Org. Başbuğ: Sınırötesi için hazırlığa ihtiyaç yok
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ, TSKnın sınır ötesi harekat için uzun bir hazırlık süresine ihtiyacı olmadığını, emir verilirse çok kısa sürede icra edilebileceğini söyledi.
ISPARTA - Başbuğ yaptıkları plana göre 2008 Mayıs ayından itibaren 6 komando tugayında yedek subay görevlendirilmeyeceğini, 2009 yılının sonuna kadar da altı komando tugayına erbaş ve er görevlendirmesi yapılmayacağını söyledi.
Orgeneral Başbuğ, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıtın, Eğirdir Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığındaki basın toplantısında terörle mücadele konusunda bilgiler verdi.
Bugün itibariyle yurt içinde bulunan terörist miktarının 1800-1900 civarında yurt dışında ise 3350-3750 civarında olduğunu belirten Başbuğ, toplam terörist sayısının 5150-5650 olduğunun görüldüğünü ifade etti.
Yurt içinde teröristlerin en yoğun olduğu bölgenin Siirt ve Şırnak bölgesi olduğunu vurgulayan Orgeneral Başbuğ, Silahlı Kuvvetlerin operasyonlarının da en yoğun olarak bu bölgede devam ettiğini bildirdi.
Irakın kuzeyindeki terörist sayısının ise 2800-3100 arasında değiştiğini belirten Orgeneral Başbuğ Bu sene özellikle evvelki yıllarda olduğu gibi, kış ve bahar döneminde güvenlik kuvvetleri hiçbir kesintiye meydan vermeden terör örgütü üzerindeki operasyonları şiddetle devam ettirdiler. Dolayısıyla örgüt büyük bir baskı altında, dolayısıyla bu baskıdan çıkış yolları arıyorlar. En önemli nedenlerden bir tanesi bu.
İkincisi bölücü terör örgütüne göre, bunu tabii kabul etmek söz konusu değil onların ifadeleriyle sözde ateşkes ilan ettiler, bu beşinci kez ilan ettikleri ateşkesti. Sözde ateşkes döneminde arzu ettikleri istikamette Türkiye Cumhuriyeti devletinden istediklerini alamadılar. Dolayısıyla bu da bir nedendir. Bir de genellikle terör eylemlerin artışında mevsim şartları da çok önemli.
Özellikle Mayıs-Haziran-Temmuzdan itibaren eylemler artar. Örgüt terörle beslenir. Terörü canlı tutamadığı zaman, örgütü de ayakta tutamaz. Dolayısıyla terör örgütü içeride ve dışarıda, varlığını, imkan ve kabiliyetini göstermek durumunda. Son neden de Iraktaki bugünkü ve önümüzdeki dönemdeki muhtemel gelişmeler. Özellikle son dönemdeki terör eylemlerinin artışı, Türkiyenin Iraktaki gelişmelerden dikkatini belirli ölçüde uzaklaştırmıştır. dedi.
Orgeneral Başbuğ, geçen yıla nazaran olay sayısında yüzde 65 civarında bir artış yaşandığını belirtti.
Başbuğ yaşanan 443 olay incelendiğinde bunun 264 adedinin mayın ve patlayıcı maddelerle ilgili olduğunu belirten Orgeneral Başbuğ, bunun 189 adedinin güvenlik kuvvetlerinin patlayıcı yapımı maddeleri ve mayınları bulması olayı olduğunu söyledi.
Orgeneral Başbuğ, bunların 75 adedinin ise maalesef patlayarak güvenlik kuvvetlerine zayiat verdirdiğini belirterek, Bu şunu gösteriyor güvenlik kuvvetleri bölücü terör örgütün tarafından kullanılmaya hazır hale getirilen mayın ve el yapımı patlayıcıların yüzde 70e yakınını bulmuştur. Şimdi bu yüzde 70in bulunmadığını bir düşünün. Dolayısıyla mayında verdiğimiz her şehit yüreğimizi yakıyor. Bir şehit bile Türkiye için çok değerli. Ama yüzde 70inin bulunmadığını düşünün, hakikaten tartışacağımız rakam çok büyük olacaktı. Bugün ABDnin Irakta el yapımı patlayıcılardan verdiği zayiat 300e yaklaşmıştır. Bizim zayiatımızın da yüzde elliden fazlası el yapımı patlayıcı ve mayınlardandır. Yılbaşından bugüne kadar verdiğimiz şehit sayısı 64tür. Ele geçirilen terörist sayısı ise 220dir.
