Asya Pasifik Uzmanı Bahadır Pehlivantürk, eski ABD Dışişleri Bakanı Holbrookeun Türkiyenin Malezyadan sonra ikinci ılımlı İslam ülkesi olduğuna dair yorumuna tepki gösterdi: Malezyanın çok daha katı bir İslami duruşu var. Birbirleriyle alakası yok.
Pehlivantürk'e göre, Malezya'da kendini ifade edemeyen muhalefet, İslam'a yönelerek sesini duyurmaya çalışıyor.
İSTANBUL - Geçtiğimiz günlerde eski ABD Dışişleri Bakanı Richard Holbrooke, tartışmalı bir açıklama yaptı: ABD, 11 Eylülden beri dünyanın her yerinde ılımlı İslami demokrasileri istediğini belirtiyor ama sadece iki tane var: Türkiye ve Malezya. Türkiyede ılımlı bir Müslüman parti, meşruiyetlerini Türkiye Cumhuriyetini kuran Atatürkten alan ünlü milliyetçi partileri mağlup etti.
NTVMSNBCye konuşan Prof. Dr. Bahadır Pehlivantürk, Holbrookeun benzetmesine karşı çıkarak, iki ülkede İslamın çok farklı yaşandığını ve siyasi kültürlerin de birbirine benzemediğini söyledi. Pehlivantürk şöyle konuştu:
MİHENK TAŞI İRANSA, MALEZYA TABİİ Kİ ILIMLI GÖRÜNÜR Malezya, Türkiyeye kıyasla çok daha katı bir İslami duruş sergiliyor. Holbrookeun mihenk taşı Suudi Arabistan ve İransa, Malezya daha yumuşak görünebilir tabii. Malezyada şeriat kuralları getirtilmeye çalışılıyor. Müslümlanlar ve Müslüman olmayanlar arasında farklı bir hukuk sistemi oluşturuluyor. Müslüman olanlara verilen cezalar daha ağır olduğundan, cezalandırılan Müslümanlar dinden çıkmak istiyor. Bu sistem bizim laik sistemimizden çok farklı.
MALEZYAYA DEMOKRATİK DEMEK ZOR Holbrooke Malezya ve Türkiyenin İslam dünyasının iki ılımlı İslam demokrasisi olduğunu düşünüyor ama bu tespit de çok yanlış.
Holbrooke'un, "ABD, 11 Eylül’den beri dünyanın her yerinde ılımlı İslami demokrasileri istediğini belirtiyor ama sadece iki tane var: Türkiye ve Malezya" sözü tepki çekti.
Malezyayı yaklaşık on senedir, Malay Birliği ve Çinlilerin MCA parti koalisyonu yönetir ve bu değişmez. Sesini duyuramayan muhalefet de kedini aşırı İslamla dillendirebilmiş.
BAŞÖRTÜSÜ ETNİK SEMBOL Ayrıca Malezyada din etnik gruplarla özdeşleştirilmiş durumda. Mesela başörtüsü dini değil, etnik bir semboldür, hatta kızlar sadece hoş göründüğü için bile başörtüsü takabilirler, bu da dini bir eğilim olarak algılanamaz. Malezya çok kültürlü bir toplum. Nüfusunun üçte birini Çinliler oluşturuyor ve Müslüman değiller. Yüzde 15ini de Hintliler oluşturuyor, onlar da Hindu. Eskiden beri Malezyada yaşayan Malezyalılar ise nüfusun yüzde 60ını oluşturuyor. Dolayısıyla dinden bahsettiğinizde aslında etnik gruplardan bahsetmiş oluyorsunuz, ikisini ayıramıyorsunuz. Dini ayırdığınızda o etnik grubu devlet yapısından ayırıyor gibi görünüyorsunuz. Müslüman, Çinli, Hintli, bir kısmı Hristiyan, bir kısmı Taoist olan karmaşık yapılı bir toplumda, dinin öne çıkarılmasının sebebi, bu etnik gruplara has özelliklerin korunmaya çalışılıyor olmasıdır. Bu da Türkiyeden çok farklı. Bir farklılık daha var: Malezya İngiliz sömürgesiydi. İngiliz yönetimi her dini ve etnik grubun kendi kendisini yönetmesi gibi bir sistem kurmuştu. Şu anda o yapı devam ediyor.
TEPKİLİ MUHALEFET, İSLAMA YÖNELİYOR Bütün dünyada olduğu gibi, Güneydoğu Asyada da bir aşırı İslam korkusu var. Muhalefet şikayetlerini demokratik bir ortamda dillendiremediğinden zaman zaman tepkisini göstermek için İslamı seçiyor. Fakat Malezya, milli geliri ortalama Türkiyeninkine oranla 1.5 kat daha fazla. Etnik gruplar arasında gelir dağılımında sorunlar var, Müslüman Malezyalılar fakirken, Çinliler zengin. Ancak buna rağmen nispeten varlıklı olan bu ülke, gelir dağılımı konusunda çeşitli düzenlemeler yapmış. Sonuç olarak, mutlaka bir benzerlik kurulacaksa Malezya ve Türkiye sosyal barış ve İslamın olduğu iki ülke denilebilir. Ama demokrasileri ve İslamın yaşanış şeklinin benzerliği konusunda asla bağ kurulamaz.
Eskiden derdim ki;"ya bir türlü
tanıtamadık kendimizi dünya ya ,hala
bizi araplar gibi görüyorlar!"Halbu
kiartık böyle düüşünmüyrm.Artık
internet çağındayız.herkes tek tıkla
türkiye yi taıyabilir.Güzel Yurdum!
Kendini hiç kasma!Kim nasıl tanımak
kim nasıl tanıtmak isterse istesin sen
daima 6 ilke ye bağlı bir sistem
içinde ilelebet paidar
kalacaksın..Artık "yurtta barış dünya
da barış","en hakiki mürşit ilimdir"
felsefelerini duymamışlarsa biz değil
onlar kendilerini ayıplamalılar...
Zafer YÜKSEL - Eskişehir
07 Ağustos 2007, Salı 18:08
ABD hükümetlerinin ve kurumlarının en
iyi yaptığı şey : Kendi çıkarları ve
öngörüleri doğrultusunda dünyanın geri
kalanını istediği şekilde
görebilmek !!!
Körfez güzeldir - Balıkesir
07 Ağustos 2007, Salı 17:29
Ilimli islam lafini 10 sene önce bilen
duyan varmiydi? Sanmam.
Ilimlisi olan birseyin radikali de
vardir demeye getirip Islam dinini
kategorize etme cabalari bunlar.
Türkiye nin laik demokratik sosyal bir
hukuk devleti oldugunu bilen biri
olarak, bu tarz söylemlere sahsen
ehemmiyet vemiyorum.