Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, AK Parti MYK toplantısının ardından bir basın toplantısıyla çekilme kararını açıkladı.
Gül Anayasa Mahkemesi ilk tur sonuçlarını iptal etti. Bugün birinci tur oylama için yeni oturum gerçekleştirildi. Ancak 367 sayısı bulunamadığı için netice alınamadı. Bugün gelinen noktada 9 Mayısta yeni bir turu anlamsız görüyorum. ANAVATAN ve DYPnin tavırları bundan sonraki turlarda da sonuç çıkmayacağını ortaya çıkarmıştır. Nafile turların gereksiz olduğunu düşünüyorum. Nafile turlar TBMMnin itibarını zedeler. Benim siyaset tarzım bu eski siyaset tarzından uzaktır. Bugün adaylığımın devam etmesinin doğru olmadığı kanaatindeyim ve adaylıktan çekiliyorum dedi.
AK Partide farklı bir düşünce olmadığını belirten Gül, Biraz önce partili arkadaşlarımızla görüşerek kararı aldık. Artık söz milletindir. Milletin bağrındayız. Seçimi halkın yapması karanının alınması halinde aday olup olmayacağımı o gün konuşuruz dedi.
DEMOKRASİYE OLAN İNANCIMI GÖSTERDİM
Gül, TBMMde grubu bulunan, bulunmayan bütün siyasi partileri, bağımsız milletvekillerini ziyaret ettiğini, tek milletvekili olan partiye bile gittiğini anlattı. Gül, bunları inanarak yaptığını, demokrasiye olan inancını gösterdiğini söyledi.
Bu görüşmelerde; kendisine yönelik memnuniyet ve güven duygularının, kapılarının arkasında herkes tarafından sergilendiğini vurgulayan Gül, Dışarda ne dedikleri ayrıdır ama içeride herkes bu güveni açıkça söylemiştir diye konuştu.
CHPYE DESTEK VERDİLER
Cumhurbaşkanı seçiminin ilk tur oylamasının 27 Nisanda yapıldığını anımsatan Gül, CHPnin, 1989da Turgut Özalın seçiminde olduğu gibi ilk tur oylamayı boykot ettiğini söyledi.
Abdullah Gül, ANAVATAN ve DYPnin de Genel Kurula gelmeyerek, cumhurbaşkanı seçiminde CHPnin aldığı çizgiye destek verdiğini belirtti.
Böylece cumhurbaşkanı seçiminin, TBMMnin dışına taşındığını ve bu zeminin hazırlandığına işaret eden Gül, CHPnin, toplantı yeter sayısı bulunmadığı gerekçesiyle cumhurbaşkanı seçiminin ilk tur sonuçlarını Anayasa Mahkemesine götürdüğünü anımsattı. Gül, Anayasa Mahkemesinin de son 3 cumhurbaşkanı seçimlerinde uygulanan kuralların hilafına, 367 milletvekilinin Mecliste hazır bulunmasını gerekli gördüğünü ve kural haline getirdiğini vurguladı.
Gül, bunun sadece cumhurbaşkanı seçimini değil, TBMM Başkanlığı seçimlerini de kilitleyen bir durumu ortaya çıkardığını ifade etti.
1. SINIF DEMOKRASİ ÜLKESİ
Abdullah Gül, bugün, TBMMnin birinci tur oylamayı tekrarladığına, 358 milletvekilinin Mecliste hazır olmasına rağmen, Anayasa Mahkemesinin şart koştuğu 367 sayısı bulunamadığı için sonuç alınamadığına işaret etti.
Kendisine oy veren veya oy vermeyerek de olsa Genel Kurula gelen bütün milletvekillerine teşekkür eden Gül, Bu süreçte desteklerini esirgemeyen herkese şahsım ve demokrasi adına da teşekkür ediyorum. Çünkü demokratik bir sürecin işletilmesi, demokrasinin kökleşmesi, yerleşmesi için Türkiyenin üçüncü, dördüncü sınıf bir demokrasi değil, birinci sınıf bir demokrasi ülkesi olduğunu göstermek için bir çok kişi destek verdi, gayret gösterdi. Bundan dolayı teşekkür ediyorum diye konuştu.
