İstanbul 1. bölge bağımsız adayı Ufuk Uras, Erdoğan ve Baykala yüzde 10 barajını iadeli taahhütlü göndermek için sivil itaatsizlik girişimi başlattıklarını söyledi; 22 Temmuz bir fırsat. Bağımsızlarla Mecliste demokrasi haresi oluşturacağız dedi.
DİĞER HABERLER
Seçim 2007 - EN ÇOK OKUNAN HABERLER
NTV
Güncelleme: 14:14 TSİ 12 Temmuz 2007 Perşembe
İSTANBUL - İstanbul 1. Bölge Bağımsız adayı Ufuk Uras, NTVde Okan Bayülgenin sunduğu Bu Sizi İlgilendiriyor adlı programda, seçmene vaatlerini anlattı. 22 Temmuz seçiminin birarada yaşamak, değişik renk ve seslerin Mecliste temsili, demokrasiyi oturtmak için fırsat olduğunu vurgulayan Uras, Anadolu yakasında solun birliğini, Deniz Baykal hizbi dışında sağlamış durumdayız. Arkamızda sendikalar, sosyal hareketler de var dedi.
Ufuk Uras, temsilde eşitliği sağlamak için, baraja karşı bağımsız aday olduklarını vurgulayarak; bağımsız olarak Meclise girmek, Başbakan Erdoğan ve Deniz Baykala yüzde 10 barajını iadeli taahhütlü göndermek için bir tür sivil itaatsizlik eylemi başlattıklarını söyledi.
Uras, Meclise girdikten sonra 2. Bölge bağımsız milletvekili adayı Baskın Oran ve diğer bağımsızlarla birlikte hareket edecek misiniz? sorusuna şu yanıtı verdi:
NASIL OLUYOR DA SAVAŞI SAVUNABİLİYORLAR Tabii, demokrasidan yana, laiklikten ve barıştan yana, sosyal adaletten, sosyal haklardan yana olanlar bir hare oluşturacağız. Güneydoğudan gelen bağımsız adaylarla da ortak tutum alırız. Çünkü bu bir fırsattır. Birarada yaşama kültürünün gelişmesi için, Kürt sorununun çözümü için fırsattır. Bu ülkenin demokratikleşmeden yana önünü açacak çalışmalar yapacağız yanıtını verdi.
Uras, Güneydoğudan aday olan bağımsız adaylarla ilgili soruya da, her kesimin parlamentoda kendisini temsil etme hakkı olmadan sorunların çözülemeyeceği yanıtını verdi.
Uras şöyle dedi: Yurdumuzun belli bölgesinde bulunan insanların siyaset yapma hakkı, her türlü şiddeti reddederek parlamentonun meşru zemininde kendini temsil etme hakkı olmadan bu sorun nasıl çözülecek. Parlamentoyu fırsat olarak değerlendirmemiz lazım. Güneydoğuda nasıl oluyor da 18-24 yaş kuşağı işsiz. Nasıl oluyor da savaş politikaları savunulabiliyor? Bizim politikamız yurtta barış dünyada barış değil mi?
ALEVİLER, KÜRTLER, MAZLUMLAR SİYASETE KATILACAK Ufuk Uras toplumun önemli bir kesiminin iradesinin Meclise yansımadığının görüldüğünü belirterek şöyle devam etti:
Siyasete katılım kanallarının açılması lazım. Sorunların siyasetin meşru zeminlerinde ele alınmasının önünün açılması lazım. Demokratikleşmeden yana, başta Hrant Dink ve Uğur Kaymaz olmak üzere siyasi cinayetlerin çözülmesinden yana, siyasetin önündeki bütün engellerin kalkmasından yana bir irade ortaya koyabilirsek, Meclise adalet girer, oksijen girer, Meclis renklenir. İşte o zaman eğitime ve sağlığa daha fazla bütçe ayırarak, daha az silahlanarak, her yerde ön seçim yaparak, her yerde kadınların, Alevilerin, Kürtlerin, mazlumların, mağdurların, siyasete katılımını sağlarız.
İLK İŞİM HRANT DİNK CİNAYETİNİ MECLİSE TAŞIMAK Uras programa telefonla katılan Fatma İrier adlı izleyicinin Meclise girdiğinizde ilk vereceğiniz önerge ne olacak sorusuna şu yanıtı verdi:
Hrant Dink gibi, Uğur Kaymaz gibi siyasi cinayetlerin aydınlanması için parlamentonun önemli bir zemin olması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü Susurluktan Şemdinliye hiçbir Meclis araştırma raporu Genel Kurula inmediği için hala bir takım çeteler ve çete artıkları kendilerine güçler atfederek provokatif eylemlere girebiliyor. Birinci meselem bu. İkinci olarak demokrasinin yaygınlaşması için mücadele etmek, üçüncü de yoksulların ve mağdurların sorunlarını dile getirerek toplumun vicdanı olmaya çalışmak.
TOPLUMUN ÇİMENTOSU DEĞERLER, ÖZGÜRLÜKLERDİR Milliyetçi yaklaşımların ise hamasetten beslendiğini söyleyen Ufuk Uras, Hamasetin olduğu yerde atalet olur. Milliyetçiyim diyenler, toplumu tektipleştirmeye çalışanlar halka büyük zarar veriyor. Toplumun çimentosu özgürlüklerdir, demokrasidir, değerlerdir. Biz eşit koşullarda birarada yaşamı savunuyoruz dedi
CUMHURİYET MİTİNGLERİ VE SİYASAL İSLAM Ufuk Uras, Cumhuriyet mitingilerini düzenleyenlerle katılanların farklı kaygılarını ayrıştırmak gerektiğini de şöyle savundu:
Mitinglere katılanlar bir adres arıyordu. Siyasal İslamın büyümesinin önüne geçmek için demokrasi ve özgürlükleri genişletmek gerek. Dini gericiliğin önüne bunun en büyük ayağı olan yeni liberal politikalara karşı mücadele ederek geçebiliriz.