Rusyanın bu iddialı bilimsel ve siyasal çalışmasına 1i deneyimli bir kutup kaşifi olan Arthur Çilingirov ile Vladimir Gruzdev adlı 2 parlamento üyesi de katılıyor.
Deniz tabanının ayrıntılı bir haritasını da çıkarmayı planlayan ekipten parlamenter Çilingirov, şimdiye dek burada kimsenin gitmediği derinliklerdeki deniz tabanına ulaşmak amacıyla ciddi ve riskli bir görev üstlendiklerini belirterek, İnsanoğlu bunu uzun zamandır düşlüyordu diye konuştu.
Bir nükleer buz kırıcının destek verdiği Rusyanın ünlü Akademik Fyodorov araştırma gemisinden gönderilen denizaltılardan birinin kaptanı Anatoli Sagaleviç, ilk kez bir denizaltının buzul tabakasının altında çalıştığını ve bunun yapılabileceğini kanıtladığını söyledi.
Kuzey Buz Denizinde önemli miktarda, petrol, doğalgaz ve mineral rezervi bulunduğunu düşünen Rusya, aralarında ABDnin de olduğu diğer önemli güçlere meydan okuyarak, bu bölgede geniş bir alanda hak iddia ediyor.
2001de Birleşmiş Milletlere yaptığı başvuruda kuzey kıyılarının karasularının karadaki topraklarının devamı olduğunu savunan Rusya, bölgede denizaltında bulunan Lomosonov Sıradağları olarak bilinen jeolojik oluşumun kendi karasal topraklarını bir uzantısı olduğu görüşünü dile getiriyor. BM, Moskovanın bu iddiasına henüz bir yanıt vermedi.
Rusyanın Mir1 ve Mir2 adlı mini denizaltıları, deniztabanında bilimsel araştırma ve ölçümler yaparak Moskovanın bu iddialarına kanıt getirmeye çalışacak.
Deniz Hukuku Sözleşmesi, devletlere kimi zaman daha da genişletilebilen 200 deniz mili uzunluğunda bir ekonomik bölgeye sahip olmalarına izin veriyor.
Bu alanı genişletmek için bir ülkenin denizaltındaki kaya tabakası yapısının, topraklarındaki jeolojik yapıya benzer olduğunu kanıtlaması gerekiyor.
Şimdiye dek hiçbir ülkenin karasal uzantısı Kuzey Kutbuna uzanmadığından, kutup çevresindeki uluslararası bölge Uluslararası Denizyatağı Yönetimi adlı bir kuruluş tarafından yönetiliyor.