Bundan 4 yıl önce HIV taşıyıcısı olduğunu öğrenen, ancak AIDS olmadığı halde AIDS olduğunu sanıp eve kapanan ve defalarca intihar girişiminde bulunan A.K. yaşama dönüş hikayesini anlattı.
İSTANBUL - Pozitif Yaşam Derneği, bir proje kapsamında HIV virüsü taşıyan, ancak AIDS hastası olmayan kişileri basın mensuplarıyla bir araya getirdi. Projenin amacı HIV pozitif olan birinin neler hissedebileceğini anlamak, kamuoyunda HIV ve AIDS ile ilgili önyargılara dikkat çekmekti. NTVMSNBC, bu proje kapsamında HIV pozitif olan A.K.yla tanıştı. A.K. virüsü taşıdığını öğrendiği 4 yıl öncesinden bugüne kadar yaşadıklarını anlattı.
20 yaşımdayken bir kıza aşık oldum ve nişanlandım. Sonra askere gittim fakat nişanlımın başka biriyle evlendirildiğini duydum. Bu benim için tam bir yıkım oldu. Her şey bu olayla değişti. Bir anda başıboş, düzensiz ve kontrolsüzce yaşamaya başladım diyen A.K, o günden sonra kadınlarla intikam için beraber olduğunu söyledi:
SAYISIZ KADINLA BERABER OLDUM İntikam duygusuyla karşıma çıkan her kadınla birlikte oldum. Dengesiz, kısa süreli ilişkiler kurdum. Burada arkadaş çevresi de önemli, çünkü bu yaşam tarzında arkadaşlarımın etkisi çok büyük oldu. Korunmasız ve kontrolsüz bir cinsel hayatım vardı, çok sayıda yerli ve yabancı kadınla birlikte oldum. O zaman bazı hastalıkların ve enfeksiyonların cinsel yolla bulaştığını aslında biliyordum ama bana rastlamaz diye düşünüyordum.
HER GÜN ALKOL VE KOKAİN KULLANIYORDUM Peşpeşe yaşadıklarının alkol ve uyuşturucuya başlamasında etkili olduğunu belirten A.K. bağımlılık tedavisi gördü ama sonuç alamadı. Kişiliğime ters düşen hareketler yapmaya başladım, vurup kırıyor, çevreme zarar veriyordum. Her gün kokain ve alkol alıyordum. Ailemin zoruyla 4 ay tedavi gördüm ama bağımlılıklarımdan kurtulamadım. Çünkü onlar benim tek dostumdu, içinde bulunduğum duruma ve acılarıma ancak alkol ve uyuşturucu sayesinde katlanabileceğimi düşünüyordum.
DOKTOR MAALESEF AIDSSİNİZ DEYİNCE... A.Knin kontrol dışı diye tanımladığı yaşamı 39 yaşında bir anda başlayan ve uzun süre geçmeyen halsizlik şikayetiyle doktora gittiği güne kadar devam etti. Çeşitli tahliller yapıldı ama aklıma kötü bir şey gelmiyordu. Sonuçları almak için gittiğimde elime bir kağıt verdiler. Üzerine HIV pozitif yazıyordu bunun ne anlama geldiğini bilmiyordum, doktoru aradım. Doktor telefonda, Ne o yoksa AIDS mi oldum diye sordum ama o ana kadar bu testi ciddiye almamıştım. Doktor, Maalesef deyince, olduğum yere yığıldım.
HASTALIĞIMI DUYANLAR BENDEN UZAKLAŞTI AIDSi tedavisi olmayan, insanı kısa sürede bir deri bir kemik bırakıp sonra da öldüren bir hastalık olarak biliyordum. Gerçeği kimselerle paylaşamadım. Ailemden sadece ağabeyim biliyordu. O kadar umutsuzdum ki tedaviyi reddedip eve kapandım. Her geçen gün biraz daha yalnızlaşarak 4 yılımı evde geçirdim. Hastalığımı duyanlar oldu ve benden uzaklaşmaya başladılar. Dostlarım aramaz oldu, işimden çıktım. Maddi ihtiyaçlarımı ağabeyim karşılıyordu, çünkü ailem yurt dışında yaşadığımı sanıyordu.
Evdeki tecrit hayatının alkol ve sigaraya olan bağımlılığım daha çok arttırdığını söyleyen A.K. bir kaç kez intihar girişiminde bulunmuş. Çünkü çok yakında öleceğime inanıyordum. Birkaç kez silahımı ağzıma dayadım, oradan çekip şakağıma yaklaştırdım ama bir türlü tetiğe basamadım. Baktım yapamayacağım yavaş yavaş intihar etmeye karar verdim. Yemek yemediğim için 93 kilodan 64 kiloya düştüm. Bütün gün yaptığım tek şey içki ve sigara içerek televizyon izlemekti. Dışarı çıkmaya utanıyor, mimlenmekten korkuyordum. O günlerde bir de kaşınma sorunum oldu, vücudumun her yeri sürekli kaşınıyordu. Bir gün televizyonda eşini AIDSten kaybeden kadının konuşmasını izledim. Kadın eşinin son günlerinde sürekli kaşındığını ve kaşına kaşına öldüğünü söyledi. Bendeki panik ve korkuyu düşünün artık...
