|
|
Boğazın oksijen kaynağı: Fethi Paşa Korusu
Üsküdardaki Fethi Paşa Korusu, barındırdığı tarihi yapılar, yüzlerce bitki ve ağaç türleriyle İstanbullulara İstanbul Boğazı manzarası eşliğinde yürüyüş, yemek ve dinlenme imkanı sağlıyor.
AA
Güncelleme: 20:12 TSİ 31 Ağustos 2007 Cuma
İSTANBUL - Anadolu yakasının Boğaz kıyısında bulunan ve bu bölgenin oksijen deposu olarak bilinen Fethi Paşa Korusu, Sultantepe semtinin İstanbul Boğazını gören sırtlarından başlayıp, Kuzguncuk Tepesi ve Paşalimanının üst kısımlarına doğru uzanıyor. Koru, ismini II. Mahmud ve I. Abdülhamid dönemlerinde valilik, elçilik ve nazırlık yapan Tophane Müşiri Fethi Ahmet Paşadan alıyor.
Abdülmecitin kız kardeşi Atiye Sultanla evlendiği için Osmanlı kaynaklarında Rodosizade Fethi Ahmet Paşadan damat olarak da bahsediliyor.
Tophane Müşiri iken Aya İriniyi eski silahların kaldırıldığı bir ambar olmaktan çıkarıp, çeşitli illerden toplattığı arkeolojik eserlerle donatarak müzeye dönüştüren Fethi Ahmet Paşa, 1847de Sultanahmet Meydanında ilk arkeolojik kazıları başlatan devlet görevlisi olarak da tanınıyor.
Koru, Fethi Ahmet Paşanın 1858 yılında ölümünden sonra varisleri arasında paylaşılmasının ardından 1960-1980 yılları arasında kaderine terk edildiği için bakımsız bir görünüme büründü. Paşanın varislerinden Avukat Şevket Mocan, kendi hissesini 1958 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesine devretti. Bu tarihten sonra bir süre Mocan Korusu olarak adlandırılan Fethi Paşa Korusundaki diğer hisseli yerler daha sonra belediye tarafından istimlak edildi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından içerisindeki iki köşk restore edilerek, 2003 yılında sosyal tesis olarak İstanbulluların hizmetine sundu.
KENTİN GÜRÜLTÜLÜ ORTAMINDAN UZAKLAŞTIRIYOR Fethi Paşa Korusu, İstanbullulara temiz havada yürüyüş ve koşu alanlarından yararlanıp restoran, kafe ve çay bahçelerinde dinlenerek, kentin gürültülü ortamından uzaklaşma fırsatı sunuyor.
İBB Sosyal ve İdari İşler Müdürlüğünce işletilen Fethi Paşa Sosyal Tesisi Amiri Ramazan Açıkyıldız, restoran ve kafe bölümleri olmak üzere iki ayrı binada hizmet verdiklerini söyledi.
Halk arasında Kuzguncuk Korusu olarak da bilinen korunun sık ağaç topluluğuna sahip olduğunu belirten Açıkyıldız, Koru, Anadolu Yakasının siluetinde doğadaki hemen hemen tüm renklerin karışımından oluşan rengarenk bir resim oluşturuyor dedi.
Korunun içinde yüzlerce bitki ve ağaç çeşidinin bulunduğunu anlatan Açıkyıldız, bu yönüyle burasının İstanbulun botanik bahçesi niteliğiyle vatandaşlara hizmet verdiğini ifade etti.
AĞAÇ TÜRLERİ Ramazan Açıkyıldız, koruda en çok rastlanan ağaç türlerinin kermes meşesi, defne, sakız ağacı, erguvan ve gümüş ıhlamur olduğunu dile getirerek, Normalde bir maki türü olan ve boyu ortalama 4-5 metreyi bulan kermes meşesi, bu koruda 16-18 metreye kadar ulaşabilmektedir diye konuştu.
Korunun üst kısımlarında sırt ve düzlüklerde sıralar halinde dikilmiş kızıl çam, fıstık çamı ve sedir ağaçlarının yanı sıra düzlük alandaki sakız ağacının büyük çap ve boylara ulaşmış anıtsal nitelikte olduğunu belirten Açıkyıldız, şunları söyledi: Koruda at kestanesi, saplı meşe, akdut, Trabzon hurması, yalancı akasya, dişbudak, yeşil kartopu, Japon kadife çamları da bulunuyor. Ayrıca erguvan ağacı ile ilgili korumuz açısından ilginç bir tespit de mevcuttur. Hristiyanlıkta Erguvan ağacı kutsal kabul edildiğinden Bizans imparatorları, İstanbulun her tarafına dikmeye özen göstermişler. Bu ağaç adına eski dönemlerde nisan aylarında şenlikler düzenlemişlerdir. Bu inanışın sonucu olarak Fethi Paşa Korusuna dikilen Erguvan ağaçları günümüze kadar ulaşmıştır.
CEMİL MERİÇİN KALDIĞI TARİHİ BİNA Açıkyıldız, koruda Türk düşünce ve kültür hayatının önemli isimlerinden Cemil Meriçin 1948-1960 yılları arasında konakladığı tarihi binanın da bulunduğu, günümüzde restoran ve kafe olarak hizmet veren iki köşk bulunduğunu söyledi.
Fethi Paşa Korusunun 26 hektarlık alana sahip olduğunu dile getiren Açıkyıldız, 1985-1987 yılları arasında yapılan bakım çalışmalarıyla koruda gezinti yolları, koşu parkurları, seyir yerleri, kafeterya ve spor alanlarının hizmet verdiğini kaydetti.
Ramazan Açıkyıldız, korunun tepeye yakın bölümünde Boğaza hakim bir düzlüğün bulunduğunu belirterek, burada Fethi Ahmet Paşanın yaz aylarında kullandığı bir köşkün var olduğunu anlattı.
Köşkün 19uncu yüzyıl başlarında yanarak tamamen kullanılamaz hale geldiğini ifade eden Açıkyıldız, İBB tarafından bu alan yeniden düzenlenerek çay bahçesi, şelale, oyun parkı yapıldı. Ayrıca buraya İstanbulu, Sarayburnundan başlayıp Ortaköye kadar olan kısmın izlenebileceği seyir balkonu inşa edildi dedi.
| |
|
Bu habere oy ver |
|
Düşük |
|
Yüksek |
|
•
En çok puan alan haberler
|
|
Okan Çoban - İstanbul |
25 Ağustos 2007, Cumartesi 15:25 |
|
|
Havası ile manzarası ile tek kelime ile
harika bir yer. hem kafa dinlemek icin
hem sevdiginiz insan :) veya insanlarla
vakit gecirmek icin aranılan bir yer.
herkesin gitmesini tavsiye ederim
|
|