YENİ BİR TUR ANLAMSIZ
Bugün geldiğimiz noktada 9 Mayısta yapılması öngörülen yeni bir turun yapılmasını şahsen anlamsız görüyorum diyen Gül, konuşmasını şöyle sürdürdü:
Çünkü 184 sayısının, cumhurbaşkanı seçimlerinde toplantı yeter sayısı olarak yeterli olduğunu söyleyen ANAVATAN ve DYP, Anayasa Mahkemesinin 367 şartını getirmesine rağmen tavırlarını değiştirmeyerek, bugün Meclise gelmeyip, CHPnin, pozisyonuna destek vermeleri, bundan sonraki seçimlerin de ortaya netice çıkartmayacağını açıkça göstermiştir. Bu durumda, TBMMnin itibarını, siyasetin onurunu düşündüğüm için, nafile turların gereksiz olduğuna inanıyorum. Bunların acı tecrübelerinin daha önceki yıllarda gördük, Türk siyaseti bunlara şahit oldu. Bütün bu nafile turlar, TBMMnin itibarını zedeledi, siyasetin onurunu zedelemiştir, siyasetçilerin halk nezdinde küçük düşürmüştür. Hiç arzu edilmeyen şeyler ortaya çıkmıştır. Siyaset anlayışımız, benim siyaset tarzım, arkadaşlarımın siyaset tarzı bu eski siyaset tarzından çok uzaktır. O bakımdan, bugün, adaylığımın bundan sonra devam etmesinin doğru olmadığı kanaatindeyim. Cumhurbaşkanı adaylığından vazgeçiyorum. Artık bundan sonra söz milletindir, kendimizi de millete emanet ediyorum. Doğrusu neyse millet buna günü geldiğinde karar verecektir.
Gülün basın toplantısında Devlet Bakanı Beşir Atalay ve Adalet Bakanı Cemil Çiçek ile çok sayıda milletvekili de katıldı.
Dışişleri Bakanı, AK Parti Kayseri Milletvekili Abdullah Gül, cumhurbaşkanı adaylığından vazgeçmesi konusunda partilerinde herhangi farklı bir düşünce olmadığını söyledi.
Gül, TBMMde düzenlediği basın toplantısından sonra gazetecilerin sorularını cevaplandırdı.
Adaylıktan vazgeçmesi konusunda parti organları ile arasında görüş ayrılığı bulunduğu yolundaki haberlerin hatırlatılması üzerine Gül, şöyle konuştu:
Bunların hiçbiri doğru değildir. Partimizde herhangi bir farklı düşünce söz konusu değildir. Ben, adaylık başvurusu yaptıktan sonra arkadaşlarım da beni aday gösterdiler. Şüphesiz ki adaylıktan vazgeçerken de arkadaşlarımla konuşmak, istişare etmek, onlara bu fikrimi anlatmak benim için bir görevdi. Bu görevi biraz önce partimizde arkadaşlarımızla bir araya gelerek yaptık. Partimizde benim Sayın Genel Başkanımızla veya diğer arkadaşlarımızla herhangi bir farklı görüş, herhangi bir farklı anlayış söz konusu değildir. Partimiz söz konusuysa AK Parti çok daha fazla kenetlenmiştir. Artık bundan sonra söz milletindir. Hepimizi millete havale ediyoruz. Dolayısıyla artık milletin bağrındayız.
Bir gazetecinin, CHPnin anayasa değişikliklerine de karşı olduğunu öne sürerek, bundan sonraki süreci sorması üzerine de Gül, Cumhurbaşkanını ya Meclis seçecektir ya halk seçecektir. Eğer Meclis kilitlendiyse, ki kilitlenmiştir, doğrusu bunu halkın seçmesidir diye konuştu.
ADAY MISINIZ?
Bir gazeteci, Güle halkın cumhurbaşkanını seçmesi durumunda aday olup olmayacağını sordu. Gül, bu soruyu, o zaman konuşuruz bunları diye cevapladı.
Gül, bir başka gazetecinin, kendinizi demokrasi mağduru olarak görüyor musunuz? sorusunu da şöyle cevapladı:
Benim gerek Doğu aleminde gerek Batı aleminde geniş bir tecrübem var. Bütün bunlardan, bugün olup bitenlerden öyle bir kompleks içine düşmediğimi açıkça söylemek isterim. Bunlar, Türkiyenin büyüme sancılarıdır. Bunlar olacaktır. Demokrasinin olgunlaşması kolay değildir. Bugün bile Türkiye, 5-10 sene öncesinden çok daha ileridedir. Kendimi asla öyle düşünmüyorum. Önemli olan milletin gönlünde yer tutmaktır. Önemli olan budur.