O sırada programa Pozitif Yaşam Derneğinden bir yetkili katıldı. Dernek yetkilisi HIV ve AIDS hakkındaki yanlış inanışlara ve bilgisizliğe dikkat çekti ve derneğin telefonunun verdi. İlk işim derneğe gitmek oldu. Derneğin Doktoru Dilek Mamcu tahlillerime baktı ve Sen henüz AIDS değilsin, HIV pozitifsin. İyi bakılır ve ilaçlarını düzenli kullanırsan, uzun süre ve normal bir insan gibi yaşayabilirsin. Yani HIV Pozitif olmak mutlaka AIDS olmak anlamına gelmiyor, yeter ki ilaçlarını düzenli kullan dedi.
ŞİMDİ BEŞİNCİ HAYATIMI YAŞIYORUM Daha önce çeşitli kazalar nedeniyle dört kez ölümle burun buruna gelen A.K., Pozitif Yaşam Derneğinden aldığı bu haberi, Beşinci Hayatım diye nitelendiriyor. HIV ilaçları çok pahalı. Allahtan ki SSK ödüyor. İlaçlarımı kullanmaya, alkolü yavaş yavaş azaltmaya başladım ve iki üç ay içinde kendime geldim. Kilo aldım, daha dik durmaya başladım ve yaşama sarılmaya karar verdim. Virüs ve hastalık arasındaki farkı öğrenmeseydim belki de şu anda her şey bitmişti. Bu dernek bana beşinci hayatımı verdi.
BİR SEVGİLİM VAR, HIV POZİTİF DEĞİL Her şeye yeniden başlayan A.Knin bugünlerde ayrı bir heyecanı daha var. Yeni bir iş kurdum, bir çay bahçesi açtım. En önemlisi de yeniden aşık oldum. O, HIV pozitif değil, tanıştığımız ilk gün ona HIV pozitif olduğumu söyledim, kabul etti ve onunla yeni bir başlangıç yaptım. Tabi önceden cinsel ilişkide korunmaya tamamen karşı olmama rağmen artık korunuyorum. Korunmasız cinsel ilişkinin hem kendim hem de karşımdaki insan için nasıl sonuçlar doğuracağının bilincine ulaştım. Doktorum, önümüzdeki yıllarda çocuk bile yapabileceğimizi söyledi. O kötü günlerden sonra duyduğumu bu haber mucize gibi geldi.
ZEVK ALAMIYORUM DİYORSANIZ BEDELİNİ ÖDERSİNİZ HIV ve AIDS konusundaki bilinç düzeyinin düşük olduğunu söyleyen A.K.nin son mesajı ise şöyle oluyor: Toplum HIVnin nasıl bulaştığı bilmiyor, insanları dışlıyor. Bu konuda çok kesin bir önyargı var, HIVnin sadece belli yaşam tarzı olan kişilerde görüldüğünü sanıyorlar. Öncelikle bu virüs ve hastalık hakkında toplumun bilgilenmesi ve bilinç düzeyinin artması lazım. Ayrıca herkes altı ayda bir HIV testinden geçmeli. Çünkü HIV pozitif olup da tedavi görmeyen insanlar var. Cinsellikte ise korunma şart. Eğer korunduğum zaman zevk almıyorum diyorsanız, benim gibi bedelini ödersiniz.
şimdi arkadaşım... önemli olan aids
tanısını koymak...
bu tanı hastanın
halsizlik,enfeksiyonlar,aşırı
zayıflama vs. belirtileri sonucunda
ortaya çıkar... toplumumuz bu konuda
bilinçsiz...
erken tnaı önemlidir...
erken tnaı konursa bi çare bulunur
belki..
ama ben erken tanı konulan bi aids
vakası duymadım...
dediğin yöntemde belki uyabilir ama...
isimsiz - Ankara
24 Kasım 2008, Pazartesi 20:21
Aids gerçekten yüzyılın kabusu. Ve
gerçekten de çok bilinçsiziz. HIV
pozitif olmak AIDS olmak demek değil,
fakat her an hasta olma olasılığınız var
demektir. Ve cinsel yolla her zaman
bulaşıcı bir tehlike olduğunuz anlamına
gelmektedir. Benim kuzenim AIDS"den
bugün öldü. Aynı Freddie Mercury gibi 24
Kasım"da. İnanılır gibi değil HIV
pozitif olarak tam 16 yıl yaşadı. Çok
sağlıklı ve mutlu bir hayat kurarak bunu
başarmıştı. Mekanı cennet olsun, eğer
siz de bilinçli bir yaşam sürerseniz çok
uzun yıllar yaşayabilirsiniz.
eyüp atasoy - İstanbul
13 Mart 2008, Perşembe 20:00
arkadaşlar biliyorum çok küçüğüm ama
ben aidsin yolunu buldum bakın aids
alyuvarları ve akyuvarları öldüren bir
virüstür eyer alyuvar ve akyuvar
olgunlaşmadıysa sentreyollerden
üretilmiş bir serum yaparak aşı
yaparızve kana enjekte ederiz ve eyer
aıds hastalığı olan bi insan varsa
sentriyoller sayesinde bu akyuvar ve
alyuvar dediğimiz hücreler bölünerek
çoğalır çünki sentreyoller hücrenin
bölünerek çoğalmasını sağlar ve bu
maddeler çoğalırsa virüsün yayılması
ya zorlaşır daha uzun yaşarız yada
tamamen yok olur lütfen bana yardım
edin bu konuda