AK Parti MKYK üyesi Ayşe Böhürler, Gülün adaylığına yaklaşımı nedeniyle Müslüman ve dinci kesimin erkeklerinden gördüğü tepkiyi ve uğradığı haksızlıkları yazdı; İnsana Benim burada ne işim var diye sordurtuyor, mahalle ahlakını sorgulatıyor dedi.
İSTANBUL - AK Partinin en üst karar organı MKYKnın üyesi Ayşe Böhürler, Abdullah Gülün cumhurbaşkanı adaylığına yaklaşımı nedeniyle kendi mahallesindeki erkekçi siyasetin gösterdiği tepkiye isyan etti. Dinci kesimden Sürtük diye tepki gösterenler bile olduğunu belirten Böhürler, oysa toplantılarda Gülün cumhurbaşkanlığını desteklediğini söylediğini belirtti; Velev ki karşı çıksaydım, kimbilir başıma neler gelirdi dedi.
Böhürler, Yetti gari dedirten tepkilerin, sadece koroya dahil olmadığı, cumhurbaşkanlığının gerilim konusu yapılmamasını söylediği için geldiğini söyledi; Başka bir bakış açısı ile konuya baksak mırıldanmalarında bile çıldırabiliyorlar olmaları insanı ürkütüyor dedi.
AK Parti MKYK üyesi Böhürlerin Yeni Şafak gazetesindeki köşesinde Araf başlıklığıyla kaleme aldığı bugünkü yazısı, İncinmek ve incitilmek ince bir ayardır aslında diye başlıyor. Böhürler, başına gelenleri şöyle ifade etti:
KİMLERLE YAN YANA DURUYORUM? Tek sesli bir koroya dahil olmak istemezseniz tepkilere hazır olmalısınız. Öncelikle kendi mahallenizden gelir suçlamalar. Niye bizim gibi düşünmüyorsun soruları, sürüye boyun eğmek zorundasın yaklaşımı imani bir sorgulamaya bile dönüşebilir çoğu zaman. Yoksa sen de mi onlar gibi oldun, davayı satıyorsun? Hangi dava ne davası, fanatik mahalleli olmak zorunda mıyım, ne fısatları değerlendirmek ne de yıldızların yükselişini yakalamak ne de siyasi arenada şahsi ikballer gibi bir derdim var demeye kalmadan mahalleli kıyıcılığı kimlerle yanyana duruyorum, burada ne işim var sorusunu sordurur insana...
VE EN ACIMASIZ TEPKİ: SÜRTÜK! Allahtan inanç dünyamın şekilenmesinde insanlar değil İslami öğretiler etkili oldu! Size oy vermek için 2000 euro harcadık diyen Almancılar... Size bunun için mi oy verdim hem de sizin ikiyüzlü olduğunuzu düşünürken diyen MHPliler... Müslümanların başa geçmesini istemiyor musun, Bizi içimizden mi vuruyorsun, Başörtüsünü çıkarın, niçin kullanıyorsun ve en acımasızı da Sen Gülün niye cumhurbaşkanı olmasını istemiyorsun sürtük diyen dinciler... Dinciler diyorum çünkü Müslüman ahlakını benimsemeden dindarlık iddiasında olanlarla da, bir kadına sadece siyasi alanda farklı fikirlerin tartışılabilir olmasını seslendirdi diye hakaret edebilenlerle de bir kardeşlik hukukumuzun olmadığını düşünüyorum.
ÇILDIRABİLİYOR OLMALARI ÜRKÜTÜYOR Bir de tabii ne demeye çalıştığımı anlamayıp tepki verenler Biz onu hiç öyle bilmiyorduk, çok kırıldık diyenler, mimleyenler hatta fişleyenler... İşlerine geldiği yerde Ne güzel temsil ettin başörtülüleri diyenlerin Başka bir bakış açısı ile konuya baksak mırıldanmalarında bile çıldırabiliyorlar olmaları insanı ürkütüyor. Üstelik sorgulamayı her alanda olduğu gibi siyaset içinde önemseyen birisi olarak müteaddit defalar dile getirdiğim farklı, muhalif fikirlere destek çıkanların tutumlarını da yadırgıyorum. Hem de zaten ikbal, statü, mevki derdinde ve görünümünde olmadığım ortada iken!
