Fosiller, kuyruksuz maymun benzeri yaratıklarla (australopithecines), insan türü (homo) arasındaki geçiş dönemini yansıtan özellikler taşıyor. Kol, bacak ve omurga fosilleri, bu canlıların bugünkü insanlar gibi tamamıyla dik biçimde yürüyebildiklerini, dolayısıyla Afrikadan dünyanın başka bölgelerine yayılmalarını sağlayacak biçimde uzun mesafeleri yürüyebildiklerini gösteriyor. Bugünkü insana benzeyen bu özelliklere karşın kollar ve göreli olarak daha küçük bir beyni gösteren kafatasları, australopithecines türüne benziyor.
Dolayısıyla bu fosillerin, insanın modern özellikleriyle, atalarının özelliklerini şaşırtıcı biçimde birarada barındırıyor. Araştırma ekibinin başkanı olan Gürcistan Ulusal Müzesinden David Lordkipanidze, bu fosillerin Afrika dışında bulunan en eski insan fosilleri olduğunu söyledi. Lordkipanidze, Başları ilkel, ayakları ise günümüz insanları gibi dedi.
Bu fosillerin bulunmasına değin bilim adamlarının, Afrikadan dünyanın diğer bölgelerine yayılmış insanlar, günümüz insanlarına benziyordu diye düşündüklerini belirten Lordkipanidze, bu düşüncenin, bu bulgularla birlikte ortadan kalktığını kaydetti.
Çalışmaya katılan Harvard Üniversitesi antropologlarından Daniel Lieberman da, bugünkü görünümüne doğru evrim geçirmesinin, örneğin ayağa kalkmasının sanıldığı gibi çabucak gerçekleşmiş bir süreç olmadığını, dönüşümün yavaş ve aşamalı olduğunu vurguladı.