Gül, eşinin türbanı nedeniyle yöneltilen eleştiriler için, Bir dakika, Cumhurbaşkanı adayı benim dedi ve şöyle devam etti: Türkiyede yaşıyoruz. İnsan hakları kurallarını sakın unutmayın.
Gül, eşinin başörtüsü takmasının bireysel tercihi olduğunu belirterek "Cumhurbaşkanı adayı benim" dedi.
ANKARA - Cumhurbaşkanı adayı Abdullah Gül, eşinin türban kararının bireysel olduğunu, cumhurbaşkanı adayının da eşi değil, kendisi olduğunu vurguladı. Gül, kendisini protesto kararı alan CHP için de Ben cumhurbaşkanı seçilirsem, CHP gibi köklü bir siyasi partiyi de, onların fikirlerini de her zaman dikkate alacağım dedi.
Sivil toplum kuruluşları ve sendikalarda destek arayan Gül, ziyaretleri sırasında gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Gül, bir gazetecinin Size yönelik en büyük eleştiri eşinizin başörtülü olması sözleri üzerine şöyle dedi:
Bir dakika, bir şey söylemek isterim. Biz Türkiyede yaşıyoruz. Anayasamızda insan hakları kurallarını sakın unutmayın. Herkesin bireysel tercihleri vardır. Dolayısıyla cumhurbaşkanı adayı benim bu ülkede.
Gül, CHPnin cumhuriyete karşı olduğu iddiasıyla kendisini protesto kararının hatırlatılması üzerine de, bu iddiaların doğru olmadığını, bu yönde mahkeme kararları bulunduğunu belirtti. Türkiyenin en zor, hatta savaş ortamında olduğu dönemde başbakanlık ve dışişleri bakanlığı yaptığını vurgulayan Gül, şöyle devam etti:
BEN CHPYİ HEP DİKKATE ALACAĞIM Türkiyenin milli çıkarlarını savunan pozisyonda oldum. İçeride ve dışarıda bunlarla uğraştım. Ben çok şeffaf bir insanım. 1991den beri siyasetin içerisindeyim. Benimle ilgili her şey, herkes tarafından da bilinmektedir. Bu söylenen şeylere o değerli arkadaşlarımın da inanmadığını biliyorum ama siyaseten bunlar söyleniyor. Kendi bilecekleri bir iştir. Ben şayet cumhurbaşkanı seçilirsem yine CHP gibi köklü bir siyasi partiyi de şüphesiz ki onların fikirlerini, düşüncelerini her zaman dikkate almak durumunda olurum. Söyleyeceğim şey budur.
"Demokrasiye" garip anlamlar yüklemeye
gerek yok.Demokrasi bir hukuk
sistemidir,isteyen istediğini giyer
mantığı bizi yanlışa götürür,isteyen
istediği dilde her yerde konuşur
(örneğin mecliste kürtçe yemin
yasak),isteyen istediğini istediği
yerde, yer,içer(kimi mekalarda
içki,sigara yasak),e bunları nasıl
çözeceğiz şimdi
akif can - Eskişehir
16 Ağustos 2007, Perşembe 17:05
Bireysel tercihini koruma yolu: bayan
gülün TÜRKİYE yi avrupaya şikayet
etmesiylemi çözülecek.. TÜRKİYEYİ
avrupaya dava eden bir insanın eşi
nasıl CUMHURBAŞKANI olur aklım
almıyor..
M.Top - İstanbul
16 Ağustos 2007, Perşembe 13:49
Kendi yaşam biçimlerini bize
dayatmadıktları sürece sorun yok. Ancak
Anadoluda normal giyinen hanımlara ve
ramazanda oruç tutmayanlara
saldırılıyor. Öğrenci yurtlarında namaz
ve oruç dayatılıyor. İleride hep
birlikte göreceğiz.