MAHALLE AHLAKINI SORGULATIYOR Tüm bunlar koroya dahil olmadım ve cumhurbaşkanlığı tartışmalarını gerilim konusu yapmadan çözme alternatifleri bulunabilir mi dediğim için. Dediğim de tam da budur. Yoksa Sayın Gülün cumhurbaşkanlığına karşı çıkmak değil/ velev ki çıkmış olsaydım kimbilir başıma neler gelirdi kimbilir mürtedlikle bile suçlanabilirdim/. Üstelik bu konuda katıldığım siyasi toplantılarda da kesinlikle Sayın Gülün cumhurbaşkanı olması gerektiği konusunda görüş bildiren birisi olarak haksızlığa uğradığımı düşünüyorum. Hiçbir şey talep etmeden yürüttüğüm siyaset tarzı içinde, başörtüsünün sözkonusu olduğu her yerde Aman kimseye zarar vermeyelim anlayışı içindeyken gördüğümüz destek bu sefer nedense tam tersi bir şekle büründü. Haksız tepkiler insana mahalle ahlakını sorgulatıyor ne yazık ki...
TESETTÜRLÜ KADININ GÜNCESİ Böhürler yazısının son bölümünde, Nihal Bengisu Karacanın Radikal gazetesinde yazdığı Tesettürlü bir kadının deniz güncesi yazısının, Hürriyet gazetesinde hafifletilmesine değiniyor ve yazısını şöyle noktalıyor: Anadolu muhafazakarlığı da elit Türklerin buyurgan öğretileri de kadınlara dar ediyor dünyayı... Yetti gari dedirttiği gibi sorguladığımız alanları da arttırıyor... Vurun abalıya modelinde başörtülüler, akıl dışı hukuki yasakların yanında bir de sürekli olarak iki mahallenin görünmeyen yasakları ve engelleri ile karşılaşıyorlar. Herkesin gücü kadınlara yetiyor. Artık direniş sathı görünmeyen engeller ve yasaklar ile özel alanı da kamusal alanı da kapsıyor. Yoksa modern dünyada makam-mevkii, para, hırs derken erkeklerin dünyasında kendine yer bulamayan yiğitlik vasıfları kadınlarda mı tecelli ediyor?
PİLAVDAN DÖNENİN KAŞIĞI KIRILSIN Böhürler, 11 Ağustos tarihli, Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın başlıklı yazısında da, Gülün adaylığı konusunda hak ve haksızlık, kurban verme, taviz, boyun eğme gibi yaklaşımları sorgulamış, şöyle demişti: Keşke bizim duygularımızın ve aklımızın kesiştiği yer karşı tarafın duyguları ve aklıyla kesişse. Keşke bunları konuşmasak! Evlilikte de siyasette de Her şeyi galibiyet ve yenilgi gibi algılamayı bir tarafa bırakıp uzun vadeli değerlendirmeler yapsak, tartışmalı zaferler yerine uzun vadeli faydalalara tercih etsek. Kalbim rasyonel davranmak gerektiğini söylüyor bunu söylerken de kimseye haksızlık yaptığımı düşünmüyorum. Taraftar değilim siyasi kulislerin duygularla yapılmasına karşıyım. Siyasetin en yüksek aklı gerektirdiğine inananlardanım. Elbette bu tutum karşılıklı olmalı, ama bazen bu mümkün olamıyor. Karşımızda aşacağımız somut bir duvar yok, soyut algılar, yanlış yargılar, duygusal içerikli tepkiler var. Biz bu mücadeleden ancak duygusal içerikli tepkilere akılcı cevaplar vererek galip ayrılabiliriz. Aksi takdirde kazandığımızı zannettiğimiz yerde kaybetme riskini göğüslememiz gerekir.
her ne kadarda sevilmeyen biri bile
olsa gercekte kendisi iyi biri ve
asalayaci,inciltici ve hakaretleri
haketmiyor..!
neci - Çorum
28 Ağustos 2007, Salı 23:39
ayşe hanımı bir tv programında
seyrretmiştim sky türkte tv sunucusu
ısrarla akp nin takiye yapıp
yapmadıgını sorarken ayşe hanım akpnin
takiye yapmadıgını söylüyordu sanırım
din bezirganı basının bu günki
söyledikleri ayşe hanımın aklını
başına getirmiştir ayşe hanımın
egitimindekive kültüründeki bir
insanın onların takiyesini anlamalı
bunların kendi görüşleri dışındakilere
tahammmülü yokayşe hanım bulundugu
yeri tekrar gözden geçirmeliçünki ayşe
hanımın görüşleri o camiayla uyuşmuyor
ertan ceylan - Çorum
28 Ağustos 2007, Salı 13:07
Kendi içlerinden olan bir hamfendıye
bıle tahammul edemeyen akp
zihniyetının nasıl olupta bütün ülkeyi
kucakyacagını şaşırmadan
izliyorum.bence kimsede
şaşırmasın.daha film yeni
başlıyor.izlemeye devam edelim bence.