SÜREÇ DEVAM EDİYOR
Bir gazetecinin adaylıktan çekilmesinin seçim tarihinin değişmesine yol açabileceği yönündeki görüşleri hatırlatması üzerine de Gül, şöyle konuştu:
Aslında cumhurbaşkanlığı süreci devam ediyor. Şu anda bile devam ediyor. Ben adaylıktan çekildiğimi muhakkak bir dilekçe ile bildireceğim ama şu anda onu yapmadım. Biraz sonra onu yapacağız tabii. Onu duyuruyorum size önce. Bu demektir ki şu anda bugün cumhurbaşkanlığı süreci devam ediyor. Cumhurbaşkanı seçilmediği için Türkiye seçime gidecek değil. Bu süreç devam ederken, daha bugün oylama devam ederken Anayasanın 77. maddesine göre TBMM, düşünüp taşınmıştır ve seçim kararı almıştır. Bu seçim kararını seçimlerden bir ay sonra da alabilir, 4 ay sonra da alabilir, 4.5 yıl sonra da alabilir. Dolayısıyla bu kararı almıştır Meclis. Bu karar alındıktan sonra cumhurbaşkanlığı süreci hala devam etmektedir. Seçimle ilgili herhangi bir şüphe söz konusu değildir. Cumhurbaşkanlığı seçimi gerçekleşemedi, bütün turlar bitti ve ondan sonra da seçim kararı alındı diye bir durum yok. Zaten YSK bu takvimi çalıştırıyor. Bunlar gayet açık.
Gül, bir gazetecinin Karar alırken eşinize danıştınız mı? şeklindeki sorusunu da Tabii ki... Eşimle paylaşmayacağım da bazı şeyleri, kiminle paylaşacağım? Bu insani bir şey değil mi? diye cevapladı.
GENELKURMAY AÇIKLAMASI
Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Gül, bir gazetecinin, adaylıktan çekilmenizde Genelkurmay açıklamasının bir etkisi var mı? sorusunu da şöyle yanıtladı:
Biz hükümetiz. Türkiye Cumhuriyetini içerde ve dışarda temsil ediyoruz. Şu anda bizim yapmamız gereken şey, bunların hepsini bir kenara bırakmak, Türkiyeyi çok daha güçlü hale getirmek, çok ciddi, olgun, birinci sınıf bir demokrasi ile refah toplumu haline getirmek. Büyük Atatürkün söylediği gibi çağdaş medeniyetin üstüne taşımaktır. Bizim şu an uğraşmamız gereken şey budur.
SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK
Abdullah Gülün adaylıktan çekilmesiyle cumhurbaşkanlığı için yapılan seçim turları da bitmiş oldu. Ancak tartışmalar, genel seçim tarihi ve anayasa değişiklik paketleri üzerinde yoğunlaştı.
Bazı hukukçulara göre, cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunun yapılamaması, Anayasanın 102inci maddesinde yer alan, Cumhurbaşkanı, turlar sonucunda seçilemezse, derhal milletvekili seçimleri yapılır hükmünü ortaya çıkarıyor.
Ancak iktidar partisinin, bu konudaki yorumu farklı..
Başbakan Erdoğan, Meclisin 22 Temmuzda genel seçime gidilmesi kararı aldığını belirterek, Yüksek Seçim Kurulunun açıkladığı takvimin geçerli olduğunu savundu.
Gelişmelerin ardından, anayasa değişiklik paketinin akıbetinin ne olacağı ise Adalet ve Kalkınma Partisinin genişletilmiş, MYK toplantısında değerlendirildi.
Toplantıda alınan karara göre, içinde 25 yaş değişikliği ve bağımsız adayların birleşik oy pusulasında yer almasına ilişkin düzenleme bulunan küçük paket ertelenecek.
Cumhurbaşkanını halkın seçmesine imkan tanıyan anayasa paketi ise bugün genel kurul gündemine getiriliyor.