Baskın Oranın avukatı, bağımsızlara gümrük kapılarında oy verilmemesi ve TRTde propaganda hakkı tanınmaması nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde dava açtı.
İSTANBUL - 22 Temmuz seçimlerinde, sınır kapılarında seçmene dağıtılan oy pusulalarında bağımsız adaylara yer verilmemesi ve TRTde sadece siyasi parti temsilcilerine propaganda hakkı tanınması, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine taşındı. Seçimde İstanbul 2nci bölgeden bağımsız aday olan ve seçilemeyen Baskın Oranın avukatı Prof. Mehmet Semih Gemalmaz, uygulamaların seçme ve seçilme hakkını düzenleyen 1 nolu protokole aykırı olduğu gerekçesiyle AİHMe dava açtı.
Baskın Oranın avukatı Prof. Gemalmazın yaptığı başvuruda, Baskın Oranın aday olduğu, ancak kendisine gümrüklerde de oy verilmesi ihtimalinin ortadan kaldırıldığı belirtildi. Diğer başvuru ise, yurt dışından oy kullanmak için Türkiyeye gelen, ancak istediği halde bağımsız adaylara oy veremeyen bir seçmen adına yapıldı. Hakkari sonucu, Türkiyeyi mahkum ettirir TRTde siyasi partilerin katıldığı propaganda konuşmalarında bağımsızlara yer verilmemesi konusunda yapılan başvuruda da, uygulamanın adaletsiz olduğu, ayrımcılığa dair sözleşme maddesine ters düştüğü ifade edildi.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi seçimlerin iptal edilmesi gibi bir karar alamayacak. Ancak Baskın Oran lehine karar vermesi halinde, mahkeme uygulamaların sözleşmeye aykırı olduğunu tespit edecek, Türkiyeden ihlalin düzenlenmesini isteyecek.
Türkiye bu noktada, ihlalden doğan bireysel mağduriyeti giderecek önlemler ve benzeri ihlallerin doğmaması için genel tedbirler alabilecek. Bu çerçevede, seçim mevzuatında belirli değişiklikler yapılması da gündeme gelebilecek.
yapılan basvurunun yerınde oldugunu
dusunuyorum hem demokrasi adına hemde
seklı acıdan yerındedır.secme hakkını
kısıtlayan bı yaptırım AİHSye
aykırıdır.zaten YSKyA yapılan basvuru
reddedılmıs ve bu karara karsı
basvurulacak mercı yok bu yuzden iç
hukuk yolları tuketılmıstır.tabıkı
yasadıgımız ulkenın ıtıbarı bızım için
onemlıdır ama haklarımızı kısıtlayan
uygulamalara izin vermemelıyız ve
demokratık bır rejım de buna ızın
vermemelı verıyorsada o ulkede
demokrası anlayısı
sorgulanmalıdır.ayrıca SEMİH HOCAMA
tesekkuredıyorum ogrettıklerı için.ıst
unv hukuk 4ogrencısıyım.
Suleyman Dede - Ankara
01 Ağustos 2007, Çarşamba 11:27
Bildiğim karadıyla, Avrupa İnsan
Hakları Mahkemesine müracaat etmek için
İÇ HUKUK YOLLARININ TÜKETİLMESİ
GEREKİYOR. Bulgaristan da Belene de
yatanlar, sosyal haklarını alamayanlar
vs. biçimde madur olan Türkler 1989 dan
beri devam eden uğraşlarına rağmen bir
türlü davalarının Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi nce ele alınmasını
sağlayamamıştır. Buna karşın, Prof.
Gemalmaz ın ne tür bir yol izlemiş
olduğunu merak ediyorum. Kendisi de bir
Türk olarak Bulgaristan da zulüm gören
kardeşlerine yardım etmesini, en
azından yol göstermesini temenni
ederiz.
M.Coşkun - Ankara
01 Ağustos 2007, Çarşamba 10:41
Bir devlet kendini yargı önünde
vatandaşın üstünde görürse (YSK
kararlarına itiraz edilememesinden
bahsediyorum) vatandaş hakkını başka
nerede arayacak?. Olumsuz yorumları da
hayretle okuyorum. "öbür dünyada hesap
verecek" yorumunun sahibine acıyorum.
Günahı neymiş de hesap verecek? Hakkını
aramak mı?