GÜBREDEN YAPILAN PATLAYICILAR Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Başbuğ, bu maddelerine nereden geldiği, neden önlenemediği konusunun da önem taşıdığını belirterek, C-4, A-4 gibi patlayıcıların büyük bir kısmının gümrük kapılarından geçtiğini belirtti.
El yapımı patlayıcı maddenin ana maddesinin amonyum nitrat (gübre) olduğunu vurgulayan Orgeneral Başbuğ, bu gübrelerin içinde bulunan azot oranına göre etki değerinin değiştiğini anlattı.
Orgeneral Başbuğ, şu anda Türkiyede tarım alanında kullanılan gübrelerin azot oranının yüzde 34, AB standardının ise yüzde 28 olduğunu söyledi. Orgeneral Başbuğ, bu oranın 1989 yılında yüzde 26 seviyesinde olduğunu anımsattı. Orgeneral Başbuğ, Biz bunu hükümete de bir iki defa ifade ettik. Sayın Başbakan bu konuda tedbir alınacağını söyledi. Bu konuda bizim isteğimiz Amonyum Nitrat gübrenin azot derecesinin yüzde 26-28e düşürülmesi, gübrenin kontrollü satılmasıdır. Çünkü el yapımı patlayıcı ile mücadele bizim için çok önemlidir dedi.
KOMANDO TUGAYLARINI PROFESYONEL HALE GETİRİYORUZ Orgeneral Başbuğ, yaptıkları plana göre 2008 Mayıs ayından itibaren 6 komando tugayında yedek subay görevlendirilmeyeceğini, 2009 yılının sonuna kadar da altı komando tugayına erbaş ve er görevlendirmesi yapılmayacağını açıkladı. Başbuğ Altı komando tugayını belirli bir plan çerçevesinde, tamamen yüzde yüz profesyonel hale getiriyoruz. Komando tugaylarında yakın zamanda yedek subay görevlendirmesi olmayacak.
Yedek subaylar iç güvenlik taburlarında görev alacak. Yakın bir zamanda komando tugaylarında erbaş ve er olmayacak. Bunun yerine uzman çavuş olacak. Niye böyle bir düzen aldık? Bizim Mehmetçik, erbaş ve erlerimizin kahramanlığından, fedakarlığından kimsenin en ufak şüphesi yoktur. Peki bunu niye profesyonel yapıyoruz? Devamlılık sağlamak için... En önemli neden budur. Yoksa ne bizim yedek subaylarımızın ne de erbaş ve erlerimizin kahramanlığından en ufak bir şüphemiz yok. İç güvenlik harekatında devamlılık fevkalade önemli.
Yaptığımız plana göre 2008 Mayısından itibaren bu altı komando tugayında yedek subay görevlendirilmeyecek. 2009 yılının sonuna kadar da altı komando tugayımızda erbaş ve er görevlendirmemiz olmayacak. Tamamen uzman çavuşlarla bu birlikleri teçhiz edeceğiz.dedi.
SINIRÖTESİ İÇİN UZUN HAZIRLIK SÜRESİNE GEREK YOK Orgeneral Başbuğ, sınır ötesi harekatın hazırlık süresi ile ilgili olarak da TSKnın sınır ötesi harekat icra edebilmek için uzun hazırlık süresine ihtiyacı yoktur. Emir verilirse çok kısa sürede icra edilebilir dedi.
Orgeneral Başbuğ, psikolojik harekat ile ilgili bir soruyu yanıtlarken de 23 yıl geçmesine karşın niye hala terörle mücadelenin sürdüğünün sorulabileceğini belirterek, terörle mücadelenin devletin bütün kurumlarını ilgilendirdiğini söyledi. Başbuğ Güvenlik, ekonomi, sosyokültürel alanlar ve psikolojik harekat faaliyetlerinin eş zamanlı olarak yürütülmesi, terörle mücadelede en iyi stratejidir. Yalnız güvenlik ile bitmiyor, eş zamanlı yapılırsa terörle mücadele sürecini elbette kısaltır. Türkiye Cumhuriyetinde psikolojik harekatı koordine edecek bir teşkilat yok. 57. Hükümetten beri gündeme getiriyoruz. Bu 4 alandaki faaliyetleri eş zamanlı götürebilmek için devletin bir yapılanmaya ihtiyacı vardır. Bunu nedense sağlamayamadık. Devletin bir yapılanmaya kesinlikle ihtiyacı var.
KİMİN TERÖRİST KİMİN KÖYLÜ OLDUĞUNU AYIRMAK ZORUNDAYIZ Orgeneral Başbuğ, hukuka göre hakim kararıyla bile konutta, iş yerinde önleme araması yapılamadığını belirterek, bir işbirlikçi yakalanıp mahkemeye çıkarıldığında mahkemenin işbirlikçinin bunu bilerek ve isteyerek yapma şartını aradığını, bu nedenle yapılan eylem ispat edilemediği için işbirlikçinin ceza almadığını söyledi.
Orgeneral Başbuğ, Elazığın Karakoçan bölgesinde jandarma özel harekat timlerinin gece görüş sistemleri vasıtasıyla gece köyde kalıp erzak alan ve sabah bir evden çıkan gurubu tespit ettiğini, ancak parkalarının içine gizlenen silahları göremedikleri için herhangi bir müdahalede bulunamadıklarını anlattı.
Başbuğ, Biz terörle mücadeleyi hukuki olarak yürütmek mecburiyetindeyiz. Bölgede dağda göçer de var. Ayırmak çok zor, kimin köylü kimin terörist olduğunu. Bizim güvenlik güçleri de ABDliler gibi gördüğünde tetiğe basabilir. Kimin terörist kimin köylü olduğunu ayırt etmek mecburiyetindeyiz ama bunun ne kadar zor olduğunu lütfen anlayın. Oradaki olayda da silahı göremiyorlar ve dur, kimsin diye sual sorma mecburiyetinde kalıyorlar. 5 saniye içinde olan olay ve ilk ateş karşı taraftan geldiği için şehit veriliyor. Güvenlik kuvveti de sormadan tetiğe basabilirdi ama 3 köylü de olabilirdi. Mayın dışında verdiğimiz şehitlerin büyük bir bölümü de terörist mi, değil mi diye ayrım yapma ihtiyacımızdan doğuyordedi.
GMC ye gönülden katılıyorum. Hudut
güvenliği konusunda ilerleme
kaydetmemiz lazım. Ama artık girelim şu
kuzey Irak a...ve kalalım...
GMC - Ankara
28 Haziran 2007, Perşembe 14:27
ÜZÜLEREK SÖYLEMELİYİMKİ, SINIRLARIMIZI
ORTAÇAĞ ZİHNİYETİYLE KORUYORUZ. SAYIN
PAŞALARIMIZIN BU KONUDAKİ
DÜŞÜNCELERİNİ, VE BU KONUDAN NEDEN HİÇ
BAHSEDİLMEDİĞİNİDE MERAK EDİYORUM.
ŞEHİT OLMAK HUDUT GÜVENLİĞİNİ
SAĞLAMLAŞTIRMI? HAYIR. BEN BİR HUDUT
TABURUNDA ASKERLİĞİNİ YAPMIŞ VE BUNDAN
GURUR DUYAN BİR TÜRK OLARAK BU KONUDA
ÇOK EKSİĞİMİZİN OLABİLECEĞİNİ DÜŞÜNMEK
GEREKTİĞİNİ SAYIN KOMUTANLARIMIZA ARZ
EDERİM.