hastalığın evresine, ilaçların etkinliğine ve görme kaybının derecesine göre “lazer” ya da “ameliyat” yöntemlerinin de uygulanabildiğini söyledi.

Glokomun 2 farklı tipi olduğunu, “Kronik açık-açılı” glokumun yaygın olarak görüldüğünü anlatan Hepşen, şunları kaydetti:
“Bu tipte, göz tansiyonu yavaş yavaş yükselir ve göz siniri hasar görebilir. Başlangıçta belirti vermez ancak daha sonraları görme alanında siyah noktalar ortaya çıkmaya başlar. Görme siniri ise önemli ölçüde hasar gördüğünde ‘etrafı görmeniz’ daralır, etrafı bir borunun içinden bakar gibi görürsünüz.

Gözün yapısal farklılığından kaynaklanan ‘Kapalı-açılı’ glokomda ise genellikle gözler normalden küçük ve hipermetroptur. Ani glokom krizi görülebilir. Göz tansiyonu hızla yükselir, ağrı, bulantı, kusma ve ani görme azalması yaşanır. Bu acil bir durumdur ve hemen tedavi altına alınmalıdır.”

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

nuri akkaya  - Nevşehir
14 Ekim 2008, Salı 22:44  
göz tasiyonu her insanda farklı bir değerdemidir yoksa herkes için belli stanrt değeri aynımıdır.

kerem inceler  - Adana
13 Ekim 2008, Pazartesi 15:52  
benim babaannemde böyle bir hastalık var her sinirlendiinde gözünde karardıını söyler bunu kesin tedavisi ben öyle duydum gözüne mercek takılmış ama hala geçmediini duydun

safiye cokkacar  - İstanbul
04 Ekim 2008, Cumartesi 20:52  
benim kızımmın göz tansiyonu 4 astigmat teşhisi kondu ve şu an 2.5 numara gözlük kulanıyor yaşı11 bunun kesin tedavisi varmı

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları