Seyr-i Türkiye belgeseli, Türk toplumunun modernleşme sürecinde oluşan yeni kimliğini tanıtmak amacıyla görevlendirilen Karadeniz gemisinin, Karaköyden Leningrada uzanan yolculuğunu gün ışığına çıkarıyor. Belgeselde, uğranılan limanlardaki sıcak karşılamalardan satılan ürünlere, düzenlenen balolardan Riyaset-i Cumhur Orkestrasının konserlerine kadar, Avrupalıların Türklerle karşılaşmasında ortaya çıkan şaşkınlık, sevinç ve saygının boyutları sergileniyor. Çoğu yabancı kaynaklardan temin edilen sınırlı sayıdaki fotoğraf, görüntü ve yazılardan oluşturulan belgesel aracılığıyla, seyyar sergi gemisi Karadeniz, 80 yıl sonra yeniden hayat buluyor.
Garanti Bankası ile Netherlands Culture Fundın sponsorluğunu üstlendiği belgesel, Osmanlı Bankası Müzesinin katkılarıyla Fatusch Productions tarafından hazırlandı.
 |
|
Karadeniz Gemisinin Öyküsü
Belgesel, 1926 yılında, Türkiyenin tanıtımı amacıyla hayata geçirilen, ancak zaman içinde unutulup giden Karadeniz Gemisi projesinin anısına hazırlanmıştır.
Cumhuriyetin ilan edilmesinden 3 yıl sonra, bir yandan Osmanlı borçları yeniden yapılandırılıp sanayi ve ticaret hayatı düzenlenirken; diğer yandan Cumhuriyet parası tedavüle sokuluyor, bankalar kuruluyor, yeni yasalar hazırlanıyor ve uluslararası ticaret anlaşmaları imzalanıyordu.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 1925 yılında yeni Türkiyeyi dünyaya tanıtacak bir proje yapılmasını gündeme getirdi. Mecliste 1 yıl süreyle tartışılıp rafa kaldırılan konu, Atatürkün vizyonunu anlayan Dışişleri Bakanı Ali Cenani Beyin önerisi ve çabalarıyla hayat buldu. Türkiye Cumhuriyeti kendini, bir gemi dolusu insan, çeşitli ürünler, daha da önemlisi çağdaş bir duruşla tanıtacaktı. 12 Haziran 1926 tarihinde İstanbuldan demir alan Karadeniz, 12 ülkede 16 şehri ziyaret etti. 86 günde 10.000 mil yol alıp yüzbinlerce insanla karşılaşan gemi, hareketinden 3 ay sonra, 5 Eylül 1926 Pazar günü İstanbula döndü.
Belgesel için araştırma yapan 12 kişilik ekip, 24 aylık süreçte Türkiyeden ve yurtdışından 176 arşiv, 600e yakın kitap ve gazetenin yanı sıra, binlerce belge ve fotoğraf taradı, 128 kişiyle görüşme yaptı. Karadeniz, ne yazık ki kendi sularında unutulmuş, dönemin gazeteleri dışında, tarih sayfalarında hak ettiği yeri bulamamıştı. Çoğu yabancı kaynaklardan sınırlı sayıda fotoğraf, görüntü ve yazı temin edilebildi. Türkiyenin bugün bile sıkıntısını çektiği kendini tanıtma çabasının sembolü olan Karadeniz, 80 yıl sonra bu belgeselle hayat buldu.  |
|
Proje Ekibinin Kaleminden
BELGESELİN ÖYKÜSÜ
Her şey Hollandadaki Fatusch firmasından araştırmacı Eray Ergeçin, gazete arşivlerini tararken, 1926 yılında Hollandaya gelen bir Türk sergi gemisinin haberini görmesiyle başladı. Haber, Atatürkün isteğiyle, genç Türkiye Cumhuriyetini tanıtmak amacıyla Avrupa limanlarını dolaşan seyyar sergi gemisi Karadenizin, Amsterdam limanına konuk oluşunu anlatıyordu.
Tarihin tozlu raflarında unutulan bu gemi ve düzenlenen seyyar sergi üzerine başlayan araştırmaların kapsamı, devreye Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bülent Çaplı ve ekibinin girmesiyle genişletildi. Bülent Özkamın desteğiyle ulaşılan arşivler taranıp, serginin son tanıkları ve onların yakınlarıyla görüşmeler yapıldıkça, gemi ve seyahatle ilgili ilginç hikayeler ortaya çıkmaya başladı.
İki yılı aşkın bir süre boyunca, dünyanın önemli arşivlerinde konu ve döneme dair araştırmalar yapıldı. Karadenizin Avrupa limanlarındaki ziyaretlerini gösteren görüntü, fotoğraf ve belgelere ulaşıldı. Seyyar serginin izini süren ekip, Garanti Bankası ve Netherlands Culture Fundın katkılarıyla hazırladığı belgeselle Karadeniz gemisini gün ışığına çıkardı.
Genel koordinatörlüğünü Fatusch firmasından Gülay Orhanın üstlendiği belgeselin hazırlıkları, dört merkezden sürdürüldü. Araştırma ve koordinasyon için Amsterdam kullanılırken, Bülent Çaplı ve Bülent Özkam çalışmalarını Ankaradan yürüttü. Metin, Tannur Arat ve Nedim Olgun tarafından Ankarada kaleme alınırken, belgeselin seyir defteri bölümleri Kaptan Süreyya Gürsu, Celal Esat Arseven ve Orhan Kızıldemirin anılarından derlenerek hazırlandı. Birçok başarılı belgesel ve reklam filminin müziklerine imza atan Emre Irmak, belgeselin özgün müziklerini İstanbulda yaptı. Belgeselin yönetmeni Soner Sevgili ise projeye ekibiyle birlikte Denizliden katıldı. Kurgu ve post prodüksiyon, Kapo yönetimindeki genç bir ekip tarafından gerçekleştirildi.  |
|
KARADENİZ: Seyr-i Türkiye
KARADENİZ GEMİSİ HAKKINDA
4.731 gros tonluk Karadeniz gemisi, Avrupa yolculuğu öncesinde Haliçe alınarak 3 ay boyunca bakım ve onarımdan geçti. Sefer kabiliyetini artırmak amacıyla her yeri elden geçirilen gemide, teksimatı Mimar Asım Bey tarafından yapılan satış ve numune daireleri oluşturuldu.
Satış dairesine tekel ürünleri, İş Bankası şubesi, Kütahya Çinileri, halılar, Hacı Bekir lokumları, kehribar ve kıymetli taşlarla yapılmış süslemeler, yerli bezler ve işlemeler, sanayi nefise meşheri ve antikalar yerleştirildi. Numune dairesinde ise hububat, tıbbi ilaç, ahşap ve deri mamülleri, Beykoz fabrikası ürünleri, madenler, Bursa ve Hereke kumaşları teşhir edildi.
Geminin sigara salonu, istihbarat bürosu olarak ayrıldı. Kışlık bahçesine TCDDnin reklamları kondu.
Seferde, bir süvari, bir 2. kaptan, üç 3. kaptan, 7 güverte zabiti kaptan, bir doktor, 2 telsiz memuru ve 7 makine zabiti görev aldı.
Kamaralarda çalışacaklar, güverte ve makina görevlileriyle birlikte toplam 125 kişilik bir kadro oluştu.
95 kişilik sergi heyeti ve memurlarının yanı sıra, 47 kişilik Riyaset-i Cumhur Orkestrası, iaşe işleriyle meşgul olan 18 kişi de dahil edildiğinde, sefere toplam 285 kişi katıldı.
Limanlara giriş-çıkış için 44 kılavuz kaptanın eşlik ettiği Karadeniz gemisinin seferi, 40 gün 16 saati seyir, 16 gün 6 saati limanda olmak üzere toplam 86 gün 22 saat sürdü. 2.778 ton kömür tüketerek 9.986 deniz mili kat eden gemi, 12 Avrupa ülkesinin 16 limanına uğradı.
Gemide 16 balo düzenlendi, hariçte 36 ziyafete iştirak edildi.
Sefer masraflarının 600.000 lira olduğu, bütün limanlarda gemiyi ziyaret edenlerin 65.000 kişiye ulaştığı tahmin ediliyor.
Karadeniz: Seyr-i Türkiye belgeseli Cumartesi 19:10da NTVde...