Erdoğan: Kyoto’ya olumlu bakıyoruz
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Yerel Seçim 2009
Ergenekon Davası
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Dış politika

Erdoğan: Kyoto’ya olumlu bakıyoruz

BM’de düzenlenen panelde konuşan Başbakan Erdoğan, iklim değişikliğinin insanlığın karşı karşıya bulunduğu en büyük çevre tehdidi olduğunu belirterek, Türkiye’nin Kyoto Protokolü’ne taraf olmaya olumlu baktığını söyledi.

 DİĞER HABERLER

  GÜNCEL - EN ÇOK OKUNAN HABERLER
AA
Güncelleme: 15:40 TSİ 25 Eylül 2007 Salı

NEW YORK - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantısı kapsamında düzenlenen, “Hafifleme Emisyonun Azaltılması ve İklime İstikrar Kazandırılması Ortak Geleceğimizi Korumak” konulu panelde bir konuşma yaptı. Erdoğan, insanoğlunun maruz kaldığı başlıca küresel sorunlardan biri haline gelen iklim değişikliği gibi önemli bir konuya ilişkin olarak bu toplantının düzenlenmesinden dolayı teşekkür etti.
Haberin devamı

İklim değişikliğinin, bugün insanlığın karşı karşıya bulunduğu “en büyük çevre tehdidi” olduğunu vurgulayan Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti: “Küresel iklim değişikliğinin en büyük nedeninin sera gazları emisyonu olduğu da bir vakıadır. İklim değişikliğinin en adaletsiz yönlerinden biri, sorunun olumsuz sonuçlarından en fazla etkilenen ülkelerin, bu sorunun ortaya çıkmasında en az sorumluluk sahibi ülkeler olmalarıdır. Gelişme yolundaki ülkeler ile en az gelişmiş ülkelerin, uluslararası mekanizmalar, uyuma yönelik fonlar ve yeni teknolojilerden daha kapsamlı bir şekilde yararlanması gerekir. Gelişmekte olan ülkeler ise özgün şartları da göz önünde bulundurularak adil ve esnek bir çerçevede uluslararası çabalara katılmalıdır. Bu amaçla mevcut mekanizmalar geliştirilip yaygınlaştırılmalı, mutlaka gönüllü ve esnek düzenlemeler oluşturulmalıdır.”

Erdoğan, tarihsel sorumluluğa sahip sera gazı salımı yüksek olan gelişmiş ülkelerin, 2012 sonrası dönemde daha yüksek düzeyde salım azaltımına gitmeleri gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 2001 yılında yapılan 7. Taraflar Konferansı’nda kabul edildiği üzere, özel şartlara sahip bir Ek-I ülkesi ve Sözleşme’ye 2004’te taraf olduğunu anımsatan Erdoğan, şunları söyledi: “Ancak, temel ekonomik göstergeler açısından Türkiye’nin sanayileşme düzeyi henüz EK-I ülkelerinin büyük çoğunluğunun ulaşmış oldukları seviyede değildir. Ülkemizin 2004 yılı itibariyle toplam kişi başına düşen sera gazı salım miktarı 4.1 ton karbondioksit eşdeğeridir. Bu miktar, Avrupa Birliği ve ülkemizin de içinde yer aldığı OECD ülkeleri ile Ek-I listesi ülkeleri ortalama değerlerinin yaklaşık üçte birine karşılık gelmektedir. Bununla birlikte, Türkiye’nin, yüksek gelişme hedeflerine ve hızla büyüyen bir piyasa ekonomisine sahip bir ülke olduğu düşünülürse, salım artışlarının önümüzdeki dönemde devam edeceği aşikardır.”

Erdoğan, Türkiye’ nin, son yıllarda, iklim değişikliği ile mücadeleye ve sera gazı salımlarını denetim altına almaya yönelik pek çok adım atığına işaret ederek, bu çerçevede, yeniden düzenlenen Çevre Kanunu, Enerji Verimliliği Kanunu, Yenilenebilir Enerji Kanunu ve bunlara bağlı diğer alt mevzuat yürürlüğe girdiğini hatırlattı.

Türkiye’nin, sera gazı salımını azaltmak üzere hidroelektrik potansiyelinden azami faydalanma, enerji verimliliği ve enerji tasarrufu teşviki, araçlarda yakıt kalitesinin iyileştirilmesi, eski araçların trafikten çekilmesi, çimento ve demir çelik üretim tesislerinde enerji verimliliğinin artırılması konularında bir dizi çalışma yaptığını vurgulayan Başbakan Erdoğan “Sürdürülebilir kalkınma ilkesi çerçevesinde ekonomik gelişmesini devam ettirmeye büyük önem veren Türkiye, ‘hakkaniyet’ ve ‘ortak fakat farklılaştırılmış sorumluluklar’ ilkeleri temelinde, iklim değişikliğine karşı mücadeleye devam etmek konusunda kararlıdır” dedi.

Türkiye’nin, henüz Kyoto Protokolü’ne taraf olmadığını anımsatan Erdoğan, “Halen, Türkiye’nin Kyoto Protokolü’ne taraf olmasının yüksek düzeyde değerlendirildiği bir süreç içindeyiz. Türkiye, özel koşullarından ötürü diğer Ek-I ülkelerinden daha farklı durumda bulunan bir Ek-I ülkesi olduğu dikkate alınmak kaydıyla Kyoto Protokolü’ne taraf olmaya olumlu bakmaktadır” diye konuştu.

Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “İklim değişikliğinin su kaynaklarımız üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirmek amacıyla bölgesel ve uluslararası işbirliğine büyük önem veriyoruz. Mart 2009’da İstanbul’da Dünya Su Forumu’na evsahipliği yapacak olmamız, konuya verdiğimiz önemi göstermektedir. Bu fırsattan yararlanarak, 5. Dünya Su Forumu’na tüm katılımcıları içtenlikle davet ediyorum.”

İKİLİ GÖRÜŞMELER
Başbakan Erdoğan, İspanya Başbakanı Jose Luis Rodrigez Zapatero ile görüşmesinin ardından, Endonezya Cumhurbaşkanı Susilo Bambang Yudhoyono ve Avusturya Başbakanı Alfred Gusenbauer ile bir araya geldi.

Erdoğan, daha sonra Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’yle de bir görüşme yaptı.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

naviga  - İstanbul
25 Eylül 2007, Salı 17:42  
AKP, meclis, Cumhurbaşkanlığı, tüm Ankara da dahil Kyoto ya olumlu baktığımızı bilen biri var mı? Yok! Artık duydunuz işte! Kyoto ya olumlu bakıyoruz. Ne güzel demokrasi! Adam ne diyorsa o! Beğenmeyenler analarını alıp gidebilir!

çevreci  - İstanbul
25 Eylül 2007, Salı 12:19  
türkiye Kyoto yu imzala.

sema  - İstanbul
25 Eylül 2007, Salı 11:32  
kendisini sevelim veya sevmeyelim, başbakanımızın katıdığı uluslararası bir platformda, önünde "hindi" (Turkey) yazan bir kartla oturması, beni üzüyor ve hepimizin bu konuda bireysel olarak hassasiyet göstermemiz gerektiğine inanıyorum (kartvizit, email veya diğer ortamlarda "Turkiye" olarak kullanmak gibi)Ülkemizin uluslararası temsil edildiği ortamlarda da,ilgili resmi kuruluşlar gerekli tavrı koymalı bence.

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları